Reklamı Kapat

Erbakan Hoca’nın ‘sır’ projesi!

 Mehmet (Yılmaz) abi aradı, Saadet Partisi Küçükçekmece teşkilatından. Dedi ki; “Araştırmalara göre Türkiye’nin en mutlu insanları Sinop'ta yaşıyor. Birkaç gündür Sinop’tayım. Birçok yeri ziyaret ettim. Hakikaten araştırma doğru mu diye de gözlem yapıyorum. Bir yere oturduk, çay içiyoruz. Hemen sonrasında bir grup geldi. Pastalı falan bir kutlama yaptılar. Öyle mutlulardı ki... Test etmiş olduk araştırmayı! Evet, Türkiye’nin en mutlu insanları Sinop'ta...

Sevgili Mehmet abim, siz yine de bu korona günlerinde fazla oraya buraya gitmeyin. Hafazanallah...

***

Sinop demişken… Son derece ilginç bir detay…

Millî Gazete’nin her ay okurlarına “Bir olmak bize iyi gelecek” sloganıyla sunduğu “Maaile Dergisi”, Temmuz 2020 sayısında nefis bir Sinop dosyasına yer verdi. Dosyayı hazırlayan, Safiye Gül Hanımefendi. Sinop hakkında bilmediğiniz, merak ettiğiniz ne varsa tümünün cevabı var, bu oldukça geniş dosyada...

Şu satırlar, Safiye Gül Hanımefendi’nin Sinop dosyasından;

* “Sinop’un bir medâr-ı iftihârı da TC 54. Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dır. Aynı zamanda bir bilim insanı olan Necmettin Erbakan’ın annesi, Sinop’un tanınmış ailelerinden birinin kızı Kamer Hanım’dır.”
* “Erbakan, Cumhuriyet’in kuruluşunun üçüncü yıldönümünde 29 Ekim 1926’da Sinop’ta doğmuştur. Sinop’un Erfelek ilçesinde mutlaka görülmesi gereken meşhur ‘Tatlıca Şelaleleri’ne giderken, yol üstünde “Uzungürgen” yazılı bir tabela gördüğünüzde işte orası Necmettin Erbakan’ın anne topraklarının bulunduğu yerdir.”
* “Son asrın ülkemizdeki dehâlarından biri olarak kabul edilen Necmettin Erbakan’a dair Sinop’ta bir ismin geçmemesi çok enteresandır!”
* “Sinop’a eskiden yolu düşenler bilir. İstanbul-Sinop yolunun son seksen kilometresi adrenalinin tavan yaptığı bir yoldu. Dağın kazılarak tünel yapılması ve bu yolun projesi Erbakan Hoca’nın 37. MSP ortak Hükûmet döneminde başlatılmıştır.”
* “O dönemlerde herkesin heyecan duyduğu bir projeydi. Çocuktum, büyükler konuşurken, dağ nasıl delinebilir hayli merak ederdim, biz geçerken göçerse diye düşünürdüm? Hükümetin sona ermesiyle proje durduruldu. Günümüzde bu proje tamamlanmış, dağın altından tüneller açılmış, yol hizmete girmiştir.”

***

Siz, böyle bir projenin varlığından haberdar mıydınız? Erbakan Hoca’ya ait olan ama gün ışığına henüz çıkmamış daha kim bilir ne projeler var…

Maaile Dergisi’nin Temmuz 2020 sayısında yer alan hayli çarpıcı bu dosyanın çok küçük bir kısmını hatırlattım.

Gerisini merak etmiyor musunuz?

AYASOFYA’DA MİNBERDE KILIÇ GELENEĞİ!

Ayasofya Camii, 86 yıl sonra yeniden cami olarak ibadete açıldı. 86 yıllık hasret, 24 Temmuz 2020 tarihinde Cuma namazıyla birlikte bitti.

Dikkatinizi çekmiştir; Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, hutbeye bir kılıçla çıktı. Peki, bu kılıcın anlamı neydi? Anlatayım;

Bir defa bu gelenek Osmanlı’dan kalma bir gelenek. Daha eskilere gidersek, Türk geleneklerinde de mevcut.

Buna göre eski cami imam hatipleri, cuma ve bayram hutbeleri için minbere kılıçla çıkıyor.

Osmanlı padişahlarının kılıç kuşanma merasimleri, hükümdarlıklarını ilan ettikleri anlamına geliyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nda devlette hükümranlığın alameti olarak görülen kılıç kuşanma merasimlerinin yapıldığı mekânlar zaman zaman camiler de oldu.

O camilerden biri de, Osmanlı'ya başkentlik yapmış olan Edirne'deki Eski Cami'dir. Kılıç geleneği, asırlardır sembolik olarak yaşatılıyor bu camide. Cuma günleri ve bayram namazlarında hutbeye kılıçla çıkılıyor.

O mesajda kılıcı hangi elle tutacağının dahi özel anlamı söz konusu. Sağ ele alınan kılıç, “savaş, kılıcı kullanma” niyetini ortaya koyuyor ve düşmanı korkutmayı amaçlıyor. Hutbelerde kılıç sol ele alınıyorsa, bu da, “dosta güven verme, barış” amacını taşıyor.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş da kılıcı sol elinde tutarak, tüm dünyaya dostluk, barış ve güven mesajı verdi.

İLGİNÇ NOTLARLA, 24 TEMMUZ 2020 TARİHİNİN ANLAMI

* Ayasofya, 86 yıl sonra yeniden cami olarak ibadete açıldı. Hasret bitti. Emeği geçen herkese teşekkürler.

* Ayasofya, 1453’te başlayan yolculuğuna kaldığı yerden ‘devam’ dedi.

* Ayasofya’nın içinde ve dışında Cuma namazını 350 bin kişi aynı anda kıldı.

* 45 bin kişi de belirlenen alana giremedi.

* Ayasofya’nın 4 minaresinde aynı anda ezan okundu.

* Ayasofya Camii'nde ilk namaz öncesi minbere iki yeşil sancak asıldı. Osmanlı İmparatorluğu fethin sembolü olarak 'Yeşil Sancak' kullanıyordu. Yeşil zemin üzerinde üç beyaz hilal bulunmakta. Bu üç hilal üç kıta olan Avrupa, Asya ve Afrika'yı temsil etmektedir.

ASIM GÜLTEKİN’E RAHMETLE…

Ramazan ayında “Mirasımız Derneği” tarafından düzenlenen Kudüs ziyaretinde ekip arkadaşlarımızdan biriydi, Asım Gültekin. Bizim Ercan Özcan’la birlikte katılmıştık, programa. O gezide uzun uzun sohbetlerimiz oldu, Asım Gültekin’le...

Kudüs dönüşü bir gün aradı; “Rasim Özdenören abi İstanbul’da. Dar bir katılımcıyla sohbet edecek, gelir misin?” Atlayıp gittim.

Üsküdar’da hoş bir mekân. Az sayıda şair, yazar, araştırmacıdan oluşan bir katılımcıyla sohbet ettik, çay içtik, Rasim abiyle. Sorular soruldu, cevapladı. Eşi hanımefendi de beraberdi. Sohbetin ilerleyen saatlerinde Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu da iştirak etti, erken ayrıldı.

Eskilerden konuştuk, birebir de sohbet imkânı bulduk. Güzel bir akşamdı…

Asım Gültekin, Rasim Özdenören’in sağ koluydu, adeta. Özdenören, Gültekin’in vefat haberini aldığında, “Sağ kolum koptu sandım.” diyecekti…

***

Asım Gültekin’le ilk Sirkeci Garı’ndaki Dergi Fuarı’nda merhabalaşmıştık, yıllar önce. Sonrasında yine Dünya Dergiler Birliği (DERGİBİR) toplantılarında hasbihal etme imkânımız oldu.

Eğitimci ve yazardı. Sıra dışı bir entelektüeldi; mesela, ‘dut günleri’ düzenlerdi. Mesela farklı branşlarda, farklı platformlarda sohbet programları yapardı. Tam bir dergi virtüözü idi.

Rahmet diliyorum…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Kemal - Erbakan hoca proje adamıydı. Birkaç yıl daha işbaşında kalsaydı ülkede sorun kalmayacaktı. Bırakmadılar. Tahammül edemediler...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 27 Temmuz 10:57


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?