Reklamı Kapat

Ahilik kültürü ve vahşi kapitalizm

Fatih Sultan Mehmet, tebdili kıyafet ederek Edirne’de esnaf pazarına gider. Girdiği ilk dükkândan bir şeyler satın almak ister. Temiz yüzlü esnaf, tanımadığı padişaha istediklerini verir. Tebdil gezen padişah, bir şey daha istediğinde ise, “Kusura bakmayın beyzadem. Ben siftah ettim. Hemen yanı başımdaki dükkândaki esnaf kardeşim ise hâlâ siftah edemedi. Dilerseniz, söylediğiniz diğer malları da o dükkândan satın alır mısınız?” der.

İşte ahilik kültürünün temelinin nasıl atıldığının belgesidir bu diyalog. Ahilik kültürü, sadece kendisi için yaşamayan, yanı başındaki komşu esnafının da siftahını bile düşünen esnafının ortaya koyduğu empati ve diğerkâmlık kültürüdür. Ahilik kültürü, “ Sadece ben kazanmalıyım, sadece ben marka olmalıyım, benim markam piyasadaki tüm markaları silip atmalı” zihniyetini temsil eden bencilliğin dibini bulmuş esnaf anlayışına karşı çıkan kültürdür. Maalesef, vahşi kapitalizm bizi biz yapan değerleri elimizden aldı, insanlığımızı unutturdu, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” Peygamberi düsturunu, kalabalık şehirlerde yalnızlaşan, sadece kendisi için yaşayan insan kalabalıklarının ve betonarme duvarların içine gömülen sahte bir medeniyete hapsetti.

Vahşi kapitalizm, insanlığımızı, diğerkâmlığımızı, bir başkasının yerine kendimizi koyabilmeyi, yardımlaşmayı, dayanışmayı hayatımızdan çıkardı. Bencilliğin, hedonizmin, egoizmin esir aldığı, bencilliğin tavan yaptığı bu sahte kültür, artık bir başkası gibi düşünmeyi, onun sıkıntılarına ortak olmayı, onun mutluluğunu paylaşmayı, onun üzüntüsüyle kederlenmeyi bize kenara bıraktırdı. Benlik ve enaniyet duygusu zehirli bir sarmaşık gibi bünyemizi sardı.

Kuşkusuz, vahşi kapitalizmin böylesine hortlamasının ve ruhumuzu esir almasının en önemli göstergelerinden birisi son 20 yıldır mantar gibi şehrin her köşesine yayılan alışveriş merkezleridir. Alışveriş merkezleri, albenili, cafcaflı, yaldızlı, havalı görünümleriyle bizim satın alma dürtülerimizi harekete geçirmek ve bizleri alışveriş canavarı yapabilmek için tüm haşmetini kullanıyor. Alışveriş merkezleri, vahşi kapitalizmin kirli sarmalında ruhlarımızı ve bedenlerimizi eritebilmek için devasa bünyelerinden beyinlerimize zehirler enjekte ediyor. Alışveriş merkezleri, şehrin göbeğinde sahiciliği, güzelliği, paylaşmayı bilen bakkal amcayı bitirmek, yok etmek için uğraşıyor.

Bakkal amca, mahallenin ve mahallelinin paylaşma güzelliğini yansıtırken, alışveriş merkezleri ise bencilliğin ve enaniyetin bataklığında gezinen insanları ağırlıyor.

Bakkal amca, güzelliği, saflığı, paylaşmayı, dert dinlemeyi temsil ederken, alışveriş merkezleri ise sürekli alışverişi, kredi kartı ekstrelerini, çılgınca bir tüketim kültürünü temsil ediyor. Bakkal amca samimiyeti, “Cebinde para yoksa sonra da verirsin” zihniyetini ve hoşgörüyü simgeler. Bakkal amca, büyük şehirlerde yavaş yavaş tarihe karışmak üzere olan, ama Anadolu’da hâlâ devam eden, “Veresiye defteri” kültürünü temsil eder.

Alışveriş merkezlerinde cebinizde para yoksa alışveriş edemezsiniz. Kredi kartınızdaki limit yeterli değilse, kasaya yaklaşamazsınız. Alışveriş merkezleri, parası olanlar için bir çağdaş tapınma merkezleridir. Her platformda, “Dikey değil, yatay mimari” yapılmalı diye kurmaylarına ve insanlara direktif veren Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın; öncelikle vahşi kapitalizmin uç beyleri olan, sadece tüketim kültürünü yansıtan AVM’lerin hayatımızdan bir şekilde çıkarılması yönünde de yön göstermesi gerekiyor.

Şehirlerimizi zehirli bir sarmaşık gibi saran, bizleri canavarlaştıran bu merkezler kolayca ulaşılabilir bir nitelik arz etmemeli.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?