Reklamı Kapat

Eski bayramlara özlem

Yaşlıların hatıraları ile yaşamasının bir sakıncası yoktur ama geçmişe özlem duygusunda ölçüyü kaçırmamak gerekiyor. Çünkü eskiye dönmek mümkün olmadığı gibi bunu arzu etmenin de bir anlamı yok. Bu bakımdan eski bayramlara özlem duygumu dile getirirken hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağını, olamayacağının bilincindeyim. Çünkü her dönemin kendine has özellikleri, imkanları, sorunları vardır. Bizler de bu şartlar altında bize biçilen ömrü tamamlayacağız.

Adına ister modernleşme, ister Batılılaşma, ister kendimize yabancılaşma deyin fark etmiyor. Çünkü sadece günlük hayatımızda kullandığımız malzeme ve araç değişmedi, bayramlarımızı bile eskisi gibi yaşayamıyoruz. Çünkü çocukluk ve gençlik yıllarımda memleketimizin zengini ile fakiri ile aynı coşkuyu yaşar, aynı heyecanla bayram yapardık. Bayramdan bayrama alınan pahalı olmayan, çocukları sevindirme arzusu ile alınan bir lastik ayakkabı, bir pantolon bayram heyecanını yaşamamıza yetiyordu. Büyüklerimiz elimizden tutup bayram namazına götürür, namazın ardından akraba ve komşularımızla bayramlaşır, ellerini öperdik.

Evimize döndüğümüzde hazır olan çorbadan ibaret kahvaltının ardından özellikle bayramın birinci günü büyüklerimiz bizi serbest bırakır, akşama doğru yaptığımız bir iş varsa büyüklerimize yardım için yanlarına giderdik. Gün boyu emsallerimiz ile bayram coşkusunu yaşar, çeşitli oyunlar oynar, peltemiz çıkana kadar yorulurduk. Günümüzde büyükşehirlerde yaşayamadığımız heyecanı her bayram yaşardık.

Ankara’ya ilk geldiğimiz yıllarda gecekondu semtinde bir ev kiralamıştık. Orada da memleketimdeki heyecanı yaşadığımı söylemek durumundayım. Çünkü, tüm komşular birbirlerinin durumunu bilir, bayrama işsiz olarak giren komşusunun evini ziyaret ederek imkanları dahilinde bayramda sıkıntı çekmesin diye bir talep olmadığı halde yardımını ulaştırır, yardımı alan komşu da işe girdikten sonra borcunu öderdi. Bunun yanında evlerimizin kapısına kilit vurmazdık.

Hatta şimdi rahmetli olan bir öğrenci kardeşimi evimizin hemen altında boş bulunan bir eve taşımıştık. Ramazan boyunca bu kardeşimin sahur yemeğini komşular getirip kilitli olmayan kapısının arkasına bırakır giderlerdi. Rahmetli kardeşim sahurlukların kimden geldiğini bilmezdi. Böyle olunca insanlar için yaşamak daha kolay ve huzurlu oluyordu. Karşılıklı güven insanların günümüzde en fazla ihtiyaç duyduğu bir duygu ama çok oldu böyle bir duyguyu yitirdik. Çünkü günümüzde dost ile düşman birbirine karıştı. Artık kim dost kim düşman belli olmuyor. İşte bu güzellikler sebebiyle eski bayramları özlüyorum. Ancak, o günlere de dönelim peşinde değilim. Sadece, o günlerdeki komşuluk, dostluk ve samimiyeti bugünlerde de yaşamamız mümkün değil mi, sorusunun cevabını araştırıyorum.

İlişkilerimizi çıkarın oluşturduğu bir dünyada soruma olumlu bir cevap da bulamıyorum. Derdim karamsar bir tablo çizmek değil. Yıllar öncesine bu bayram gününde yolculuk edip, bugüne göre maddeten daha zayıf olduğumuz günlerde bugünden daha huzurlu olduğumuzu hatırlamanın ruhumda oluşturduğu fırtınayı dindirmek derdindeyim. Çünkü yaşlısı, genci, büyükşehirlerde yalnızlığa mahkum. Bir apartmanda hayatını kaybeden komşudan bir diğerinin haberi bile olmuyor. Böyle olunca memleketimdeki altı ahır, tek katlı, komşumla omuz omuza olan evimi şimdiki apartman katına tercih ettiğimi hissediyorum. Bu duygularla tüm Müslüman kardeşlerimin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor, kısa zamanda bayramları bayram gibi yaşayabileceğimiz günlere kavuşturmasını Yüce Allah’tan (C.C.) niyaz ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?