Dil sürçmesi salgını mı var?

AKP Grup Başkanvekili M. Muş’un Meclis oturumunda yaptığı konuşma tartışılıyor.

“Siz ne zamandan beri terörist görüyorsunuz Sayın Fetullah Gülen’i söyler misiniz?”

Oturumu yöneten AKP’li başkan vekilinin “Sayın Muş siz de sehven sayın           Fetullah Gülen dediniz, siz de onu düzeltiniz” ikazı üzerine Genel Kurul’dan özür dileyen sayın Muş, dilinin sürçmesi açıklamasını yaparken de muhalefeti suçlamayı sürdürdü. “Muhalefet laf atınca insîcamınızı bozuyor.”

Biz de dinledik, okuduk bu haberi ve seyrettik görüntülerini. Cevabını arayacağımız sorularımız var. Çünkü 15 Temmuz’un 4.üncü yılında Meclis’te FETÖ’den sayın Fetullah Gülen olarak bahsedilmesi, bizi, sunulan bahanelere inandırmıyor!

AKP’li sayın Muş, CHP’llere doğru dönüp yukarıya da yazdığımız cümleyi söylediği anda hiç pozisyonunu ve rengini bozmadan şöyle devam etmişti.

“FETÖ’yü ne zamandan beri terörist görüyor sunuz?”

 Peşpeşe edilen bu iki cümle arasındaki zaman farkı, normal bir konuşmanın saliseleri kadardır ancak.

Hal böyle iken...

Sayın Fetullah Gülen diyen bir kişi “Söyler misiniz” kelimesinden hemen sonra nasıl “FETÖ” diyebiliyor?

Hangi hitabıdır içinde yaşayan?

Sayın Muş’un dil sürçmesi en çok hangi kelimeleri yahut isimleri kullanmak istediğinde oluyor?

Muhalefet milletvekillerinin laf atma ve insicamı bozma özellikleri Meclis’lerin olmazsa olmazı iken, bu ülkenin bir hainine “sayın” demenin mazereti olabilir mi?

Sayın Muş’u partisi daha iyi biliyor ve güveniyor olmalı ki, onu grup başkanvekili yapmışlar. Dolayısıyla bizim bu sorularımızın hata arama özelliği yoktur. Hatta özür dilemeye durduğunda, bizim kadar üzülmediğini anladık itirazımızı da geri alıyoruz.

Meclis oturumunu yöneten AKP’li başkan vekilinin tashih isteyen cümlesindeki “sehven” kelimesini bazı haber sitelerinin yazmaması dikkatimizi çekmiş olsa da biz, cümlenin bütününe takıldık daha çok. “Sayın Muş siz de sayın Fetullah Gülen dediniz siz de onu düzeltin isterseniz...”

FETÖ’ye sayın demek Meclis’imizde isteğe mi bağlıdır, sorusunu geçiniz. Sayın başkan vekilinin, milletvekilinin hatasını aynen tekrar etmesinde de var bir garabet, yahut hikmet!

Belki de Meclis’i yöneten, düzeltilmesinin “şart” olduğu bir cümlesini konuşmacıya “aynen” hatırlatarak ikazını yapar gibi bir madde vardır içtüzükte; biz bilmeyiz. Lakin o gün Meclis tutanaklarına iki kere “sayın” diye yazdırılması şeddeli bir hainin, bir özürle, üstelik muhalefetin suçlandığı bir özürle silinir mi hafızalardan; onu da bilmeyiz.

15 Temmuz gecesi Akıncı üssünde yakalanan Adil Öksüz’ü anlatan medyanın, sanki hainlerin zeka özürlü olduklarını keşfetmişler gibi “Arsa bakmaya geldim” demesini herkeslere duyurmasından sonra kaçırılma işlemine “istemeden” katkı sağladığını bilen, çözen, gören var mı? O gün, o Akıncı üssünden ak donlu resim ve o “parola” cümlesi, reklamcı medyamız tarafından görmezden gelinse ve iktidara aferin malzemesi yapılmasa bugün o firarın olmayacağına inananlarımız olabilir mi? Bu da bir “belki” dedirtir bize.

Bu örnekle, AKP görevlisi sayın Muş’un o gün Meclis’te muhalefete cevap verirken kendi ifadesiyle “istemeden” sayın demesini, sonraki haftada gerçekleşen Türk Tarih Kurumu başkanının “İstemeden” yaptığı beyanatıyla desteklendirerek, üstelik herkes Ayasofya’yı konuşurken bir yere mi varmak istiyorsunuz, sorusuna muhatap olmak aklımıza bile gelmemiştir. Öylesine takıldık işte, sayın Muş’un “sayın” demesine. Aslında “Terörist görmek” tanımına da takılmalıydık ama... 251 şehidimizin olduğu bir 15 Temmuz yıldönümünde “Kanıt arar” gibi, “Kanıtınız var mı” sorusunu çağrıştırırcasına, FETÖ denmiş olsa da hemen sonra, hâlâ zaman sorgusuna takılıp kalmaya takılmalıydık amma... Üç nokta!

Hesap sorulan hesap soruyor

Ankara Belediye Başkanı, bir belediye Meclis toplantısında konuşmuş, bir önceki AKP yönetim günlerinde vesikalanmış bir olayı. Özetini vermekle yetinmiş haber siteleri.

“Sonradan emekli olan Ankara Halk Ekmek Genel Müdürü, aynı zamanda yönetim kurulu başkanı. Kendini işten atıyor. Yönetim Kurulu Başkanı A, Genel Müdür A’yı işten atıyor. Gazetelere istifa ettim diyor ama bir de kendi kendini attığı için ayrıca kıdem tazminatı alıyor.”

Belediyelerdeki icraatları hesaba çekilen CHP, hesaba çeken olmuş bugün.

AKP, hezimete uğradığı son yerel seçimlerde kurt olmuş politikacılarıyla gömlekli günlerin hatırına oy devşirmeye durmuşlardı.

“94 ruhuyla çalışacağız!”

Ama neden şimdi dedi millet. Ne oldu da hatırınıza düştü o günler?

Bugün Başkan Yavaş’ın açıkladıklarından haberli olmalıydılar. O 94’te “Çalmayacağız, çaldırmayacağız” sloganıyla oturmuştu o gün makamlara layık görülenler.

Devlet, yönetim kurulu başkanı yaptığı A’ya, genel müdür A sıfatı da vermiş. O A’ya, Türkiye Cumhuriyeti devleti daha ne verecekti ki kıdem tazminatı peşine düşmeyecek, çalışanlarına böyle örnek olmayacaktı? Başkan Yavaş’ın selefi Gökçek’in Ankara’ya seçildiği günlere bir baksın isteriz. AKP’nin kalemli katipleri.

SHÇEK’in bağlı olduğu CHP’li bakanın (Adı Güler miydi?) bir yakınının cenazesine gönderilen çelenk parasını kuruma faturalamasını Meclis’e taşıyan ve bakanın istifa sürecini başlatan Melih Gökçek’e, Ankara belediye başkanlığı yolu açılmıştı.

Ankara’yı hasret kaldığı dinozor heykelleriyle donatan, heykellere tükürme uzmanı Melih Gökçek’e partisi, görevden almadan önce “Ankara’yı parsel parsel satan” sıfatını layık görmüştü.

Ankara, Türkiye’nin başşehri.

Ankara böyle ise, sorusunu akıllarına düşüren okuyucularımıza, AKP iyiliğini hatırlatmak isteriz. Yukarıya yazmıştık. Tekrar edelim. Zira olan AKP sayesinde olmuştur.

Belediyelerdeki icraatları hesaba çekilen CHP, AKP’li belediyelerin icraatlarını yargıya taşıyan olmuş 2020’de...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necati Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Hayati Otyakmaz - Kalemiminize ve yüreğinize sağlık muhterem yazarımız Necati Tuncer beyefendi.. Çok isabetli tespitler.

AKP'de siyaset yapıp da Fetö ile işbirliği yapmayan ve onu övmeyen kaç kişi vardır? Onların değiştiğini söylemek biraz gülünç olmaz mı?..

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 25 Temmuz 19:57


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?