Reklamı Kapat

Döviz fırladı, asgari ücret eridi

Ülkemiz adına yazılacak başarı hikâyelerinden mutluluk duyarız. Çünkü bu ülkenin bir ferdiyiz, bu ülkede doğduk, büyüdük ve bu ülkede öleceğiz. Ülkemizde ileriye yönelik atılacak her adım bizi heyecanlandırır. Gerçi ülkemizde oluşturulan kamplaşmanın sürekli kılınmasına yönelik üslup devam ediyor, birtakım eleştiriler getiren herkes anında hain damgasını yiyebiliyor olsa da ülkenin kalkınmasının el ele vererek gerçekleşeceği gerçeğini unutmamak gerekiyor. Sözü uzatmadan, zaman zaman ekonomik gidişata yönelik eleştirilerimiz oluyor. Bu eleştirilerden maksadımız da ülkemizin gelişmiş ülkeler arasında yerini alması arzumuzdur. Ne var ki, bu eleştiriler hemen hain damgası yemenize ve fildişi kuleden ahkâm kesmekle suçlanmanıza yetiyor. Hemen belirteyim ki, şahsen vatanseverliğimden hiçbir zaman şüphe olmadığı, hatta, o uğurda ömrümüzü verdiğimiz için birtakım nitelendirmeleri hiç üzerime almıyorum.

İktidar sahipleri genellikle her durumda alkışlanmak istiyor olabilirler. Aslında böyle bir arzunun da yadırganacak bir yanı yoktur. Ancak sık sık, “Ekonomimize güveniyoruz” açıklamaları yapılabildiği, pembe tablolar çizilebildiği gibi asgari ücretin açlık ve yoksulluk sınırının altında kaldığına, bu arada son zamanlarda da dövizde yaşanan anormal artış sebebiyle asgari ücretin de yüzde 20 eridiği gerçeğini söylemek alkışlamaktan çok daha önemlidir diye düşünüyorum. Çünkü dövizdeki artış sadece asgari ücrette erimeye sebep olmadı, genellikle asgari ücret ile çalışan kesimlerin hayat şartları ağırlaşmış durumda. Hemen belirteyim ki; işverenlerin ekonomiye güveniyoruz demeleri ne kadar önemli ise emekli, memur ve işçilerin aldıkları zammın şimdiden eriyip gittiğini söylemek de hayatın bir gerçeğidir. Bu bakımdan birtakım gerçeklerin dile getirilmesine tahammül edilemediği sürece, toplumsal kucaklaşma mümkün olmaz.

Özellikle de toplumun çok az bir kesimi milli gelirden büyük pay alırken, emekli, işçi ve memur gibi dar ve sabit gelirli kesim milli gelirden çok az pay almaya devam ederse bir süre sonra işverenler çalıştıracak kimseyi bulamayabilirler. Ekonomideki sıkıntıların ve daralmanın, tüm olumsuzluklarının faturasını dar ve sabit gelirlilere ödetmek sağlıklı bir yol değildir. Elbette ülke için sıkıntılı bir durum söz konusu ise bu sıkıntıyı toplumun tüm kesimleri paylaşmak durumundadır. Milli gelirden en azı payı alanlara sıkıntının faturasını ödetmeye çalışmak, orta sınıfın yok olmasına, bugün olduğu gibi geriye zenginler ile yoksullardan oluşan bir toplumun oluşmasına yol açar.

Kısacası, biz dilimiz döndüğünce asgari ücretin yoksulluk ve açlık sınırının altına düştüğünü, yani eridiğini, hatta açlık sınırının altına düşmüş asgari ücretin son dövizdeki oynaklık sonucu yüzde 20 civarında eridiği de düşünüldüğünde ortaya üzerinde derin derin düşünülmesini, asgari ücrete mahkûm olmuş kesimlerin derdine bir çözüm bulunması için harekete geçilmesini istemek kimseyi rahatsız etmemeli. Çünkü üretim artırılacak ise bu sadece işadamlarının yapacağı yatırım ile mümkün olmayacak, bunda çalışanların alın teri de en az sermaye kadar önemli olacaktır.

Elbette ülkemiz ekonomisine güvenmemiz lazım. Ancak bu güveni sarsacak gelişmelerin de gözden kaçırılmaması gerekiyor. Var olan bir sorunu görmezden gelmek o sorunu yok etmez, etmiyor. Bu bakımdan üretimi artırmak ülkemizin güçlenmesi için ne kadar önemli ise milli gelirin paylaşımındaki adalet ölçüsü de o kadar önemlidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

metin şener - Zam iste.

Savunma sanayi katoloğunun resimlerine bak. At gözlüksüz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Ağustos 13:29


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?