Reklamı Kapat

Borçla yiğitlik olmaz

Yıllarca üretimi artırıcı yatırımlar yapılması gerektiği ısrarlı bir şekilde vurgulandı.  Çünkü üretim artmadan ülkenin güçlü hale gelmesi, dışa bağımlılıktan kurtulmasının mümkün olmadığı biliniyor olmasına rağmen sorumluluk gereği hatırlatılmaya çalışıldı. Milli Görüşçüler ısrarla üretime yatırım yapma çağrısını tekrarladıkça bazı çevreler, ‘Siz hızlı trene, geniş yollara, köprülere karşı mısınız?’ diye sordu. Halbuki üretime yatırım yapılması gerektiği söylenirken kimse kara ve demiryollarına yatırım yapılmasın dediği yoktu. Bu söylenenleri çarpıtanlarda maksadın ne olduğunu bilmelerine rağmen bilmezden geliyorlardı. Üretim olmadan, kendi kendimize yeterli olmadan yaptığımız yollar sadece ithal ürünlerin dolaşmasına yardım edecek, bu da ister istemez dış ticaret açığımızı artıracak, yüksek faizlerle dış borçlanmayı gündeme getirecekti. Bunun bir diğer ifadesi ise küresel sermayeye muhtaç hale gelmekti.

Dışarıdan patates, soğan ithal eder hale geldiğimiz bir dönemde bir de koronavirüs salgını çıktı. Salgın sebebiyle işleyen fabrikalarımız ya işlemez ya da yarı kapasite ile işler hale geldi. Bunun yanında sadece fabrikalar değil, küçük esnaf da ciddi bir sıkıntıya girdiler: Bu arada iktidar bir takım teşvik tedbirlerini devreye sokarak piyasanın durmasını engellemeye çalıştı. Özellikle ev ve işyeri satın almada düşük faizli krediler devreye sokularak inşaat sektörü canlandırılmaya çalışıldı. Bununla da kalınmadı, insanlar aldıkları faizli kredilerle tatil yapmaya kalkıştı. Yani, ayakta durmakta güçlük çeken insanımız bir de yeni borç altına girmeye başladı. Sanki düşük faizli krediler bankalar tarafından karşılıksız veriliyormuş havası estirildi. Ancak, geldiğimiz noktayı bir emlakçı dostumun, “İpotekli bir ülke haline geldik” değerlendirmesi bu gerçeğin ifadesiyle. Bu arada otomobil satışlarında da devreye kredilerin sokulması ile o sahada da bir hareketlilik sağlandı. Konut satışlarında hızlı bir artış oluştu. Hepsi de banka kredisi ile alındığı için krediyi verenler satılan konutlara ipotek koydurdular. Yani, bir süre sonra alınan borç ödenemeyecek olursa, alınan ev bir şekilde elden çıkacak, o ana kadar ödenmiş olan taksitler de boşa gidecek. Böyle bir durumu ülkemizin ve insanımızın yaşamaması dileğimdir. Çünkü borç harç edinilen bir evin elden çıkması kaybedilen paradan çok insanımızı yaralayacaktır.

Bu arada, salgın ile birlikte işini kaybedenlerin sayısı artarken, iş arayıp da bulamayan genç işsizlerin sayısı da hızla artıyor. Kısacası, yıllardır yanlış yatırımlar sebebiyle düzgün işlemeyen bir ekonomi var iken buna bir de salgın eklenince işler iyice karışmaya başladı. Söz gelimi 2020’nin ilk yarısında Bankalararası Kart Merkezi’nin(BKM) verilerine göre insanımız 500 milyar liralık kartlı ödeme yapmış. Yani, bankalara bir o kadar borçlanmış. Çünkü kartla ödeme, olmayan paranın harcanması anlamına geliyor. Kısacası, çeşitli şekillerde insanımız sürekli borçlanıyor. Bu durum sürdürülemez hale geldiğinde nelerin olabileceğini şahsen düşünmek bile istemiyorum. Bunun için adı ister kredi ister kartla ödeme konusunda teşvik edilmesinden çok mümkün olduğunda kendimize yeterli olmanın gayreti içinde olunması gerekiyor. Gelirinden fazla gideri olan ülkeler nasıl bir süre sonra alacaklılarına bağımlı hale geliyorsa, insanımızın da bankların esiri olmak noktasına gelmekten kaçınması gerekiyor.

Bir başka dikkat edilmesi gereken husus ise, kredilerde gaza basılmasıyla kamu bankalarının görev zararının artması, Varlık Fonu’na devredilen kamu bankalarının Sayıştay denetimine tabi olmaması da bir başka tehlikenin işareti olabilir. Gelinen noktada devlet ve fertler olarak hep birlikte gereksiz harcamalardan kurtulmak durumundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?