Reklamı Kapat

“Bin FETÖ gelir” hikâyesi neyin nesi?

Geçmişte FETÖ’ye asla bir tavır koymayan hatta onun eteklerinde palazlanan bir kısım zevat bu günlerde güya FETÖ tehlikesinin büyüklüğünü anlatmak için Müslüman cemaatleri, vakıf, dernek ve tarikatların tümünü zan altına iten sorumsuz açıklamalar yapmakta ve “Bir FETÖ gider bin FETÖ gelir”   diyerek İslam lehine her atılan adımı karalamaya çalışmaktadırlar. Bu bir algı operasyonu, diğer bir tabirle piar çalışmasıdır. Bu, aynı zamanda İslami ilim geleneğini kurutarak ve yeni sapmaların, dolayısıyla yeni FETÖ’lerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamaya bilinçli ya da bilinçsiz olarak hizmet etmektir. Zira her sapık cereyan yayılmak için mutlaka cehalet ortamına ihtiyaç duyar. Bunun için FETÖ imam hatip muhitinde palazlanamamıştır. Tarikat çevrelerinde palazlanmamıştır. Milli Görüş çevresinde palazlanamamıştır. FETÖ’nün binlerce okul, yurt, dershane ve onlarca üniversite binası yaptırmasına rağmen bir tek bir imam hatip binası yaptırmaması herhalde tesadüf değildir. Çünkü onlara din cahili insanlar lazımdır ki, zehirlerini kolayca zerk etsinler.

Bu örgüt her şeyden önce klasik manada bir İslami cemaat değil, masonik bir yapılanmadır. Hep Müslüman mahallesinde bulunmuş ama hiçbir zaman İslami cemaatlerle ilişki kurmamıştır. Hatta siyasi ilişkilerinde bile böyle davranmıştır. Mason Demirel’in karşısında iki büklüm olmuş, Ecevit’e şefaat vaat etmiş, Baykal’la görüşmüş ama Erbakan’dan nefret ettiğini canlı yayında ifade etmekten sakınmamıştır. FETÖ 40 yıllık mücadelesinde her siyasi liderin karşısında süt dökmüş kedi gibi dururken sadece iki kişiye; merhum Erbakan Hocamıza ve Mavi Marmara olayından sonra da Sayın Tayyip Erdoğan’a karşı diklenmiştir.

Diğer taraftan İslami grup ve cemaatlerle, tarikat ve sivil toplum kuruluşları FETÖ’cülerin hep hedefinde olmuş, yok etmek için bin bir tuzak kurmuşlardır. Bunun için de “bir FETÖ gider, bin FETÖ gelir” türünden söylemlerde bulunanlar daha ziyade FETÖ ile iltisaklı şahıslar ya da cemaatler, tarikatlar ve sivil toplum kuruluşlarının yapısını bilmeden bilinçsizce konuşan kişiler veyahut da dinle alakalı her şeye toptan kırmızı kart gösteren ulusalcılar olduğu aşikârdır. Ayrıca son zamanlarda “Bir FETÖ gider, bin FETÖ gelir” tarzında söylemlerle boy gösteren kimselere bakıldığında, bu kişilerin zamanında FETÖ’yü kitaplarında övdüğü ya da FETÖ’nün amiral gemisi Zaman Gazetesi’nde kendilerine tam sayfa ayrılarak makaleler yazdırıldığı görülecektir.

(https://www.risalehaber.com/mustafa-islamoglu-f-gulen-allah-tarafindan-gorevlendirildi-282603h.htm).

Şimdi kısaca İslâmî cemaat, dernek, sivil toplum kuruluşları ve gerçek tarikatları FETÖ ve benzeri yapılardan ayıran özelliklerin bir kısmını sıralayarak FETÖ’nün asla bir İslami cemaat olmadığına işaret etmek istiyorum.

1- Türkiye’de faal olan tarikat ve cemaatler, köklü bir geleneğe sahiptirler ve bunların kökleri asırlar öncesine dayanır. Üzerlerinden nice silindirler geçmiş olmasına rağmen devletten tamamen bağımsız olmaları ve hiçbir zaman devlet işlerine karışmamaları sayesinde her devirde varlıklarını korumuşlardır. Bu tarikatlar aynı zamanda Anadolu’nun tapusudur. Oysa FETÖ, yakın bir zamanda şaibeli bir şekilde ortaya çıkmış ve her zaman üzerinde bir sis perdesi olmuştur. Dolayısıyla FETÖ’yü İslâmî cemaat saymak ve bunun üzerinden İslami cemaatler hakkında ahkâm kesmek en hafif tabirle cahilliğin ta kendisidir.

2- FETÖ, dini başkalaştırma amaçlı telkinler, yayınlar ve teşkilatlanmalar yapan bir yapıdır. Amaç Katolik Hıristiyanlık türü bir Müslümanlık ortaya çıkararak Emperyalist kâfirlerin İslam ülkeleri üzerindeki hegemonyalarının devamını sağlamaktır. Papa’ya gidip mektup sunması ve “sizin misyonunuza hizmet etmek istiyorum” demesi, İbrahimî dinler söylemi, Hıristiyanların da cennete gideceğini iddia etmesi hep bu amaca hizmet etmek için üretilen söylemlerdir. Daha fazla bilgi için Prof. Dr. Yümni Sezen’in “Dinlerarası Diyalog İhaneti” kitabına bakılmalıdır. Oysa İslami cemaatlerden hiçbirisi bu saçmalıkları kabul etmediği gibi tam aksine karşı  çıkmışlardır. Özellikle de Milli Görüş camiası. Ben şahsen bu konuda FETÖ’nün zirvede olduğu dönemlerde dahi Milli Görüş teşkilat binalarında veya onların organize ettiği salon toplantılarında yüzlerce konuşma yaptım. Ama aynı dönemde bu günlerde FETÖ düşmanı kesilen bazı şahıslar FETÖ’nün medyası kuruluşlarında danışmanlık yapıyorlar, İbrahimî dinler saçmalığı hakkında makaleler yayınlıyorlardı.

3- Türkiye’de faaliyet gösteren köklü cemaatler, mevcut hocalarının keyfi fetvalarıyla değil, kadim İslâm kültürünün oluşturduğu gelenek doğrultusunda irşad faaliyeti yürütmektedirler. FETÖ ise bunun tam zıddına hareket etmekte, insanları hakka değil kendi keyfi fetvaları ve saçma görüşleri ile amel etmeye çağırmıştır. Kendine bağlı subaylara namazı terk etme, içki içme, hanımlarının başını açma gibi fetvalar vermesi F.Gülen’in bu kabil keyfi fetvalarıdır ve asla İslam’la bağdaşmaz. 

4- İslami cemaatler, Ehl-i Sünnet fıkhına bağlı kalarak, zaruret hallerinde fıkıh kitaplarında gösterilen çarelerin dışında bir yol tutmazlarken;  FETÖ, takiyye adı altında her türden haramın irtikâbına fetva vermiş, yol açmıştır. Yani bunlar takiyyeci bir örgüttür. Hâlbuki Ehl-i Sünnet fıkhı takiyyeyi zaruret hallerinde sadece gayrimüslimlere karşı kullanma ruhsatını verir. Bu konuda İslami cemaatler bu örgütten ayrılır.

5- İslâmî grupları FETÖ’den ayıran en önemli özelliklerden birisi de cemaat liderlerinin, özellikle de tarikat şeyhlerinin müntesiplerince tüm açıklığı ile ve gerçek isimleriyle bilinmesidir. Hatta bu tarikatların birçoklarının ikiyüz – üçyüz yıllık aynı aileden devam eden kolları vardır. FETÖ’cülerde ise tam bir gizem hâkimdir.  Birbirleri arasında dahi gerçek isimlerini değil, kod adlarını kullanmışlardır. 

(https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/feto-elebasi-gulen-yazilarinda-10-ayri-kod-adi-kullanmis/1700151)
(https://www.milliyet.com.tr/gundem/son-dakika-feto-nun-gizli-alfabesi-kod-adi-kullaniyorlar-2460272). 

6- İslâmî grupların FETÖ’den en büyük farklarından bir diğeri, İslâm’ın temel ilkelerini eğip bükmemeleridir. Örneğin hiçbir İslâmî grup, gayrimüslimlere ya da Kemalistlere hoş görünme adına başörtüsü için “teferruat” tabirini kullanmamıştır.

(https://www.memurlar.net/haber/663024/itirafci-albay-feto-yu-anlatti-icki-de-ictim.html).

7- Diğer bir fark da kadim geleneği olan cemaatlerin devlete sızma gibi bir amaçlarının olmamasıdır.

(https://tr.sputniknews.com/turkiye/202006231042308821-eski-yok-baskani-ozcan-feto-osymnin-tum-sorularini-caldi/).

 8- İslâmî cemaat ve tarikatların FETÖ’den diğer bir farkı, FETÖ gibi dış güçlerin koruması ve himayesi altında olmamasıdır. Zira bahsi geçen yapıların hiçbirinin merkezi ve lideri yurtdışında yaşamamaktadır. Oysa FETÖ’nün merkezi de, lideri de Pensilvanya’dadır. FETÖ sadece Türkiye’de değil, diğer ülkelerde de İslami cemaatlere karşı kullanılmaktadır. Örneğin Mısır’da gerçekleşen darbede FETÖ’nün etkisine dair haberler oldukça çoktur.

(https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/nurettin-veren/misirdaki-darbe-fetonun-planidir-25220.html).

9- FETÖ’yü İslami cemaatlerden ayıran diğer önemli husus ise yolların ayrılış noktasında kalbinin hep gayrimüslimlerden yana çarpmasıdır. Örneğin, Irak-ABD savaşı esnasında Irak’ın attığı füzelerin Tel Aviv’e düştüğü esnada örgüt lideri korsan devlet İsrail’den yana tavır almıştır.  15 Temmuz sonrası haçlıları öven konuşması da unutulmuş değildir. Yine Mavi Marmara olayında Yahudilerden yana tavır koymuştur.  Yine Ayasofya’nın açılması kararı sonrasında bazı FETÖ’cülerin tepkisel açıklamaları onların bu durumunu çok güzel özetlemektedir.

(https://www.yeniakit.com.tr/haber/mavi-marmara-fetonun-gercek-yuzunu-ortaya-cikardi-71181.html)
(https://www.yenisafak.com/gundem/fetonun-haclilari-3452059).
(https://www.yenisafak.com/gundem/hainlige-doymuyorlar-feto-firarisi-abdullah-bozkurt-ayasofyada-fetih-suresi-okunmasini-batiya-sikayet-etti-3542180).

10- Şuna da değinmek gerekir ki FETÖ, Vatikan’ın dinler arası diyalog çalışmasının bir parçasıdır. Oysa İslami cemaat ve tarikatlar gerek Ayasofya’nın açılması gerekse dinler arası diyalog hususunda FETÖ’nün tam tersi düşüncelere sahiptirler.

11- FETÖ; Müslümanlarla bir araya gelmemesi, özellikle de Millî Görüş’e düşmanlık beslemesi yönüyle de İslâmî gruplardan ayrılmaktadır.

(https://www.yenisafak.com/yazarlar/huseyinlikoglu/fetonunsahipleri-milli-gorusun-dusmanlari-2047992). 28 Şubat’ta FETÖ’nün Erbakan’a karşı kurduğu tuzaklar bugün bir bir ortaya çıkmaktadır.

12- FETÖ, müntesiplerini, düşünce yapısı açısından daha fazla bozmak için, bulunduğu sosyal çevreden, komşu ve akrabalardan özellikle koparmıştır. Hatta cami ve cemaatten dahi uzaklaştırmıştır. Hâlbuki İslami cemaatlerin ağırlık noktasını cami ve cemaatle namaz teşkil eder.

13- FETÖ’nün en büyük farklarından birisi de sosyal medyayı çok etkili kullanması ve çok rahat algı operasyonu yapabilmesidir. Oysa tarikat ve cemaatler bu alandan oldukça uzaktır.

(https://www.aa.com.tr/tr/15-temmuz-darbe-girisimi/feto-hedeflerine-sosyal-medya-algisi-uzerinden-ulasmaya-calisiyor/1830715). 

14- FETÖ,  daima dış güçlerin içeride karışıklık çıkarmaları için bir maşa vazifesi görmüştür. Gezi olaylarına destek vermesi de bu anlayışın bir neticesidir. Halbuki İslâmî cemaat ve sivil toplum kuruluşlarının tamamı Gezicilerin karşısında yer almıştır.

(https://tr.sputniknews.com/turkiye/201903041037988201-feto-yargilanan-yarbay-gezi-destek/) (https://www.sabah.com.tr/gundem/2018/05/31/fetonun-buyuk-oyunu-gezi-kalkismasi)

15- FETÖ,  daima zengin-fakir ayrımı yapmıştır. Hatta onlar arasında şu söz meşhur olmuştur: “Parasız insan gereksiz insan.” Sadece zenginler ve onların çocukları ile ilgilenmiştir. Oysa İslami cemaatler asla bu ayrımı yapmazlar.

(https://www.trthaber.com/haber/gundem/fetoden-orgute-katilacaklara-2z-kurali-304813.html). 

Tabii burada saydıklarımız bizim tespitlerimizdir ve meselenin tümü de burada sayılanlardan ibaret değildir. Gerçeği en doğru şekilde bilen ise yalnızca Cenab-ı Hak’tır.   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Miralay - Senelerdir tanıdığım ve bildim bileli FETÖ (o vakitler fetullahçı denilen) düşmanlığı yapan bir dini cemaatin içinde bulundum. Gelgör ki onlar da kendi çaplarında birşeyler yapmaya çalışmakla beraber, illa menfaatlerini düşünen yapı. İlla ki kendi içinden evlilik olacak, illa ki kendilerine bağış yapılacak, aidat verilecek, illa ki mühim işlerde hocalarının izni alınacak. Bunları yapmayan birisi, o cemaat yapılanmasının ancak kıyısında köşesinde bir yerde bulunabilir, sözü geçer lafı dinlenir birisi olamaz..

İşte Türkiye'mizin ağlanası hallerinden bir demet..!

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 27 Temmuz 11:48


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?