Reklamı Kapat

Tembellik üzerine

En güzel dualardandır, “Allah’ım kimseyi kimseye muhtaç etme!” En korktuğum şey muhtaçlık olduğundan her daim böyle dua ederim. Fiilen de işimi yapmaya çalışırım, zira çalışmadan muhtaç olmaktan kurtulmak zor. Bir tanıdık, eş, dost, akrabaya bir de namerde muhtaç olmak var. Namerde muhtaç olmak ölmekten beterdir. Merdi de olsa, namerdi de olsa Allah Teâlâ kimseyi kimseye muhtaç etmesin.

Genç yaşlarda sahip olunması gereken en önemli özelliklerden biridir çalışmak, çalışkan bir adam olmak. Hem çalışmak hem de adam olmak. Merhum Ali Fuad Başgil demiş ki, “gençliğini eğlenmekle geçiren, ihtiyarlığını ağlamakla geçirir.” İşte durum tam da bu şekildedir. Yaşlandığında ağlamak istemiyorsan gençliğinde çalışmak, gayret etmek zorundasın. Terlemek, terini elinle silmek, alın terinin ne olduğunu bilmek ve öğrenmek zorundasın. Bir parça ekmek, bereket dolu topraklardan yemek masasına nasıl gelir bilmek zorundasın. Tatil zamanlarında herkes gülüp, eğlenip, oynamadayken çalışmak, zamanı geldiğinde göğsünü gere gere yürümek için olmazsa olmaz şartlardandır.

Çalışmak üzerine mi yoğunlaşmalı yoksa çalışmanın düşmanı olan tembelliği mi tanımalı bilemiyorum. Çalışmak, yerinden kalkmak, eğlenceden vazgeçmek zordur ama alışkanlık kazanıldığında verdiği huzur ve mutluluk ise tarif edilemez boyutlardadır. İnsan iyi ve güzel için yaratılmış bir varlık olarak çalışmanın güzelliklerini mutlaka görmeli. Yoksa körü körüne tembelliğe karşı savaş açmak sonuç vermeyebilir. Bir kötülüğün ne olduğunu bilmek sadece ona karşı savaş açmakla değil, aynı zamanda yerine koyulması gerekeni bulmakla anlam kazanır. Onun için herhalde çalışkanlığın tadına varmak için tembelliği bilmek, savaşmak ve ondan tamamen kurtulmak gerekmektedir.

Tembellik de usta bir tiyatro oyuncusu gibidir, öyle şekil değiştirir, öyle rol yapar ki bir de bakmışsın en kadim dostun oluvermiş. Dizi filmlere dalmak, tamamen kitaplar arasına gömülüp sosyal hayattan kopmak, dur durak bilmeden gezmek, sürekli para harcamak, zoru görünce kaçmak, etrafındakilere faydalı olma düşüncesini kafadan çıkarmak, sosyal sorumluluk nedir bilmemek, bir yaraya merhem olmamak, susmak, konuşmamak, güçlü diye zalimin yanında durmak, ona destek olmak, zayıflığından dolayı mazlumdan kaçmak ve daha neler neler tembelliğin girdiği bin bir kılıktan sadece birkaçıdır.

Tembellik bir alışkanlık şeklidir. Bir yolunu bulup işten kaçmak, yapılması gerekenden uzaklaşmak için her yolu denemektir. Hayatı tesadüflere bırakmak, planlamayı gündemden çıkarmak, günü birlik yaşamak, sorunlarla yüzleşmekten kaçınmak aslında kısaca hayattan korkmak ve gerçeklerden kaçmaktır tembellik. Tembelliğin müfredatındaki saçmalıklar sınırsızdır. En tehlikelisi de tembelliğe inanç kılıfını giydirmektir. Teslimiyet ve kader anlayışını arkasına alarak tembellik yapanlar en olmaz ve uslanmaz tiplerdir. O an olması gerekenleri yapmazlar, geçmişi düşünmez, olaylardan ders almazlar ve geleceğe dair hayalleri yoktur. Her şeyin gökten saf saf inecek melekler tarafından düzeltileceğine inanırlar. Onun için büyük hedeflere sahip Müslümanları anlamaları mümkün değildir. Kendilerini en pasif halde korumak ana gayeleri iken hep bir otoritenin onlar adına savaşmasını beklerler.

İrade sahibi olmak, her zaman ümitvar olmak, insanoğluna ancak çalıştığının karşılığı olduğuna inanmak, Allah’ın (cc) insanları akıl sahibi olarak yarattığını bilmek, hayatın tercihler olduğunu ve bu tercihleri insanın özgür iradesi ile yaptığını görmek gerek. İnsan ancak kendi mücadelesi ve azmi ile tembellikten kurtulabilir. Kendi yaşadığı bir günü dahi planlamaktan aciz bir insan tembellikten kurtulamaz. Gittiğimiz yolun nereye çıkacağını öğrenmek ve ayaklara hükmetmek bizim elimizde. Tembelsek sorumluluk yine bizde.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 13 Ağustos 09:49


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?