Reklamı Kapat

Genç neslin farkına varmak

Gelecek demek planlama demektir. Zaman kavramının, planlanması gereken, şimdiden üzerine çalışılması gereken kısmının karşılığı olarak ifade edilebilir. Geleceğin planlanması şimdiki zamanı iyi okumak, etrafımızda olan bitenden haberdar olmak ve geçmişi yani tarihi iyi bilmekle mümkündür. Tarihi bilmek, sadece kendi kültür ve inanç dünyamızın değil diğer tüm kültür ve inanç dünyalarının bilinmesi anlamına gelmektedir. Şimdiki zamanın okunması da sadece kendi sınırlarımızdan ibaret olmamalıdır. Farklı coğrafyalar, iklimler, insanlar, kültürler, inanç ve ideolojilerin tamamı dikkate alınmak zorundadır. Aksi halde geleceğe dair öngördüğümüz planlamaların tamamı eksik kalır.

Gelecek aynı zamanda gençlik demektir. Geleceği inşa edecek, geleceğin her türlü mesleğini icra edecek gençlerin yetişmesi demektir. Tarihi iyi bilerek, günümüz dünyasına hâkim bir anlayışla geleceğimizin kurgulanması gerekmektedir. Özgür bir bakış açısı ile yapılan yanlışların dile getirilmesi, nerede hangi yanlış yapıldıysa bütün bunların sebepleri iyi bilinmeli, çözüm önerileri üzerine derin, fikri tartışmalar yapılmalıdır. Yeni şeyler söyleme cesaretini elden bırakmadan, bir eleştiri ortaya koyulduğunda “kim ne der?” diye bir tereddüt içerisine girmeden hür irade kendine yer bulmalıdır. Tarihi bilgiye sahip olmak aynı zamanda geçmiş dönemlerde alınan bazı kişisel ya da kültürel kaynaklı kararların bozulmaz hüviyette olduğunu düşünmeden hareket etmektir.

Zamanın okunması derken özellikle genç neslin içinde bulunduğu psikoloji ve parçası oldukları sosyoloji dikkatle ele alınmalıdır. Bireyselliğin hâkim olmaya başladığı, otoriteye başkaldırının benimsendiği, hızlı hayat standartlarına uygun yaşayan, teknoloji bağımlısı, yetki sahibi olma arzusunda olan ben merkezli düşünen, algısal olarak işe yaramaz diye bilinen fakat aslında doğru yöntem, yaklaşım ve teknikler uygulandığında akıl almaz işleri başarabilecek bir donanıma sahip olduklarından haberdar olmamız lazım. Post modern dünyada genç diye sorduğumuzda öncelikle doğru cevabı bulmak zorundayız. Aksi halde geleceğe dair planlamamız hüsranla neticelenecektir.

Kim ne derse desin, ne kadar rahatsız olursa olsun, istediği şekilde düşünsün, istediği kadar kızsın, yarınlar bugün elimizde bulunan gençlerin yönetimine teslim edilecektir. Dolayısıyla sahip olduğumuz gençlikle geleceği inşa etmekten başka alternatifimizin olmadığını bilerek bu planlama sürecini organize etmek mecburiyetindeyiz. Ayrıca unutulmamalıdır ki, bugün kızdığımız yeni nesil bizlerin ellerinde büyüyen, mevcut eğitim sisteminden geçen gençlerdir. Eğer bir şeyler gözden geçirilecekse öncelikle anne babaları, öğretmenlerimizi, idarecilerimizi ve eğitim sistemini ele almak daha faydalı olacaktır. Biz anlattık ya da anlatmadık, biz konuştuk ya da konuşmadık, biz öğrettik ya da öğretmedik, biz ilgilendik ya da ilgilenmedik, biz iletişime geçtik ya da muhatap olmadık. Her ne olduysa biz yaptık, biz yetiştirdik, biz başardık ya da başaramadık. Özgürce eleştiri dediğimiz zaman rahatlıyoruz ama sıra kendimize geldiğinde bu çok da hoşumuza gitmiyor ama eğer bir şeyler düzelecekse önce kendimizden başlamamız lazım değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?