Suriye, İsrail’e mi bırakılmak isteniyor?

Başlığı görünce bazı okuyucularımın aklına ‘Suriye’nin İsrail’e bırakılması nereden çıktı?’ Sorusu gelebilir. Böyle bir sorunun akla gelmesinin de ilk bakışta yadırganacak bir yanı yoktur. Çünkü Suriye’de terör örgütleri ABD ve koalisyon ülkeleri ile Rusya’nın ve İran’ın bulunduğu, bunun yanında da Türkiye’nin Suriye’deki terör örgütlerini temizlemek için mücadele verdiği biliniyor. Buna karşılık İsrail neredeyse Suriye’de hiç görünmüyor.  Ancak, görünmüyor olması İsrail’i yönetenlerin Suriye üzerinde bir hesapları ve geleceğe dönük planları olmadığı anlamına gelmiyor. Eğer İsrail’i yönetenlerin Büyük İsrail Projesi’ni hayata geçirmek için geleceğe dönük bir hayalleri olmasaydı, ABD Bakanı Trump durup dururken Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan eder ve ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınması talimatı verir miydi? Bunun da ötesinde Trump, işgal altındaki Suriye’ye ait GolanTepeleri’nin İsrail’e ait olduğunu ilan etme ihtiyacı duyar mıydı? Bunun yanında Büyük Ortadoğu Projesi’nin aslında Büyük İsrail Projesi olduğunu unutmamak gerekiyor.

Tüm bunlar bilinen ve yakın geçmişte Trump tarafından gündeme getirilen konular.  Ancak, Suriye’nin tamamen ya da bir bölümü Haçlı ittifakı tarafından İsrail’e mi terk edilecek, sorusu nereden çıktı denebilir. Hemen belirtelim ki,  İsrail’in Suriye’de var olması için ille de askeri güçleri ile çatışma halinde olması gerekmiyor. Çünkü görünen o ki, ABD ve koalisyon güçleri ile Rusya’nın İsrail’e planlarının hayata geçirilmesi hususunda çaba gösterdiklerini, hatta Suriye’de İsrail adına vekalet çatışmalarında görev aldıklarını söylemek yanlış olmaz. Böyle olmasaydı, Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesi ve GolanTepeleri’nin İsrail’e ait olduğunu söylemesine ne gerek vardı. Bunun da ötesinde tüm dünyanın kimin topraklarını kime veriyorsunuz, diye sorması gerekmez miydi? Trump’ın bu açıklamasına AB ülkeleri ile Rusya’dan ciddi bir karşı açıklama geldiğini hatırlayan var mı?

Maksadım kafa karıştırmak değil, olayların görünenlerinin perde arkasını araştırmak ve bu hususta düşünmeye ihtiyaç olduğuna vurgu yapmak. Çünkü İsrail canı istediği zaman Suriye’ye vuruyor, askeri tesislerini imha ediyor ve bütün bu olanlar yukarıda sözünü ettiğim ülkeler tarafından ya görmezden geliniyor ya da önemsemez bir tavır sergileniyor. Böylece İsrail’in Suriye’ye yönelik her saldırısının ardından İsrail’in yanında yer alarak destekliyor ve saldırılarında teşvik ediliyor.

Tüm bunlar nereden çıktı? Durduk yerde Suriye ile İsrail arasında böyle bir bağlantıyı neden kurduğum sorusu akla gelebilir. Dünkü bir gazetede, “İsrail helikopterleri Suriye’deki hedefleri vurdu” başlığı altında yer alan haber tüm bunları düşünmeme sebep oldu. Çünkü haberde, “Suriye’den Golan Tepeleri yönünden mermi atılmasına karşılık olarak İsrail ordusuna ait savaş helikopterleri Suriye’nin güneyinde Suriye ordusuna ait askeri hedefleri vurdu” deniyordu. Belli ki, Trump’ın açıklamasından sonra olsa gerek GolanTepeleri’nin artık Suriye’ye değil İsrail’e ait olduğu kabulü oluşmuş. Diyelim ki, bir yanlışlık oldu. Hiçbir ülke ne oluyor, İsrail Suriye’nin askeri hedeflerini neden vuruyor diye sormuyorsa bu dünyada hakkın korunması mümkün olmayacak demektir. Bir başka ifadeyle, gücüm var her istediğimi yaparım anlayışı meydanı boş bulmayı sürdürecektir. Böyle olunca da böyle bir dünyada hak ve hukuktan bahsetmenin de bir anlamı kalmayacaktır. Böyle olunca da İslam dünyasının artık vakit kaybetmeden İslam Birliği’ni oluşturması için harekete geçmeleri gerekiyor. Çünkü Haçlı-Siyonist ittifakı sadece güçten anlar. Karşılarında hadlerini bildirecek bir güç gördükleri takdirde kendilerini kontrol etme ihtiyacı duyacaklardır. Bu sağlanamadığı sürece zalimler meydanı boş bulacaklardır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?