Reklamı Kapat

Farkı Fark Edelim

Geçen sene için yetkililerin ifadesine göre iki milyon yedi yüz bin küçükbaş, dokuz yüz bin büyükbaş hayvan kurban edilmiş.

Büyükbaş hayvanlar için iki kişiden yedi kişiye kadar ortak olabildiğine göre ortalamasını alsak bir büyükbaş hayvana dört kişi ortak olsa 900.000X4= üç milyon altı yüz bin kişi ortak olurlar.

2.700.000+4.600.000= 7.300.000 Yani yedi milyon üç yüz bin küçükbaş hayvan kurban edilmiş olur.

Ortalama bir küçükbaş hayvan 30 kilo olsa 7.300.000X30= 219.000.000 iki yüz on dokuz milyon kilo et kesilmiş.

219.000.000 iki yüz on dokuz milyon kiloluk etin en az üçte biri fakire dağıtılacağına göre 219.000.000%3=73.000.000 en azından yetmiş üç milyon kilo et, yetmiş üç bin ton et fakirlerle buluşturuldu.

Hepimiz biliyoruz ki, birçok kurban kesenimiz, kendine de bir pay ayırmadan kurumlara veriyor.

Yakınma, yakınlaştır.

2019’da Diyanet İşleri Başkanlığı’nın verdiği bilgiye göre:

“Yurt içinde 72 ilde 202 ilçenin 278 kesim noktasında,

Yurt dışında ise 149 ülkenin 443 bölgesinde mazlum ve muhtaç kardeşlerimize halkımızın yardım elini ulaştıracağız.

Yurt içinde ve yurt dışında 20 milyonu aşkın ihtiyaç sahibine yardım götüreceğiz.”

Erbaş, bu yıl vekaletle kurban kesim organizasyonu kapsamında, Türkiye ve yurt dışında 6 bin 500 kişinin görev alacağını kaydetti.

Kızılay ve diğer sivil toplum kuruluşlarının kesimleri bu rakamlara dahil değil.

83 milyonluk Türkiye’de dağıtılan et 73 milyon kilo.

Yani her fakir aileye birkaç kilo et ulaştırılmış demektir.

Ve bu faaliyete sebep olan Rabbimizin, Kevser Süresi’nde “Venhar/Kurban kes” emridir.

Yurt dışında Müslüman veya gayri Müslim ayırımı yapmadan dağıtılan etler için yurt dışına giden Müslüman delikanlıların her biri ayrı ayrı İslam’ın temsilcisi olarak görev yapıyorlar.

Ama hala Türk büyükelçiliklerinde bir Türk gününde Yunan tanrıçası kıyafetleriyle toplantıya katılan elçilerimiz olabildiği gibi, benim 2008 yılında kendi başıma geldi.

Diyanet’in din ataşesi, “Sayın hocam, elçimiz, sakallı adamın elçiliğe girmesini istemiyor, seninle dışarda görüşelim” diyebiliyor.

Ama halkımız, onların da halk yolundan Hakk’a ulaşmasını sağlayacaktır inşallah.

Değerli elçilerimizden biri de, elçilikte kabul ettiği yardım gönüllülerine ikramlarda bulunduktan sonra, “Çarşıda dolaşan beyazların hepsi buranın yeraltı ve yerüstü hazinelerini soymak için dolaşanlardır.

Sizler de beyazsınız ama sizler, Müslüman olmanız nedeniyle buralara bu soyguna uğramış, ülkesi talan edilmiş insanlara ayırım yapmadan yardım etmek için dolaşıyorsunuz. İşte Batılı ile sizin aranızdaki fark” demiştir.

Batılılar da ayrım yapmıyorlar. Kanını emdikleri ülkelerde kendilerine karşı gelmek şöyle dursun, vampir dişlerine zarar veren Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, Budist… ayrımı yapmadan öldürebiliyorlar.

Güney Amerika’da öldürdükleri milyonlarca insanın hepsi Hristiyan’dır.

Onun için insanlığın geleceği, insanı yaratan ve onların insanlığını koruyacak İslam’ı indiren Allah celle celalühün, dünyadan cennete doğru çizdiği “Sırat-ı Müstekıym”e girmesiyle aydınlanacaktır.

Gidişat, onu göstermektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?