Reklamı Kapat

Değişim ve kavrayış

Değişimin en koyu şekilde yaşandığı bir zaman dilimindeyiz. Bırakın kuşaklar arası farklılığın, yaş farkının bile değişimin yoğunluğundan farklı şekil...

Değişimin en koyu şekilde yaşandığı bir zaman dilimindeyiz. Bırakın kuşaklar arası farklılığın, yaş farkının bile değişimin yoğunluğundan farklı şekillerde etkilendiği bir çağda yaşıyoruz. Bundan üç dört asır kadar önce toplumsal yaşamda asırlar boyu süregelen bir ritim vardı. Buna karşın birikimin olgunlaştırdığı geleneksel toplum yapısı günümüzün hızlı ve normal olmayan değişimin etkisiyle büyük oranda farklılaşmıştır. Özellikle teknolojik gelişme, kitle iletişim araçları ve sosyal medya kullanımının getirdiği bilgi ve kültür akışı bu farklılaşmanın en büyük sebeplerindendir.

Geleneksel yapılara baktığımızda toplumsal yaşamla orantılı ilerleyen bir fikri çabanın olduğunu görebiliyoruz. Bu yüzden toplumun pratikleriyle üretilen bilgi arasında bir uyum söz konusu. Bu uyumu her alanda görme şansımız var. Dini bilgi olsun, doğa bilgisi olsun, hukuki ve diğer sosyal bilgiler olsun toplumsal gerçeklikle aynı paralelde ilerlemişlerdir. Bugüne doğru geldiğimizde bu denkliğin sağlanamadığına şahitlik ediyoruz. Günümüzün temel meselelerinden birisi tam da budur.

Toplumsal gerçeklikle entelektüel kavrayış arasındaki makasın açılması toplumsal meseleleri de beraberinde getiriyor. Toplumsal hayatın pratiğindeki hızlı değişime karşı ağır adımlarla ilerleyen zihinsel dönüşüm, bu alanı yönlendiremiyor. Batı geçen iki asırda kendileri açısından bu yönlendirmeyi büyük oranda başarabilmiştir. Çünkü toplumsal değişim günümüzde olduğu kadar hızlı bir şekilde gerçekleşmediği için buna imkân tanıyordu. Bu nedenle sosyolojinin imkânından fazlasıyla faydalanan Batılı düşünürler toplumsal değişmeyi fark etmiş ve bu değişimin istikametini yönlendirme fırsatına sahip olmuşlardır.

Gerek Fransız Devrimi’yle birlikte yaşanan radikal değişim açısından gerek İngiltere’de yaşanan ihtiyatlı değişim açısından değerlendirdiğimizde; entelektüel çabalar toplumsal dönüşümü bu değişimlere doğru sürükleyebilmiştir. Fakat son elli yıla baktığımızda özellikle 21. yüzyılla birlikte bu dönüşüm değişimin kıvamına göre gerçekleştirilemiyor. Küresel ölçekte yaşanan bu açmaz ülkemizde daha çarpıcı bir şekilde yaşanıyor.

Toplumu ve değişimi görebilmek zihnimizde oluşan sorulara cevaplar bulmamızı kolaylaştırabilir. Bu yüzden karşılaştığımız toplumsal meselelere bakarken oluşmuş kabulleri değil, toplumsal dinamikleri göz önünde bulundurmak gerekiyor. Değişimin hızına cevap verebilecek şekilde kendini yükleyememiş normlar, kabuller, hukuki metinler ve fikri çabaların hızlı değişimin getirdiği sorunlara çözüm olabilmesi pek mümkün gözükmüyor.

Özellikle kadınların ve gençlerin yaşadığı problemlerin kamusal bir duyarlılığa rağmen artarak devam etmesindeki temel sebep değişimin hızına karşılık verilemeyen fikri kavrayıştır. Bundan dolayı meseleleri değerlendirirken bu sorunu dikkate almak gerekiyor. Yoksa fikri çabalarımızı oluşturulmuş bir metin, bir kanun maddesi ya da bir idari işlem üzerinde yürütülen tartışmalarla heba etmemiz kaçınılmazdır.

Üretilen tüm çözümler merkeze oturan sorun üzerinden gerçekleşir. Günümüzde kadın ya da gençler üzerinden ortaya konan mağduriyetleri kurgulanmış sorunlar üzerinden değerlendirmeyi bırakıp değişimin hızına bağlı olarak toplumsal pratiğin oluşturduğu sorunlar üzerinden değerlendirmeliyiz. Ancak bu şekilde fikri kavrayışla toplumsal değişimin hızı arasında oluşan makası daraltabiliriz. Bunun için bir tecrübe olarak tarihin ve bir kavrayış olarak sosyolojinin imkânından olabildiğince faydalanmalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?