Reklamı Kapat

Pandemi yolu nereye çıkar?

Bismillâhirrahmânirrahîm;

DÜNYA nefesini tutmuş pandeminin gelişme seyrini takip ediyor. Bazı yetkililerin tutarsız açıklamalarını birlikte dinliyoruz. Virüsün başlangıcı ve gelişme seyri ile ilgili her ihtimal dikkate alınmalı. Araştırma ve inceleme ekipleri kurulmalı. “Teslimiyetçi” bir anlayışla seyirci kalınmamalı. Meselâ; ABD ve Çin gibi küresel güçlerin rekabet ve kapışmalarının doruk noktaya ulaştığı bir dönemde pandeminin ortaya çıkması tesadüf olabilir mi, dersiniz?

Yaşadığımız dünyada virüsün laboratuar ortamında üretilmesi ve çevreye yayılması hiç de zor değil. Dünyayı kontrollerinde tutma konusunda gözüne ihtiras bürümüş olan küresel güçler, bugünkü yaşadığımız şartları denemeyecekler, öyle mi? İçlerinde, bir yumurtayı pişirmek için dünyayı ateşe vermekten çekinmeyecek ölçüde bencil ve vicdansız olanlar var.

Başlangıçtan bugüne kadar yaşananlar bizlere bir şeyler anlatmıyor mu? Seneler önce, bugün yaşananların romanı yazılmış, film ve dizileri yapılmış. Konu, “Yarının Dünyası Nasıl Olacak?” başlıklı raporlara girmiş. Bill Gates, 5 yıl önceki bir konuşmasında, 10 yıl içinde bulaşıcı, öldürücü bir virüsün çıkacağını haber vermiş.

Birileri dünyayı psikolojik olarak bazı şartlara mı hazırlıyor, dersiniz? Dünya nüfusunun yarım milyara düşürüleceği, işlerin büyük oranda robotlarla görüleceği, insanların vücutlarına nano çip yerleştirilerek uzaktan kontrol edileceği gibi yöntemlerin konuşulduğu bir dünyada yaşıyoruz. Dijital ortamda robotlara yüklenecek yapay zekâ ve robotik kodlama yöntemi, bugünkü gençlerin en önde gelen ilgi alanı.

BİLİMSEL TUTARSIZLIK

SALGIN, savaş, deprem gibi toplumsal felâketler karşısında sorumluların görevi, halkı doğru bilgilendirmek, çözüm üretmek, panik ve endişelere yol açmamak değil midir? Pandemiyi yönettiğini sananlar, müjde verir gibi başımıza gelecekleri sayıp döküyorlar. Tutarsızlık diz boyu. Durmadan korku üretiyorlar.

Mayıs ayında, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), “190 bin kişinin ölebileceğini” açıklarken; aynı örgüt Haziran ayında hedef yükseltiyor, “Sonbaharda milyonlarca kişi ölebilir” müjdesi(!) veriyordu. BM Afrika Ekonomik Komisyonu (UNECA) ise, “Afrika’da 300 bin insan ölebilir” açıklaması yaptı. Sömürgeci güçlerin verileri iyi araştırılmalı.

Spekülâtör Bill Gates de Haziran’da, “Ekim, Kasım aylarında virüsün şiddeti artabilir; geri dönebilir” derken; bir süre sonra, “Virüs 1-2 sene sürebilir” demeye başladı. Korku imparatorluğu mu kuruluyor? Trump’ın eski danışmanı Roger Stone New York Post’a yaptığı açıklamada; “Koronavirüste Bill Gates’in parmağı olabileceğini” (14.04.2020) söylemişti.

     Türk Tabipler Birliği (TTB) Covid-19 İzleme Kurulu, “PCR testi tanısı yapılanların 10 katı kadar da aktif hastanın bulunduğunu” (14.08.2020) açıkladı. Yatıştırıcı, ümit verici, teselli edici bir üslûp daha faydalı olmaz mı?

     Biz, pandemiyle yatıp kalkarken, belki insanlık bir anda farklı bir dünyaya uyanacak! Yıllar süren yılgınlık, bıkkınlık ve korkulardan sonra direnme gücümüz bitmiş olacak. Ülkelerin yöneticileri; bu konulara kafa yormalı, araştırmalı, çözümler üretmeli.

AŞI MİLLÎ OLMALI

PROF. Dr. Sait Yılmaz pandemi sonrası oluşacak ürpertici sonuçları hatırlatıyor: “Hareketlerimizden sonra yaydığımız elektro manyetik dalgaların deşifre edilmesi ile düşüncelerimiz kontrol altına alınacak. Her hareketimizi ve düşüncelerimizi kontrol eden teknoloji olacak. Beynine çip takılmış insan özgür olmayacak.” (Millî Gazete, 11.04.2020)

Reşat Nuri Erol, pandemide sermaye savaşlarının rolünü anlattı: “Sermaye, önce virüsü laboratuarlarda üretir, ilâcını da keşfeder ve hatta ilâcını da hazırlar. Sonra seçtiği hedeflere virüsü aşılar ve bire on katarak abartır.” (Millî Gazete, 28.03.2020)

En dikkat edilmesi gereken hayatî konu, kullanacağımız aşının mutlaka yerli ve millî olmasıdır. Aşı sömürgecilerin insafına bırakılamaz. Kendimiz üretmeliyiz.

Bill Gates’in 2014’te Hindistan ve Kenya’da yürüttüğü “aşı kampanyaları”ndan sonra, bu ülkelerde 500 bin genç kız ve kadın kısır kaldı. (05.06.2020 tarihli gazeteler)

Türkiye’nin Einstein’i olarak tanınan merhum Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, “ABD’de virüs üretilen 2 laboratuarın bulunduğunu” açıklamıştı.

Çin, İngiltere, Hindistan, Rusya Covid-19 aşısını ürettiklerini açıkladılar. ABD ve Bill Gates ise süre verdi.

Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Özeren, “İlâç ve aşıyı ürettik” (31.03.2020) demişti. Başka denemelerin yanında, 20’den fazla üniversitemiz aşı üretebilecek güçte olduklarını açıkladı.

Bilgiye sahip olanlar dünyaya yön veriyor. Türkiye, bilgi ve teknolojide iyi bir noktaya gelmek zorunda!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?