Çelişkiler

Özü sözü bir, eylemlerinde ve söylemlerinde tutarlı ve samimi olmak, günümüzde geçer akçe olmaktan çıktı maalesef. Herkes bunun çok önemli bir erdem olduğunda hemfikir ama böyle olan insanlara da rağbet edilmiyor, ilgi gösterilmiyor. Memleketimizde işlerin kağıt üzerinde kusursuz olup da fiiliyatta hep eksik gedik oluşu da muhtemelen bu samimiyetsizlikten.


İnsanımız, içlerinden geçirdiklerini dillerine yansıtmıyor veya dillerinin söylediklerine kalben inanmıyorlar. Öyle olunca da, yani niyetlerle eylemler/söylemler uyuşmayınca da hep bir şeyler eksik kalıyor, netice alınamıyor. Ve de ortaya bir çelişkiler manzumesi ve trajikomik haller çıkıyor.


Bunun en çarpıcı örneklerinden birisi Fetö meselesi olabilir. Bu konuda irtibatları aleni olanlar, bariz “bulaşmış” olduğu bilinenler, konuyla hiçbir ilgisi olmayanları “Fetöcü” diye suçlayabiliyor mesela. Bu öyle bir durum ki, bir kere suçlamalar başladı mı durmak bilmiyor ve herkes birbirini suçlamaya başlıyor ve durum içinden çıkılmaz bir hal alıyor, mesele sulandıkça sulanıyor. Beraber yollar yürüyüp aynı yağmurlarda ıslananlar, paralar basanlar, stadyumlar dolduranlar değil de baştan beri muhalif olanlar, “zamanında” malum kesim tarafından suçlananlar neredeyse suçlu ilan edilecek gibi oluyor. Özü sözü bir olanlar değil de, “konjonktürel” davrananlar el üstünde tutuluyor. Fikri ile zikri arasında tutarsızlık olmak işe yarıyor yani. Ve herkes biliyor ama dillendiremiyor ki, bu konuda en çok esip gürleyenler genelde bu konuda en çok mimli olanlardır.


Çelişik haller her meselede var. Mesela Ayasofya’nın açılmasının Türkiye’nin özgürleşmesinin bir işareti olduğu yorumu yapılıyor ve bağlamından koparılan “diriliş” kavramı, karışık kafaları daha da bulandırmak için ortaya atılıyor. Ama her nedense ABD’ye 1 milyar dolar ödediğimiz halde alamadığımız F-35 meselesi ve yine parasını verip de aldığımız S400’leri neden kuramadığımız, bu “özgürleşme” meselesinde hiç söz konusu bile edilmiyor. İş dönüp dolaşıp, “kitle” olarak adlandırılan insanları, çeşitli vasıtalarla ve argümanlarla bir şeylere ikna etmeye varıyor.


Mesela “Türkiye’yi uçuracağı söylenen” sistem değişikliğinin ardında “kişisel gerekçeler” olmadığı belirtilip, kimselerin ikna olmadığı birtakım hususlar sıralanıyor. Ancak yeni sistemle birlikte her şey o kadar “kişiye indirgeniyor” ki, kendi vazife alanlarıyla ilgili en basit bir işi bile “talimat” almadan yapamayan bakanlar görüyoruz bu sefer de. Tarım Bakanı, fındık fiyatı bile açıklayamıyor mesela. Güya sistemden bahsediliyor ama sistemden kastedilen “her şeyin tek bir şeye bağlanması” aslında. Sistem diye takdim edilen şey, bizatihi sistemsizliğin ve keyfiliğin ta kendisi.


Özgürlük demişken ekonomik özgürlük de bunun içindedir herhalde. TBB’nin açıkladığı verilere göre bireysel kredi borcu olan kişi sayısı, önceki aya kıyasla 428 bin kişi artarak 32 milyon 813 bine ulaşmış durumda. Türkçesi; 33 milyona yakın kişi büyük çoğunluğu yabancı sermayeli olan bankalara borçlu! Milyonlarca insanın geleceği ipotek altında demektir bu. Böylesi bir durumu merhum Erbakan Hoca, “Haim Nahum doktrini” bahsinde anlatmıştı. Görünen o ki, yine anlamamışlar, yine anlamamışlar, ki “özgürlük” türküleri söylerken bu gerçekleri görmüyorlar.


Her fırsatta, öne çıkarılan “muhafazakar” kimliğin temel argümanlarını sıralayıp da, eylem anlamında “kınadığını yapmak”, özü sözü bir olmamanın göstergesidir herhalde. Misal, “faiz karşıtı” demeçler verip, fırsatını bulduğu her anda insanları kredi çekmeye yönlendirmek/itmek de kimsenin rahatını da bozmuyor, keyfini de kaçırmıyor. Çünkü bu çelişkilere sessiz kalanlar da aslen “özü sözü bir” olmayı kağıt üzerindeyken önemsemektedirler demek ki.
Her çelişki, aslında bir “sözüne sadık kalmama” halidir ama kimin umurunda artık bu devirde…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Bi̇r Vatandaş - Kalemine sağlık üstad. Tespitler ve anlaışılır dille mükemmel göndermeler.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 21 Temmuz 10:15


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?