Reklamı Kapat

41-hikâyenin izi damağında

Hatırlamak güzel bir meleke, insanın hatırlayamaması ise bir o kadar korkunç bir durum olmalı. Çünkü hatırladıkça bu dünyada yaşadığımız zamanların bir kıymeti oluyor. Bir yerde insan iyisi ile kötüsü ile yaşadıklarıdır. İnsanın hatırlamasında duyu organlarının payı büyüktür çünkü onlar hatırlamanın en önemli araçlarıdır. İnsanın damağında iz bırakan ne varsa onlarda gözlerdeki, seslerdeki gibi insanın hatırlamasana yardımcı olan temel unsurlardandır. Hele insan zamanın üzerine binip uzaklaştıkça anlardan bu hatırlamalar daha da kıymetli oluyor. Belki de insani kimliğini oluşturan şeylerden biri de damağında oluşan tat haritasının varlığıdır. Yani damak tadıdır. Kişiliğini, kimliğini oluşturması hasebiyle izler içerisinde önemli bir yere sahiptir. Onun için hafızada damak tadının da oluşturduğu bir kültür ve çevre var.

Nasıl ki görme, koklama vb. çeşitli çağrışımlara neden oluyorsa tat alma duyumuzda aynı işlevi görüyor. Onun için anne mutfağı ya da yemeği ifadesi bu durumun en güzel ifade edilmiş biçimidir. Anne yemeği, ev yapımı gibi ifadeler de aslında o bağlantıya bir işarettir. O da bize kendi hikâyemize, kendimize doğru bir yönlendirmedir. Hatta damak haritasının temel bir parçası, o haritanın açılmasına vesile olan anahtarıdır. İlk durak da diyebiliriz. Bu salt basit bir ifade değil aynı zamanda kültürel coğrafi izlerin de en sağlıklı bir şekilde takip edileceği konuların başında gelir. Onun için mutfak kültürün en önemli taşıyıcı unsurlarının başında gelir.

Kimi zaman bir bitkidir, kimi zaman bir baharat, kimi zaman bir özel yemek buna neden olabilir. Hatırlama faaliyeti başladığında insan kendi hikâyesinde essiz bir yolculuğa çıkar. Pandemi surecinde herkes bir şekilde mutfağa girdi hatta unlu unsuz herkes ekmek yapıp, yaptığı ekmeği göstermeye başladı ve bu süreçte ekmek yapmak moda olduğu gibi yemek yapmak da moda oldu. Onun için belki de yeni medyanın en çok uğrak noktalarından birini içerik olarak mutfak olduğunu söyleyebiliriz. Bunda esasında yadırganacak bir şey yok herkesin hikâyesinde ekmek kokusunun önemli bir yeri vardır. Aslında bu kadar ‘somuncu baba’nın varlığını da ve onların gördüğü işlevi de bu baptan okuyabiliriz.

Hele insan bir de hikâyesinin uzağına düşmüşse onda daha çok bu hatırlamalar artıyor. Son zamanlarda böylesi durumların birçok kişide olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bizim Anadolu’dan büyük şehirlere giden otobüslerin bagajlarında bidonlara basilmiş nice memleket kokusu taşınmaz mı? İnsanlar çoğu zaman şu memleketten gelenler sayesinde nefes almazlar mı? Ekonomik, sosyal ve kültürel boyutu da hayatımızın önemli bir parçasını teşkil eder. Ayrıca ekonominin sayıları asan boyutunda bu memleket katkısının yeri büyüktür. Geçenlerde duydum insanlar ta Amerikalara hamsi taşımaktaymışlar. Bunun anlamını ancak o izden mahrum kalmış kimseler bilebilir. Aslında konunun özü şu; insan ne yiyorsa, nasıl yiyor ise ona dönüşüyor. Herkes yediğine benziyor bir bakıma.

Onun için insanın üretmesi ve muhafaza etmesi gerekiyor. Yani toprağa dönecek onunla bir barış imzalayacak ya da şehirlerin hızlı hafızasız ve tek düze düzeninin bir parçası olacak.  Nitekim bugün birçok tohum artık bizim elimizde değil. Onları ithal etmek mecburiyetinde kalıyoruz. Hayvanları da hakeza ayni şekilde ithalat ediyoruz. Yani yavaş yavaş hafızamız siliniyor, dikkatimiz dağılıyor. Eğer gelecek diye bir şey var olacaksa mutfağımızdan tasan bin bir koku ve tat ile olacaktır. Onların hatırlattıkları ile kendimize doğru yol alabilir, kendimizi yeniden inşa edebilir ve kendimize doğru aidiyetler geliştirebiliriz. Bu bağlamda mutfak, gıda önemli bir meseledir. Ve insanın en çok dikkat kesilmesi gereken yerdir. Hikâyesine dönecek insanın damağında oluşan izler onu hikâyesinde kahraman kılacaktır. Hoşça bakın zatınıza…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?