Reklamı Kapat

Erbakan Hoca, gizli toplantıda TBMM’yi nasıl ikna etti?

Tarih, 18 Temmuz 1974, Perşembe…

20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan 2 gün önce…

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) “gizli toplantı” yapılıyor. Kürsüde konuşan MSP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan.

TBMM Tutanakları’ndan aktarıyorum. “Gizli” toplantıda şunları anlattı, Erbakan Hoca;

* “Bugün burada çok önemli, tarihî ve millî bir konuyu görüşmek ve gereken kararları almak üzere toplanmış bulunuyoruz. Sözlerime başlarken, böyle tarihî bir toplantı münasebetiyle Yüce Meclis üyelerini hükümetimiz adına hürmet ve muhabbetle selâmlamaktan büyük şeref duyduğumu ifade etmek isterim.”

* “Muhterem arkadaşlarım, bildiğiniz gibi Yunan subaylarının yönetimindeki Kıbrıs Millî Muhafızları 15 Temmuz tarihinde gerçekleştirdikleri bir darbe ile Kıbrıs’ın Rum kesimlerinde idareye el koymuş bulunmaktadırlar. Bu darbeyi, diğer ülkelerde zaman zaman rastlanan hükümet darbelerine benzetmek vahim bir hata olur.”

* “Kıbrıs’taki darbe, Londra ve Zürih anlaşmalarına ve 1960 yılında bütün ilgili tarafların mutabakatıyla kabul edilen Anayasa’ya ve nihayet, belki bütün bunlardan da önemli olmak üzere, Kıbrıs’ta teessüs etmiş olan ve bölgenin güvenliği bakamından büyük ehemmiyet taşıyan kuvvetler dengesine son vermeyi gaye edinen bir teşebbüstür.”

* “Rum Millî Muhafızları’na kumanda eden Yunan subaylarınca tatbik mevkiine konduğu hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar açıklıkla anlaşılmıştır. Darbe, bu haliyle, dışarıdan yapılan bir müdahale mahiyetindedir. Yunan cuntası böylece Kıbrıs Cumhuriyeti’nin hâkimiyetini ve bağımsızlığını çiğnemiştir.”

* “Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin, bu durum karşısında adada tehlikeli şekilde bozulmuş olan kuvvet dengesinin iadesi ve Türk toplumunun hak ve menfaatleriyle can ve mal güvenliğinin korunması ve Kıbrıs’ın darbe vurulmuş olan bağımsızlığına yeniden kavuşturulması için garantör devletlerden biri sıfatıyla garanti anlaşmasının 4’üncü maddesi uyarınca, harekete geçmesinden daha tabii bir şey olamazdı.”

* “Büyük Millet Meclisi’nin bugünkü olağanüstü ve tarihî oturumunda şunu belirtmek isterim ki; bugün Kıbrıs’taki Türk toplumunun hak ve menfaatleri olduğu kadar, Türkiye’nin de yüksek menfaatleri ciddi bir tehdit altında bulunmaktadır. Olayların gerisinde kalmayarak sorumluluk duygusuyla bugünkü koşulların gerektirdiği kararları zamanında almak durumundayız.”

* “Türk tarihinin nazik anlarında çok zaman olduğu üzere, bugün de birlik ve beraberliğimizi muhafaza ederek millî politikamız etrafında bütün partilerimizin ve parti mensubu olmayan arkadaşlarımızın da tam bir tesanüt ve inanç içinde bulunduklarını ortaya koymamız davamıza güç katacaktır.”

* “Kısa süre içinde çok ciddi kararlar almamız gerekebilir. Yüce Meclis üyelerinin iki hususta emin olmalarını rica ediyorum. Bunlardan bir tanesi bilinsin ki, Kıbrıs’ta ve Yunanistan’da cereyan etmekte olan olaylar hükümetimiz tarafından büyük bir titizlikle, dikkatle incelenmektedir. Bu olayların her gerektirdiği anda, hükümetimizin üzerimize düşen millî vazifeyi ifa edeceğinden hiçbir Yüce Meclis üyesinin şüphesi olmasın.”

* “Huzurlarınıza geldik. Bu büyük millî olay karşısında Yüce Meclis’te tesanütümüzü temin edelim. Yüce Meclis’in vereceği fikirlerden faydalanalım ve bu olaylar karşısında, hükümet olarak ihtiyaç duyduğumuz yeni yetkiler ile hükümetimiz teçhiz edilsin. Ancak bu husustaki müzakerelerin yürütülmesinde hükümet olarak Yüce Meclis’e bir teklifimiz olacaktır.”

* “Türkiye, bilindiği gibi bugüne kadar anlaşmalarına sadık bir ülke olmakla ün yapmıştır. Bugün de tutumumuz, anlaşmaların içinde yürümektedir. Anlaşmaların bize yüklemiş olduğu garantörlük vazifemizi yapacağımızdan herkes emin bulunmalıdır. Ancak şu anda hukukî vecibelerimizi yerine getirmekle meşgulüz. Bu da, bilindiği gibi garantör devlet olan İngiltere ile münasebetlere geçmemiz, onun bu husustaki tutumunu açıklıkla tespit etme mecburiyetimize gelip dayanmaktadır. Şu anda bu çalışmalar yapılmaktadır. Bu durum ümit ediyoruz ki, çok kısa bir zamanda aydınlığa kavuşacaktır.”

* “Yüce Meclis’e bu millî konuda alınacak kararlar bakımından en isabetli kararları alması hususunu Cenab-ı Hak’tan dileyerek sözlerimi burada bitiriyorum. Cenab-ı Hak, milletimize, hükümetimize, devletimize hayırlı başarılar ve şerefli sonuçlar nasip buyursun. Hepinizi hürmetlerimle selamlıyorum. (Alkışlar…)

***

TBMM’de “gizli” oturumda, Erbakan Hoca’nın bu konuşması karşısında milletvekilleri ikna oldular ve ayrıntılı açıklamalardan son derece memnun kaldılar.

RAHMET OLSUN

Bugün, 20 Temmuz 2020, Pazartesi...  

20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yıldönümü…

Aradan 46 yıl geçmiş…

Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti doğdu. Bağımsız bir devlet kuruldu.

Önceki Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un deyimiyle, “Kıbrıs’ın güvenliği, Türkiye’nin güvenliğidir.”

Bu önemli harekâtta birincil rol oynayan başta Erbakan Hocamıza, vefat eden yol ve dava arkadaşlarına rahmet olsun. Üç İhlas bir Fatiha okuyalım, lütfen. Hayatta olanlarına hayırlı, sağlıklı uzun ömürler dilerim…

İMAM HATİPLERİN BAŞARISI İYİ, AMA…

Aması şu; eğri de oturmayalım, doğrusunu da konuşalım… Mesele şudur: LGS’de İmam Hatip okulları büyük başarı gösterdi. Baştan tebrikler. Çorum Belediyesi Prof. Dr. Hayrettin Karaman Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden hafız Yasin Yazıcı, İzmit Necip Fazıl Kısakürek Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Burak Bera Özbay, Kayseri 50. Yıl Dedeman İmam Hatip Ortaokulu’ndan Ahmet Faruk Yurdakul, Kırklareli İmam Hatip Ortaokulu’ndan Ali Fuat Erkan, Yenimahalle Şehit Ömer Halisdemir İmam Hatip Ortaokulu’ndan Muhammed Enes Ünal ve Bilecik Dursun Fakih İmam Hatip Ortaokulu’ndan Yunus Emre Yücel bu yılın şampiyonu imam hatiplilerden oldu.

Bir İmam Hatipli olarak elbette gururum okşandı. Ama!.. Ama’sı şu;

n İmam Hatip okullarında 1980’li yıllarda olan şuur ve bilinç, disiplin, azim ve gayret, ihlas ve samimiyet, milli ve manevi değerlere bağlılık, ‘kokuşmuş sisteme ve düzene karşı koyma kararlılığı’ günümüzde maalesef yok!

***

Bütün bunları anlatma nedenim kimseyi incitmek değil; benim de mezun olduğum ve iftihar ettiğim İmam Hatip okullarının daha mükemmele doğru koşmaları... (Bu konuya devam edelim, inşallah…)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

KUTLU - İmam Hatip Okullarından beklenen sonucu alabilmek için :

1.İmam Hatip Okullarının disiplin yönetmeliği faklı olmalıdır.

2.İmam Hatip Okullarının sınıf geçme yönetmeliği de farklı olmalıdır.

3.Kontenjanları daraltılarak başarılı öğrencilerle cazibeleri ziyadeleştirilmelidir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Temmuz 08:56
01

Tülay Demir - Erbakan hoca tam bir devlet adamı idi. Bu konuşmasından da belli zaten...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 20 Temmuz 23:32


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?