Reklamı Kapat

Sözleşme skandalına son verin!

Bismillâhirrahmânirrahîm;

HÜKÜMET’İN zinayı suç kapsamından çıkaran yasayı yürürlüğe koymasının üzerinden 15 yıl geçti. Cumhurbaşkanı’nın, “Zina yasası çıkarmakla hata ettik” itirafı 3.; “İstanbul Sözleşmesi nas değildir, değiştirilebilir” sözünü etmesi ise 2. yılında. Daha yeni, AKP Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, “Halkın beklentisine ilgisiz kalamayız. Usulüne uyularak sözleşmeden çıkılır” (2.7.2020) derken; Cumhurbaşkanı da “Türkiye’nin sözleşmeden çekileceğini” (Türkiye, 15.7.2020) açıklamıştı.

İstanbul Sözleşmesi skandalı daha ne zamana kadar sürüncemede bırakılacak? Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, “Yasa düzenlenirken toplumda yeteri kadar tartışılmadığı”ndan yakınmış, sözleşmede, “Kullanılan dil, kavramlara yüklenen anlamlar, çizilen çerçevenin psikolojik savaş mantığı olduğunu” söyleyerek, “İstanbul Sözleşmesi feshedilmelidir” (Türkiye, 22.11.2019) teklifi yapmıştı. Bunca lâftan sonra, konunun hâlâ takvime bağlanmaması “düşündürücü” değil mi?

Halk, İstanbul Sözleşmesi’nin tahribatını; aile faciaları, cinayetler, “Kadının beyanı esastır” maddesini kullanarak bazı hanımların sebepsiz yere beylerine şikâyetleri sonucu; erkeğin savunması alınmadan evinden uzaklaştırılmasıyla oluşan mağduriyetleri ve ailenin çöküşe geçmesinin görülmesinden sonra anlamaya başladı.

DİB Başkan Yardımcısı Burhan İşleyen ise, “Aile yapımızın çökertilmek üzere olduğu” (12.11.2020) uyarısını yaptı. İstanbul emekli Başvaizi Mustafa Akgül, TRT’deki konuşmasında adeta yalvardı: “Ne olur, kısa zamanda İstanbul Sözleşmesi ve zina yasasını iptal edin de; gelecek neslimizi kurtaralım.” (Ramazan Sevinci, 09.05.2020)

GÖZÜ KAPALI KABUL

İSTANBUL Sözleşmesi’nin Hükümet’çe imzalanması ve TBMM’de kabulü öylesine oldubittiye getirildi ki, “skandal” sözü yanında hafif kalır. Anayasa’nın üzerinde bir hukukî yaptırıma sahip olan bir sözleşme, kamuoyunda tartışılmadan kabul edilebilir mi? Milletvekillerinin bir an önce evlerine gitme moduna girdikleri gece yarısı bir vakitte görüşmeye açılabilir mi? Bu acelenin sebebi neydi? Bu görüntü, bu işte “bir tuzak” olduğunu düşündürmüyor mu?

10 Kasım 2011’de, saat 22.50’den itibaren TBMM’de görüşmeye açılan sözleşmenin Meclis tutanaklarındaki şu ifadelerini inceleyelim:

CHP Grubu adına Ayşe Gülsün Bilgehan (Ankara): “Gecenin bu saatinde çok önemli bir uluslararası sözleşmeyi hep birlikte onaylayacağız.”

HDP Grubu adına Pervin Buldan (Iğdır): “Bu gece yarısı böylesine önemli bir konuyu kanunlaştıracağımız için…”

AK Parti Grubu adına Nurettin Canikli (Mersin): “Özellikle şu saatte ortaya çıkan bu güzel ve uzlaşma tablosundan dolayı…”

“Gecenin bu saatinde…”; “bu gece yarısı” ifadelerine dikkat ettiniz mi? Ayrıca, “birlikte onaylayacağız”; “uzlaşma tablosu” sözlerine… Bu partilerin, dış kaynaklı yalnız İstanbul Sözleşmesi’nde uzlaşması “düşündürücü” değil mi?

Dönemin AKP İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner’in, sözleşme konusundaki şu “itiraf”ına hiç itiraz eden olmadı: “Vekil arkadaşlarımızın kahir ekseriyeti neye oy verdiklerini bilmeden el kaldırdılar.” (05.05.2020) Meclis’teki diğer görüşmeler de, böyle “gözü kapalı” mı yapılıyor yoksa?

TÜRKİYE’NİN AYIBI

HAFTA başında Muğla’da tüyler ürpertici bir vahşet yaşandı. Pınar Gültekin isimli üniversite öğrencisi, tuzağına düştüğü cani tarafından bağ evinde dövülüyor, boğuluyor, varile atılıp yakılıyor. Düşünebiliyor musunuz? Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı bir köyden bir kız, öğrenim için Muğla’ya gidiyor; orada kötü ellerin tuzağına düşüyor. Okulların tatil olduğu dönemde bu korkunç akıbeti yaşıyor!

Evlâtlarımızı tuzağına düşüren bu mekanizmayı kim kurdu? Hangi düzenlemeler onları bu hale getirdi? Eğitimimiz niçin uyanık, ferasetli, millî kimliğimizle özdeşleşmiş nesiller yetiştiremiyor? Bunları sorgulamayacak mıyız? Vahşeti yalnız “kadın cinayeti” üzerinden değerlendirmek ne kadar sağlıklı? O kız bir insan! Dünyanın en şerefli varlığı! Böylesi cinayetler olsun da, amacımıza ulaşalım, diye pusuda bekleyen yamyamların olabileceğini hiç düşündünüz mü?

İstanbul Sözleşmesi tuzağına sarılmayın! Onu biz hazırlamadık. Avrupa Konseyi’nin ürünü!.. Avrupa’nın Türkiye hakkındaki hayırlı bir kararını hiç gördünüz mü? Sözleşme kadını korumuyor; aileyi çökertiyor. Cumhurbaşkanı yakınmıştı: “Nikâh akdi değersizleştiriliyor; evlilik dışı ilişkiler normalleşiyor.” (02.05.2019) “Aile çöküyor; seferberlik başlatmalıyız.” (09.12.2019)

Saadet Partisi GİK Üyesi Av. Lâle Sezer, “Kimsenin şiddete uğramasını istemeyiz. Sözleşme zihinlerde telâfisi zor dönüşümler yaptı. Hep sonuçlar üzerinden konuşuyoruz” diyerek yol gösterdi: “AKP son 9 yılın hesabını vermeli. Uyum yasaları, sözleşme aileyi çökertti. Kadını değersizleştirdi; erkeği kukla yaptı.”

Halk tepkisini gösterdi. Aydınlar konuştu. Yöneticiler bunu dikkate alacaklarını söylediler. Yeni vahşetler yaşanmadan sözlerin tutulmasını bekliyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

09

Ramadan Bayram Yasar - Zararın neresinde dönülürse kârdır,bu sıkıntılar biran evvel düzeltilip,dünya ve ahiretimiz huzurlu olsun,allah cc.razi olduğu şeyleri destekleyip güzel anlatıp sabır teenniyle konunun düzeltilmesini sağlayalım. Yoksa lut kavminin azabıyla karşılaşabiliriz. Aile kurumu ve çocuk ve gençlerimizi iyi geçirebileceğiniz kanun ve eğitimi yapmalıyız selâm dua ve muhabbetle

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Ağustos 18:04
08

Bulent - Bu sözleşmenin sonucunda çıkarılan kanunlarla ve AYM kararıyla boşanmış kadına çocuğun soyadını değiştirerek kendi kızlık soyadını verme hakkını tanıdılar.aile yanında nesep bağı ile soy baginida bozdular.bosanan kadınlar erkeğe intikam için çocuklarının soyadını değiştirerek babadan geçen soy ağacını değiştirerek Yahudilikte olduğu gibi anadan geçen soyisiminin devamını sağlar.son beş yıldır birsuru çocuğun annesi tarafından soyadı değiştirildi.en son Yargıtay bu duruma dur dedi ama yetersiz.kadin haklı sebep sunarsa değiştirebilir dedi.kadinlara bu derece hak verirseniz aile kurumu tabiki çöker.evin reisi kadın olan bir sistem kurdular.cocuklsrin babadan gelen soyadını annenin kızlık soyadı ile değiştirirseniz evlatlarimizin soy ağacı bozulur

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 26 Temmuz 23:08
07

Vatandaş - akp şimdi pişmanlık rolü yapmasın bu rezil sözleşmeleri kimse onlara zorla imzalatmadı akp nin itikadı budur

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 25 Temmuz 21:09
06

Hakikat - Mecliste grubu bulunan Bütün partilerin oy birliği ile onayladiği istanbul sözleşmesi, bu partilerin zihniyette hepsi ayni olduğunu kanitidir! Hatta akp ve hdp istanbul sözleşmesinde ayni safta yer aldilar! Aile, ahlak hatta ekonomi dahi Ancak SAADET iktidari ile düzelir!

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 25 Temmuz 20:54
04

özay görgün - AKP'nin getirilmesi zaten bu yüzden, haim naum doktrininin iyice ve başarı ile uygulaması için başka yol yoktu .Tarım ve hayvancılık bitmek üzere, devletin gelir kaynağı fabrikalar elden çıktı, devlet ve halk borç içinde, toplum inançlarını yitirmiş, ülke yutulacak hazır lokma halinde. Doktrinin amaca ulaşması için fazla zaman kalmadı.

Yanıtla . 8Beğen . 1Beğenme 25 Temmuz 12:34
03

Mehmet Güler - Bu kadar rezil aileler için kadın erkekler icin bireyler için bu kadar rezilce bir sozlesmeyi kabul etmek demek sizin AKP'yi özellikle kast ediyorum İslam diniyle hiç alakanız olmadiginin göstergesidir...

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 25 Temmuz 11:52
02

Bir Düşünen - İnşallah feshedilir. Ancak bugünkü iktidarın bu cesareti gösterebileceği şüpheli

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 25 Temmuz 08:50
01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 25 Temmuz 07:36


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?