Reklamı Kapat

Kudüs fethedilirse meridyenin 0 noktası Greenwichg değil Ayasofya olur

Güneş doğmadan önce gökyüzünde tan yeri ağarınca, yeryüzündeki bütün hayvanlar, otlar, ağaçlar, birbirinden habersiz sandığımız anda hareketlenir.

Bizim gibi saat taşımayan horozlar aynı anda, hepsi birden şafağın attığını, tan yerinin ağardığını, öterek bildirirler.

Bize de hayata başlarken sabahleyin, hayatı yaratan Allah celle celalühe dört saygı duruşu, dört rüku, sekiz secde ile hamd ve şükrünü yerine getirip hayata öyle başlamasını hatırlatırlar.

Bu günlerde bulunduğum yerde çekirgeler ve kumrular da bu uyarıcı orkestraya katılıyorlar.

Bir makalemde, iki yüz tane çalar saati, saat beşe kursanız ve en hızlı uçaklarla iki yüz devletin devlet yönetim merkezine koysanız, saat beş olunca hepsi birden aynı anda çalmaya başlarlar.

“Biz, saat gibi cansız değiliz ki, neden kurulmaya izin verelim? Diyen olabilir.

Yeryüzünde kurulmayan bir tek insan yoktur.

Anne ve babasından duyduğu ilk kelimeler ve mimikler, kişiyi kurmaya başlarlar.

Sonra gittiğiniz eğitim kurumu sizi kurar.

Bağlandığınız siyasi, ticari, sosyal… gruplar, kurulumunuzu devam ettirirler.

Müslümanlar, biraz daha dikkatlidirler, kendisi gibi bir insanın değil, Yaradan’ının kurmasını isterler ve O’nun gönderdiği kitaba ve o kitabı nasıl anladığını ve uyguladığını gösteren Sevgili Peygamberimiz’e göre kendini ayarlamaya çalışırlar.

Müslüman olmayanlar, kendileri gibi birinin yazılımına göre hareket eden robot olur, Müslüman ise Yaradan’ının indirdiğine göre hareket eden insan olur.

Bugüne kadar ülkemiz üzerinde halkımızın gavur olması için milyar dolarlar harcayanlar, darbeler yaptıranlar, Ayasofya’nın açılmasıyla bir daha yıkıldılar.

350 bin insanın açılışa canlı olarak katılması yanında, bütün dünya Müslümanları da nefeslerini keserek televizyonlarından izlediler.

Z gençliği, ateist gençlik, deist gençlik, komünist gençlik, rapçiler… gibi gençlerimiz için: “Dünya görüşü yok bunların” dediğimiz ve “elinden telefonu düşürmez” dediklerimiz, 24 Temmuz 2020 Cuma günü Ayasofya’da Cuma namazı kılındıktan sonra, Facebook, Instagram, WhatsApp, YouTube, Google… gibi aracılarla Türkiye’ye ve tüm dünyaya, birbirinden habersiz, birbirini tanımayan bu insanlarımız aynı anda “Zincirler kırılacak Kudüs açılacak” gibi bu anlama gelen ve benim de aklıma gelemeyecek kadar cümleler kuran insanlarımız, eli oynaşta olsa da gönlünün merkezinde İslam olduğunu ortaya koyuverdiler.

Gazete ve televizyon yayınlarından da öğrendiğime göre bütün dünyadaki Müslümanlar bayram yapmışlar.

İsra Sûresi’nin birinci ayetinde “Mescid-i Aksa” diye geçen Mescid, Sevgili Peygamberimiz’in dilinde değer bakımından üçüncü sıradadır.

Birincisi Mekke-i Mükerreme’deki “Mescid-i Haram” İsra Sûresi’nin birinci ayetinde geçer.

İkincisi, Medine-i Münevvere’deki Mescid-i Nebevi,

Üçüncüsü ise Mescid-i Aksa’dır.

Sevgili Peygamberimiz:

 “Ancak üç mescide uzun ve zahmetli yolculuk yapılabilir: Mescid-i Haram, Mescid-i Rasül, Mescid-i Aksa” buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Fezail’üs-Salat bab 1, Sıyam, bab 67, Müslim, Sahih, K. Hac, bab 74, Ebudavud, Sünen, K. Hac, bab 97)

Ufukta güneşin ışınları görülmeye başlayınca her canlı, kendi durumuna göre ondan etkilendiği gibi, Ayasofya’nın açılış haberi, her Müslüman’ın gönlündekini dışa vuruverdi.

Birbirini tanımayan milyarlarca Müslüman kendi kabiliyeti, bilgisi, birikimi kadar olumlu tepkisini gösteriverdi.

Aynı güneşte yandığımız, aynı soğukta donduğumuz gibi aynı havalar estiğinde hepimizin gönlüne aynı duygular geliverir.

Eski dilimizde “efkârı umumiyye”, “ma’şeri vicdan”, yeni dilimizde “kamuoyu”, kolektif akıl gibi duygular, birden neşv-ü nema buluveriyor ve içteki hisler, kelimeler ve davranışlarla aynı anda dışa vuruveriyor.

İçimizdeki sızı/yor.

Halkı Müslüman olan bazı ülkelerin yöneticilerinin gönlü bizimle, kılıçları ise Allah’tan daha fazla korktukları din düşmanı devletlerin yanında olsalar da, halkları Müslümanların yanındadır.

Denesinler, Mısır’da, Suudi Arabistan’da, Esed’in Suriye’sinde oylama yapsınlar:

“Mescid-i Aksa”dan Siyonistlerin çıkmasını ve Kudüs’ün özgürlüğünü isteyenler, beyaz kâğıdı sandığa atsınlar,

Mescid-i Aksa’nın Siyonistlerin zincirleri altında esaretine devam etsin” diyenler, siyah kâğıdı sandığa atsınlar” densin ve oylama yapılsın.

Oylama, gizli yapıldığından devleti yönetenler de beyaz kâğıt kullanırlar ve  yüzde yüz oylamayı kazanırlar.

Dünya haritasında Ayasofya’nın üzerinden düz bir çizgiyi Mekke’deki Kâbe’de sonlandırmışlar ve o çizgi de Kudüs üzerinden geçmiş.

Meridyen çizgisini İngilizler “Güneş batmayan” imparatorlukları zamanında Londra’nın Greenwich semtinden geçirmişler.

Şimdi İngiltere güneş doğmayan bir adacığa sığındı. Hatta bir İngiliz karikatürist, İngiltere başbakanı Tony Blair’in boynuna bir tasma takmış ve tasmanın ucu, Amerika Cumhurbaşkanı’nın elinde idi.

Kudüs'ün fethiyle, meridyenin sıfır noktası, Osmanlı’da olduğu gibi Ayasofya’dan geçeceği günleri de göreceğiz inşallah.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?