Reklamı Kapat

Parti ittifaklarında son durum

Meral Akşener’in Ayasofya’da kıldığı şükür namazı ve sonrasında kulislerde konuşulanlar parti ittifakları ile ilgili yeni denklemlere dönük dedikoduları gün yüzüne çıkardı yine.

Önce bir defa “amasız, fakatsız” bir şekilde Ayasofya’da namaz kılmak gerektiğini belirtmek lazım. Onun için zaten yapılması gerekeni yapan Akşener’in bu hareketiyle yeni ittifak arayışına girdiğini söylemeyi oldukça abartılı bir yaklaşım olarak gördüğümü belirtmeliyim.

Bununla birlikte bu tepkilerin, Türkiye’de siyasetin mevcut sistem içerisinde parti ittifaklarıyla şekilleneceği yönündeki beklentileri karşıladığını da söylemek gerekir.

Bu yüzden aslında biraz da haklı olarak yaşanan en ufak bir olayda parti ittifakı senaryoları devreye konuluyor.

Siyasetçilerin bir düğünde, cenazede buluşması dahi kâfi geliyor malum.

Bu tartışmalar ekseninde bir konu dikkatimi çekiyor bir süredir.

İlginçtir ki, ittifak konusunda normalde birbirine zıt gibi görünen bazı kesimlerin konumlanmaları aynı sonuçları veriyor. Biraz daha somutlaştıralım konuyu.

Şöyle ki, toplum son seçimlerde en çok hangi tavırdan şikâyetçi oldu diye sorsak birçoğunuz cevap olarak “kutuplaşma”yı söyleyecektir.

Özellikle Cumhur İttifakı partilerinin Millet İttifakı karşısında takındığı düşmanlaştırıcı tavır halen hafızalarda. Hele hele İçişleri Bakanı S. Soylu’nun ittifak üyesi partileri terörize etmesi yenilir yutulur cinsten değildi. Bu nedenle farklı kesimlerden çok büyük bir çoğunluk hatta Cumhur İttifakı destekçileri de dâhil toplumun önemli bir kısmı “bu kadar da değil” demek durumunda kaldı.

Muhtemelen bugün, seçim atmosferinde S. Soylu gibi bazı siyasilerin gazına gelen birçok insan mahcubiyet içerisine girmiştir “…biraz fazla mı abarttık diye”.

Cumhur İttifakı’na gönül veren okurlarımız varsa “peki ya Millet İttifakı’nın yanlışlarını ne yapacağız?” diye akıllarına gelebilir. Elbette Millet İttifakı’nda da bazı çatışmacı kesimler olmuş olabilir ancak gerek ittifakın genel konseptinin uzlaşmayı ön plana çıkarması gerekse Cumhur İttifakı’nın “devlet gücü”yle hareket ediyor olması kutuplaştırıcı rolünde Cumhur İttifakı’nı öne çıkarttı.

Sevgide de, nefrette de ölçülü olmak lazım halbuki.

Hele hele zaten aslı esası seçim işbirliği olan yani teknik bir konu olan ittifak meselesini adeta bir amentü haline getirmek ve kutsallaştırmak ne kadar büyük bir hata!

Bir siyasi partinin diğer bir siyasi parti ile gireceği ittifakın da elbette bazı kırmızı çizgileri olmalıdır. İttifakın temelleri buna göre şekillendirilmelidir.

Ancak bunu yaparken de bir tutarlılık olmalıdır. Aksi takdirde aşağıdaki gibi bir kısır döngüyle karşılaşmak mukadder olur!

“Biz şu partiyle ittifaka gireriz, şununla asla giremeyiz.

Sebep ne peki?

O partinin yaptıklarının vebalini alamayız!!!

Peki ya diğer partinin vebalini alıyor muyuz?      

….???”

Hâlbuki siyasal sistem ittifakları zaten mecburi hale getirdi bilindiği gibi. Bu saatten sonra, ikinci bir değişikliğe kadar, bir siyasi partinin tek başına hareket ederek hedefine ulaşması oldukça zor hale gelmiş oldu.

Hal böyleyken her seçim öncesinde partilerin birbirleriyle yeniden-yeniden müzakereye oturmaları da mümkün hale geliyor.

Dolayısıyla bir önceki seçimde işbirliği yapılan parti ile takip eden seçimde kati surette bir araya gelmek gibi bir mecburiyet kalmamış oluyor.

Onun için dün Cumhur İttifakı’nda olan bir parti yarın Millet İttifakı’nda ya da yeni bir ittifak blokunda yer alabilir. Benzeri durum Millet İttifakı için de geçerli elbette.

Önemli olan, kırmızı çizgiler ışığı altında strateji geliştirebilmekte. Parti programları birbirinin kopyası olan ve ülke yönetimine ilişkin ufukları arasında neredeyse hiçbir farklılık olmayan partilerden hangisiyle ittifak yapılacağını belirlemede en önemli kıstas; doğal olarak o günün şartları olmaktadır, hiç kuşkusuz.

Peki kırmızı çizgi ne o halde?

Yalnızca koltuk hesabıyla ittifak denklemi kurmak değil, yeni ve adil bir dünyayı kuracak ortamı oluşturmaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bekir Gündoğmuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Murat - Davet her yerden gelebilir. Önemli olan davet edilenin cevabıdır. İyi Parti daveti resmen reddetti. Bunu yaparken de hükümeti düşman olarak değil bir muhalif olarak gördü ve Ayasofya camisine giderek Ayasofya nın açılışının doğru bir karar olduğunu tasdik etmiş oldu. Yani doğruya doğru demekle ittifaka girilmiş olmuyor. Alınan kararlar ne kadar doğru olursa olsun muhalefet her zaman reddeder şeklinde bir algı oturmuş siyasette. Bu hem yanlış hem de tehlikeli bir algıdır. Bunu İktidar, İYİ PARTİ BİZE YANAŞTI şeklinde ya da muhalefet, İYİ PARTİ İKTİDARA YAKINLAŞIYOR şeklinde algılamamalı. Doğruya doğru eğriye eğri diyen bir parti. İyi Parti nin bu çizgisi aslında olması gereken bir çizgi.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 10 Ağustos 20:04
01

Acecihüyük - Çok yazık etti kendisine ; AK Saray'a gizli değilde ALENİ olarak; (KENDİSİNE BU ZİYARET DAVETİ ; RESMEN, YOK etme

davetidir. Özel istekle ataması yapılan "sayıları belirsiz", bürokrat, YARDIMCI /Genel sekretelik görevlilerince düşünülmüştür) gidebilme CESARET'ni göstermiş olsaydı ASLA bu İYİ NİYETLİ OLMAYAN bu GİZLİ Davet etkisiz olacak. VE daha da FAYDALI bir BULUŞMA olabilirdi GİZLİ DAVET, ve Davete Gidiş GİZLİ olunca:sn. Muharrem İNCE'de elbette ; bu DERİN buluşmanında KAYIT ALTINA alınacağını biliyor olmalıdır.sadece verilen FİGÜRAN bir ROL'den öteye geçmemiştir bu BULUŞMALAR.!!! Başka türlü düşünülemez.sonuç; Fasa fiso nun konuşulduğu bir TAPINAK ŞÖVALYESİ filmlerini andıran ve daha da gerçekçi olan BİLDERNERG Toplantılarını hatırlatmaktan öteye geçemeyen ama; BULANIK SUDA 'da BALIK avlanabileceğini gösteren iyi bir OYUN denemesi olmuştur.!!!sn.diğer Parti Başkanları nı da İTTİFAKLAR içine DAVET' te aynı düşünce ve etkinin göstermesi amaçlı yapılıyordur.Bir olmak elbette DİRİ Olmak en GÜZEL olanıdır. Ya VEBAL 'li yapılmış olan AKÇE' li İCRAAT' ler.!sn. Şamil TAYYAR'ın TV. _Gazetelerde elinde DELİLLERİYLE sunduğu : FETÖ PAZARLARI. Şimdi FETÖ 'yü neden hala konuşamıyorsunuz.!Sn. Muharrem İNCE,1 hafta sonrası için; açıklayacağını söylediği YENİ,Bilgi_Belgelerin İSTİHBARAT' ların eline gelmesini bekliyor... O na da ; sn. ARINÇ gibi YARDIMCILIK Gn. Sekreterlik, özel kalem Md. lükleri vari paye neden verilmesin Kİ.!Pazarlık SÜNNET'mi dediniz. O sadece İSLAM için geçerlidir. Devlet asla PAZARLIK Yapamaz.!

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 10 Ağustos 16:13


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?