Reklamı Kapat

Agnostik TFF, PAOK ve Bırakmam Seni!

En sıcak gelişmelerle yine karşınızdayım. Ligler bitti, tartışmaları bitmedi. Yankıları hâlâ sürüyor.

TFF karar alıyor, itirazlar oluyor, önce reddediyor. Sonra erteliyor ve daha sonra iptal ediyor. Çok çok sonra rafa kaldırıyor. Günler sonra yine toplanıyor. Kulüpler Birliği’nin tavsiye kararı diyerek küme düşmeyi kaldırıyor. Yabancı sayısı ile aldığı kararı erteliyor. Bu kararı alan kim? Erteleyen kim? O da bilinmiyor. Yani tam bir agnostik bir TFF izliyoruz. Agnostik gerçi ilahi ve doğaüstü olaylar için daha çok bilinen bir akımdır. Ben onu biraz günümüz TFF’sine aldığı veya alamadığı kararlar ile ilgili yorumladım. Bilinemezcilik felsefesinden yola çıkarak TFF’yi biraz agnostik buluyorum. Yani olur da olmaz da, var mıdır yok mudur bilemem, olsa da olur olmasa da olur gibisinden bir işler hani.

Yahu küme düşmeyi kaldırdın, Süper Lig oldu 21 takım. Bir takım BAY geçecek. Ligin son haftalarını bay geçen takımları şimdiden uyarıyorum; su akarken kovanızı iyi doldurun. Yıllar önce de bu BAY işleri vardı ve oldukça sıkıntılı durumlar yaşanmıştı.

Sonra sezonun sonunda 4 takım düşecek. 4. takım hiç suçu günahı yok iken sırf Kayseri ve Malatya küme düşmesin diye gelecek sezon sondan 4. takım bir alt lige inecek! A.Gücü’nü niye söylemiyorsun diye sorabilirsiniz. Ben bu kararın A.Gücü için alındığını sanmıyorum. Kayseri ve Malatya için alınmış, A.Gücü de yararlanmıştır.

Yabancı sayısı kuralı da şimdilik rafa kaldırıldı. Kim bu kararı aldı? Bilinmiyor! Kulüpler itiraz etti. TFF reddetti. Sonra ne olduysa gelecek sezona şimdilik ertelendi! Bilindiği kadarıyla Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş yabancı sayısının kısıtlanmasını istiyordu. Güneş, Beşiktaş’ın başında iken Türk futbolu ve Futbol Federasyonu için “Su kirli ve bu havuz temizlenmeden içine girerseniz siz de kirlenirsiniz. O yüzden önce havuzu temizlemek gerekir” demişti. Bir daha soruyorum. Şenol Hocam, Milli Takım teknik direktörü olunca ne değişti? Havuz temizlendi mi? Ve niye susuyorsunuz?

***

Trabzonspor, UEFA’dan ceza alınca Şampiyonlar Ligi ön eleme maçlarına Türkiye’den üçüncü olan Beşiktaş gidecek. Hiç hesapta yoktu. Kasımpaşa ve Başakşehir ile birlikte ikinci yarının ve pandemi günlerinin en başarılı takımı Beşiktaş’tı. Oysa herkes 8’de 8 yapan Galatasaray’ı şampiyonluk potasında görüyordu. O günlerden sonra Galatasaray son 10 maçta bir galibiyet alabildi. Her şeye rağmen bu 10 maçın 5’inde galip gelse G.Saray hedeflediği yerde olabilirdi. Terim, son hafta öncesi durumu net özetledi. G.Saray asla havlu atamaz demişti. Gerçekten de Sarı-Kırmızılıların geçmiş sezonlarına bakıldığında felsefesinde “havlu atmak” yoktu.

Neyse Beşiktaş, Sergen Yalçın ile büyük bir yükseliş yaşadı ve Yunan takımı PAOK ile eşleşti. Tek maçlı eliminasyon sistemi uygulanacak. Selanik’te seyircisiz oynanacak. PAOK’un mütevazı bilindik bir kadrosu var. Stoch ve Biseswar ilk onbir oyuncuları. Yıldız oyuncusu ise Karol Swiderski. Kadro yapısı ile belki Beşiktaş’ın rakibi olamaz gibi görünüyor ise de, oyun yapıları, teknik kapasiteleri nedeniyle beni biraz tedirgin hale sokuyor. Çünkü tek maç üzerinden oynanacak ve PAOK takım oyununu teknik ayaklarıyla buluşturabiliyor. Zaten Olimpiakos ve Panathinaikos gibi takımların havasını son yıllarda söndüren takımdır. Swiderski, Polonyalı bir golcüdür. Polonyalılar stilleri itibarıyla santrfor özellikleri taşırlar. Stoch’un her an ne yapacağı belli olmaz. Tam bir tek maçlık adamdır. Beşiktaş’ın en önemli avantajı ise ateşli PAOK taraftarlarının bu maçta yerlerini alamayacak olmasıdır. Gerçi PAOK taraftarları Beşiktaş’ı ve taraftarlarını çok seviyorlar. Onu da nerden çıkardın diyecek olursanız, bir anımı anlatmak isterim.

Yıllar önce Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) asbaşkanı olduğum dönemlerde pist yarışları için Yunanistan’ın Seres Pisti’nde Türkiye pist yarışlarını düzenlerdik. (Neden orada düzenlediğimizi başka bir yazımızda ayrıntılarıyla anlatırım.) Türkiye’den 2 TIR, 3 otobüs ile İpsala Gümrük Kapısı’ndan Yunanistan’a giriş yapardık. Seres’te 2 oteli kapatırdık ve pist 3 günlüğüne TMF’nin olurdu. İşte yine o günlerden biriydi. Akşam yemek dönüşü otele doğru yürüyorduk. Bizim gruptan birinde Beşiktaş bayrağı vardı. Boynunda takılıydı. Bazen elinde sallıyordu. Bir araba yanaştı. İçindeki gençler “Beşiktaş Beşiktaş Beşiktaş” diye tezahürat yaptı. Sonra da “PAOK PAOK PAOK” diye bağırdılar. Bir curcuna koptu caddede. Sonra biraz sohbet ettik. Beşiktaş’ın Çarşı Grubu taraftarlarını çok beğendiklerini, zaten renklerin kardeşliği olduğunu söylediler. Karşılıklı atkılar değiş tokuş oldu. O gece PAOK ile Beşiktaş’ın kardeşliği perçinlendi.

Tabii her şeye rağmen Sergen Yalçın’lı Beşiktaş’ın başarılı performansını bu maçlarda da sürdüreceğini tahmin ediyorum. Güçlü kadro yapısı ve oyun stili ile bu turu geçeceklerine inanıyorum.

Öte yandan Beşiktaş’ın “Bırakmam Seni” Yardım Kampanyası’nda 80 milyon TL, 360 bin tişört ve 156 bin SMS toplandı. Tabii bunun 30 milyon TL’sinin yönetim tarafından verilmesi konuyu ilginç hale sokuyor. “Gelinin amcasından”, “Damadın teyzesinden” gibi “Başkanın eşinden” ile “Başkanın kardeşinin eşinden” diyerek yardım kampanyasına destek olmak da bana göre düşündürücüdür. Bilemiyorum Arzu Hanım ile Berna Hanım’ın birer şirketleri var mı? Çünkü böyle bir bağış yapılıyor ise bu parayı nereden buldun diye sorabilirler. O yüzden başkan ve kardeşi kendileri de bu yardımları kendi adlarına açıklayabilirlerdi. Ya da boş ver ya nasılsa bir şey olmaz, kimse de bir şey demez! Zenginin malı züğürdün çenesini yorar!

Haa zaten Beşiktaş’ı bu hale getiren isim belli. Şimdilerde Türkiye’nin enerji, medya ve oyun sektörü onun emrinde. Beşiktaş’a ufak bir zuhurda bulunsa Beşiktaş’ın sıkıntısı kalmaz!

Beşiktaş taraftarlarının göndermeli eski kulüp binasına bıraktığı pankartta yazdığı gibi “Seba’dan sonra çaldıklarınızın yarısını geri verseniz yeter. Bırakmam seni”…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?