Reklamı Kapat

İnsanlık ve acılar

Art  arda felâketler yaşanıyor. Bunların kimi kaza, kimi, deprem, sel ve benzeri gibi doğada yaşananlarla. Her felaket sonrası derin acılar oluşur. Yerel olan bu durumlar bir bölgeyi ilgilendirdiğinden onların acıları daha derin olur.

Beyrut’ta yaşananlar yürek yakıcı. Bu ve benzerleri dünyanın başka bölgelerinde de olabilir. İnsanın içinde bulunduğu her an ve durum yürek yakar. Yaşananlar karşısında acı duymamak ve hatta sevinç duymak insanî olmayan, şeytanî bir davranış olur. İnsanlığa husumet besleyenler, başkalarının yaşadığı felâketlere sevinirler. Bu normal bir davranış değil.

Bir milleti hedef hâline getiren neden, onları yönetenlerin tutumları ve davranışlarıdır. Bir millet bu kimseler adına hedef alınamaz. Her insan Allah’ın bir ayeti. Bunları, şeytanî olandan uzak tutmak, onların iyiliği için niyazda bulunmak insanı daha insan kılar.

Başkaları için felâket dileyenler kendilerinin bir felâkete maruz kalacaklarını düşünmeliler. Neyin nerede ne olacağı bilinmez. İlâhî adalet her halükârda mutlaka bir biçimde tecelli eder. Bizde bunu tanımlayan güzel deyimler var. Bunlardan biri: “Etme bulma dünyası” deyimidir.

Uzun bir süredir korona salgınından beri bir panik havası var insanlıkta. Bunun hızı kesilmediği için telâş ve paniğe neden. Bu yaşananlar bile yeter bir örnek. Sadece bir bölge insanını ilgilendirmiyor, insanlık geneli bundan etkileniyor. Bu felâketler için sevinç mi duyulmalı.

Bu genel bir felâkettir. Her kesim etkileniyor. İnsanların iyi, kötü, zalim ve mazlum olanlarına bakmıyor. Hemen herkes etki altında.

İnsanlığın hayrını ve iyiliğini istemek kendi iyilik ve hayrımızı istemek anlamındadır. Bu hem insani bir sorumluluk hem de özelde Müslümanların daha duyarlı olmaları gerekir.

Felâketlerin kimini trajikleştiren anlar olur. Yaşanan felaketin derinden iz bırakmasına neden olur. Beyrut’ta evlilik mutluluğunu yaşayan bir gelinin karesi, fragmanı insanı derinden sarsıcı. O mutlu bakışları, heyecanı bir anda uçup gidiyor. Kendisi görünmez oluyor. Gelinliği havalarda boşlukta uçuşuyor. Bu, bir sinema sahnesi veya fragmanı değil. Yaşanan bir facianın görüntüsü.

İnsan duyarlılığı ve dikkati dünyayı hem anlamlı hem de yaşanası kılar. Onlarla birlikte var olmak ve yaşamak hayata anlam katar. Güzellikleri ve iyilikleri çoğaltmayı sağlar. Güzel insanlarla dünya güzeldir ve iyidir.

Merhamet yüreklerinden çekilmiş olanlar asıl zalimlerdir. Onların da benzer bir duruma kurban gitmesi arzulanmaz ancak o kimselere karşı insanda bir sevgisizlik ve soğukluk oluşur.

İnsan iyi örnek olma gayretinde olursa felâketler azalır. Ne ki, insanlığın tamahı, hırsı şehevi azgınlıkları sınır tanımıyor. Nefsin terbiyesi ve sınırı manevi bir eğitimle olur. Yaşanan bir eğitimle, insan olma maneviliği ile.

İnsana örnek olan insandır. Hem iyilikte, güzellikte hem de kötülük ve çirkinlikte.

Kimi insanların, ailelerin, kabilelerin soyunu kurutmaya ahdetmiş olanlardan hayır ve iyilik beklenemez. Onlar kötülüklerle emzirilmiş karanlık ruhlulardır.

Günümüz cinayetlerinin nedeni de budur. Nerede neyle ve nasıl bir şeyle karşılaşılacağı bilinemez. Kötülükler kol geziyor. Bunlar insanlığın başlı başına felâketleri. Bu felâketlerin özel bir yeri yoktur. En modern, aydınlık, aklı başında diye nitelenenler yer ve kimselerde de bunlar yaşanıyor.

Hemen her biri küçük bir bahaneye bakıyor. Bu felâketlerin çağırıcısı oluyor. İnsanın içindeki şeytan işbaşı yapıyor.

İnsanlığı Beyrut’taki o gelin gibi görmek gerekir. Onun o mutlu anına ortak olmayı gerekli kılar. Onunla birlikte sevinç içinde bulunma. İnsan hak ve sorumluluğu.

Elbette ki insanlar arasındaki uçurumların giderilmesi, hakların gözetilmesi baş ödevidir insanlığın. Sevmeyi bilmeyen sevilmeyi ve merhameti beklemesin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?