Reklamı Kapat

Hakka batılı karıştırmak

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Günümüzde in...

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Günümüzde insan ve toplumlar, konu ve meseleleri İslam’ca düşünüp ele almıyor ve sonuçlandırmıyorlar. Hakka batılı karıştırıyorlar ve batılın kurallarına ve beklentilerine göre İslam’ın kendisini tartışma konusu yapıyorlar. İnsanı yanlış tanımlıyorlar. Kadını ve erkeği fıtri özelliklerinden bağımsız olarak ele alıp değersizleştiriyorlar. Kadına ve erkeğe Allah’ın hem genel, hem de ayrı ayrı yüklediği görev ve sorumlulukları görmezlikten gelerek, kendileri fıtrata uymayan görev ve sorumluluklar icat ediyorlar. Bu yüzden insanlığı geleceğe taşıyacak sağlam evlilikler yapılamıyor, kuvvetli ve dirayetli aileler kurulamıyor. İstanbul Sözleşmesi üzerinde yapılan tartışmalar, acıklı halimizin bir yansımasıdır. Hak; Kur’an’ın bildirdikleridir. Bildirilen bu hakka, batıl şeylerin karıştırılması ve gizlenmesi Allah tarafından yasaklanmıştır. Bakara 42: “Hakka batılı karıştırmayın ve bile bile hakkı gizlemeyin.” Elmalılı Hamdi Yazır, bu ayetle ilgili olarak şu açıklamayı yapar: “Bu ayetin anlamı çok kapsamlıdır. İlme ve amele dair hususları kapsar. Bilgiçlerin hilelerine, yalan dolanlarına ve bozgunculuklarına, hatta ticaret ehlinin karışık işlerinden ve hâkimlerin haksız hükümlerine varıncaya kadar hepsine şümulü vardır. “İnsanları aldatmayınız, sahtekârlık yapmayınız” mealinde bir genellemeyi ifade eder… Nice kimseler vardır ki, ilmi gerçekleri bozarlar, kötüye kullanırlar, onları kendi gönüllerine göre evirerek çevirerek aslından çıkarırlar, bakırı yaldızlarlar, altın diye satarlar.” Günümüz Müslümanlarının hakka karıştırdığı batıl faizci kapitalist düzen ve materyalist eğitimdir. Kur’an-ı Kerim, Yahudi ve Hıristiyanların Üzeyir ve Mesih’i ilah olarak kabul etmeleri gibi birçok yanlış ve sapık davranışlarından söz eder, hak kitaba batıl şeyler eklediklerini açıklar. Tevbe 34: “Ey iman edenler, gerçekten Yahudi hahamlarından ve Hıristiyan rahiplerinden çoğu insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan çevirirler…” Bakara 79: “Elleriyle Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için ‘Bu Allah katındandır’ diyenlere yazıklar olsun. Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların. Ve kazandıklarından ötürü yazıklar olsun onlara.” Tarihte Yahudi ve Hıristiyan din adamları; hahamlar ve rahipler Tevrat ve İncil üzerinde nasıl oynamışlarsa, bugün de kapitalizmin icaplarına uygun olarak yönetilen İslam ülkelerinde Kur’an üzerinde benzer tahrifatlar, kasıtlı ve yanlış yorumlar yapılmaktadır. Kur’an korunan bir kitaptır. Ancak farklı yorumlar ile itibarsızlaştırılmak istenmektedir. Faizi, zinayı, içkiyi, kumarı ve haksızlık yapmayı, yandaşlığı, liyakatsizliği, yalanı mubah sayan Batı işbirlikçisi ve kapitalist ülkelerde dini kurumların İslâm’a, Kur’an’a, Müslümanların haklarına sahip çıkması mümkün olmaz. Faize ve kimi yanlış hükümet uygulamalarına verilen fetvalar bunun en açık delilidir.

İSTİSMAR

İslam’ı itikat ve düzen olarak kamusal alanın dışında tutmaya çalışan toplumlarda din; faizci kapitalist düzeni ayakta tutma ve zorluklar esnasında zalim yönetimlere destek olma aracı olarak kullanılıyor. Her canı isteyen, istediği şekilde Allah’ın ayetlerini amacı dışına çıkarıyor, istismar edebiliyor. Yani Allah’ın vahyi, hevâ ve isteklere göre yorumlanıp şekillendiriliyor.

İşte hak din, böyle garip bırakılınca, İslam düşmanları tarafından üretilen bidat, hurafe, İsrailiyat ve şirk unsurlarından niceleri dinin yerine ikame ediliyor ve buna da “Ilımlı İslam” deniliyor. İslam, istismar edilecek bir şey değil, yaşanacak bir hakikattir. Dini istismar edenlere, muhafazakâr demokrat, yaşamak isteyenlere ise Milli Görüşçü denir. Milli Görüş, inandığı gibi yaşamak isteyenlerin hareketi olarak, adil bir düzenin, fıtri ve doğal olanın hayata ikame edilmesi için şanlı bir mücadele veriyor. Milli Görüş hakka batılı karıştırmaz. Hakkı her şart altında üstün tutar. Erkeğe erkek, kadına da kadın olarak itibar eder ve her ikisini de insan olarak ele alır. Kadın ve erkeğin arasında yapılmış olan fıtri görev taksimine de saygılıdır. Kadın ve erkek insanlıkta eşit, yaratılışta farklıdır. Bu farklılık ise insanlık için önemli bir rahmettir. Hucurat 13: “Ey insanlar, bakın biz sizi, bir erkekten ve bir kadından yarattık. Sizi birbirinizi tanıyasınız diye, milletlere ve kabilelere ayırdık. Şüphesiz Allah katında şerefli ve itibarlı olanınız, yaşantısını, yolunu, yordamını Allah’ın kitabıyla bulmaya çalışanlarınızdır. Çünkü Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdar olandır.” Bütün insanlığın; kadının kadın olarak, erkeğin erkek olarak saadeti itikat ve düzen olarak İslam’dadır. Bunun dışındaki arayışlar boşunadır ve fesattır.

SENTEZ

Yarım hakikat, çok kere muazzam bir yalandır. İslam’ın yarısına uymak, diğer yarıyı da batıl ile tamamlamak zillettir, perişanlıktır, şeytan ve adamlarına köle olmayı kabullenmektir. Hakkın batıl ile sentezlenmesi bir ikiyüzlülük hali, zalimi ve İslam düşmanlarını hoş görme, iktidar için stratejik ortaklık maslahatçılığıdır. İslam’ın batıl ile sentezlenmesi emperyalist ülkelerin kullandığı, kalleşçe kullanılan önemli bir silahtır. Milli Görüş hareketinin başına gelenleri bu açıdan ele almak gerekir. Milli Görüş “Bana ne Amerika’dan” diyebilen bir hareket olarak, bütün zalimlere karşı olduğunu, milli olduğunu haykırdığı için şeytan ve adamlarının hedefi olmuştur. Hakkı savunan bir insan için batıl ile uzlaşma, en hafif deyimle gaflet ve dalâlet, bir sapma, dünyayı ahirete tercih etme ve sahip olunması gereken Müslümanca şereften mahrum olmadır. İlkesizliktir. Hakkı olmadığı halde Allah’ın dini üzerine pazarlık yapmaktır. Suça ve suçluya göz yummaktır. İslam’ı itikat ve düzen olarak benimseyenlerden Allah’ın istediği şeyler; hakkı eğip bükmeden söylemek, Allah’ın hükümlerini tebliğ edip uygulamak, emredildiği şekilde müstakim olan Adil Düzen ve İslam Birliği yolunda yürümek, batıla karşı net tavır koymak, takva, cihat ve sabır silâhlarını kuşanmak, batıl ile asla uzlaşmamaktır. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 08 Ağustos 08:57


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?