Reklamı Kapat

Bir hüzün bayramı

Müslüman’ın hayatı hep hüzün yüklüdür. Dünya sevinci elbette vardır ama bir yere kadar. İnsanlığın bu kadar acı çektiği bir zamanda hüzünlü olmamak olası mı? Müslüman’ın hayata ilişkin dikkati her zaman var ve olacak. Çünkü kendi sevinciyle çok da mutlu olamayacak kadar ağır bir sorumluluğu bulunuyor.
İnsanlık ağır bir zulüm altında. İnsanlık ölüyor. Ne yana dönüp bakarsak bakalım insan kanı akıyor.


Müslüman, insanlık onurunu korumakla yükümlü. Kendi onuru ve varlık bilinci gereği. İnsanlığın üzerine abanan karanlıklar bir bütün olarak etkili olur. Bundan her insan öyle ya da böyle nasibini alır, etkilenir. Bulunduğu zaman olmasa bile bir gün mutlaka gelir kendisini bulur.


Salgın döneminde insanlık yeni bir durum ile karşı karşıya. Bu bayram ise tamamen farklı. Müslümanlar hac ibadetini yapamıyorlar. Sadece yerel olarak Kâbe’ye yakın olanlar bu ibadeti yapabiliyor. Askeri bir disiplin ile.


İnsan aşkı ve coşkusu burada da sınırlı. Teşrik tekbirleri, duaları ve yakarışları büyük bir çağıltı ile yaşanmıyor.


Bu bayram bir başka hüzünlü. Hac ibadeti için yıllardır bekleyen, gitmeye hazır olanların hüznü çok daha ağır. Bu mahrumiyet ağır geliyor.


İnsanlığı yaşamakta olduğu sınanmada bir bayramın da böyle olabileceği düşünülemezdi. Bunu da bir bakıma hayra yormak gerekir. Bundan da bir hayır dilenmeli. Özlemin büyümesi, bağlılığın artması da bir değer.


Hac ve kurban bir bütün. Kabe’de hac ile kurban birlikte yaşanınca ayrı bir maneviliği var. Hacca gidemeyenler ise yükümlü olanlar bulundukları yerde kurbanlarını keserler. İnsanlık ibadetlerde de birbirinden sorumlu. Bu ibadetler bireysel olmaktan öte genel. Kurbandan sadece kesenler yararlanmıyor. Çevresi ve muhtaç olanlar da yararlanıyor. Kurbanın maneviliği bulunulan bölgeyi kuşatmasına alıyor. Kurbanlık kanı akıtmakla insan asla vahşi olmuyor. Bunu yaşayanlar bilirler. İnsana daha çok duyarlı oluyorlar.


İnsan hayatın merkezidir.

Hac ibadetine gidemeyenler kurbanlarını yerine getirmenin duygusunu yaşayacaklar. İnsanlığa adanmış olan nimetlerin hakkını hakkıyla vermek ve yerine getirmek bir ibadet. Yaratılan her şey insanlık için. Bu da Allah’ın sonsuz güzellikteki bir bağışı. Bayramların ve kurbanların yolunu gözleyen ve bekleyen insanlar var. Bu, asla bir lütuf değil onların hakkı.


İnsanlığın birbirinin üzerinde hakkı var. Bunlar en çok belli zamanlarda hisseder ve yaşarız.
İnsanlara merhamet duymayanlar sadece kendilerini yaşarlar. Onların derdi kendi yaşama ortamları ve lüksleri. Başkaları onları çok da ilgilendirmiyor.


Gerek farz ve gerek vacip veya diğer ibadetlerin sorgulanması yapılamaz. Müslüman kendisine yükümlü kılınmış olanı konumu gereği yerine getirir. Bu ibadetleri yapmayanlar yapmak istemeyenler kendi dünyalık tercihleriyle ilgilensinler, başkalarınınkileriyle değil.


Bu bayram hüzünlü, bu bayram kırık ve kırgın. Bu bayram içli ve duygulu. Bu gibi durumları bir daha yaşamama adına daha özenli olması gerektiğinin bilinciyle olur. Her sınanmanın bir sonucu vardır mutlaka.


Ey Müslümanlar ve ibadet edenler haccınız mübarek olsun. Niyetleriniz ve düşünüşleriniz hayrolsun. Kötülükler ve şerler defolsun, uzaklaşsın. İnsanlığın üzerindeki musibetler bu bayram vesilesiyle hafiflesin, giderilsin.


Akıttığınız kurbanlıkların kanları hayırlar getirsin. İnsanlığın kanının akmaması, merhamet ve sevginin yeniden yaşanmasını nasip etsin. Gönlü yaralı, kırık ve kırgın mazlum ve mağdurların huzur bulmasını nasip etsin. Dua ve niyazımız ibadetlerin, niyetlerin kabulü için. Mübarek bayramınız mübarek olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?