Reklamı Kapat

Şehitlerin şahidiyiz ve susmayız

15 Temmuz gecesi bazı bakanlar telefonuma çıkmadı. A haber bizi oyaladı, ekrana bağlamadı.”
Tv kanalları, tabi muhalif olanlar birbirleriyle yarıştığından mı, yoksa bizzat kendi dolaştığından mı bilmeyiz, görüntülü konuşmalarına sık rastladığımız insanlarımızdan Selim Temürcü söyledi yukarıdaki cümleyi bir tv kanalında.


AKP’nin 15 Temmuz günlerindeki İstanbul il başkanı olduğunu sayın Temürcü’nün nasıl öğrendik?
Yeni bir parti kuran eski AKP başbakanlarından sayın Davutoğlu’nun yine bir muhalif tv kanalındaki tanıtımından öğrendik.
Genel Başkan yardımcımdır dedi. AKP’nin İstanbul il başkanıydı dedi. Hepsinden önemlisi, sayın Davutoğlu onun gerçek bir 15 Temmuz kahramanı olduğunu dedi.


Elbette sayın Davutoğlu gibi bir politikacının, bir kahramanın kahramanlığını ancak 4 senede anlamasını anlamıyoruz demeyiz. Çünkü buradaki 4 senede, açıklanacak bir gün arandığına inanırız. Parti kurma zamanını seçmekle isabet kaydedildi mi, yoksa cevaplanacak sorular mı çoğaldı, seçeneklerini merak ederken hem de..
15 Temmuz’un ertesi günlerinde neden açıklamadı bu bilgileri sayın Temürcü? İhtilal ihanetine iktidarında muhatap olmuş bir partinin, yani AKP’nin İstanbul il başkanı sıfatını taşıdığı o günlerde yaşadıklarını niçin paylaşmamıştır partisinin içinde ya da İstanbullularla?


“Bunu sayın Cumhurbaşkanı’mız da biliyor.”
Yukarıdaki cümlesini böyle bir iddia ile güçlendirmeye çalışan sayın Temürcü’den Türk milletinin öğreneceği bilgi, Cumhurbaşkanı ile ilgili olan değildir. Üstelik ifade çok muğlak. Sayın Temürcü anlattığı için mi biliyor, istihbarat kaynaklarından mı biliyor? Sorusundan önce sayın Temürcü, o günlerde açıklamamasının sebebini işaret ediyor gibi.
15 Temmuz gecesi AKP’nin İstanbul il başkanı ile görüşmek istemeyen bakanlar kim? A haber sayın Temürcü’den başka kimleri de oyalamıştır, ekranını açmamıştır? Bu ve benzeri soruları cevapsız bırakan sayın Temürcü diyorki: “Bu insanların kahraman gösterilmesi hatta madalya takılması kanıma dokunuyor.”


O insanlar kimlerdir ve kim tarafından kahraman gösterilmişlerdir?
15 Temmuz kahramanlarını incitecek, üzecek bir yanlışlığı, hatayı istihbarat kanallarına da hükmeden bir iktidarın, hangi sıfatlı görevlisi yapmıştır acaba?


Ve neden ihtiyaç duyulmuştur? 251 şehidi, onlarca gazisi, binlerce kahramanı olan bir 15 Temmuz’u eksikli bilmek mi, yoksa fırsatı ganimete çevirmek isteyenler miydi sayın Temürcü’nün kanına dokunan işlerin yapılmasına sebep?
“Bu insanların kahraman gösterilmesi hatta madalya takılması…”


15 Temmuz’un 4.üncü yılında, kurdukları bir partinin tanıtımı dolayısıyla tv kanallarına konuşan eski bir iktidar mensubunun böyle bir cümlesi, 15 Temmuz’un gerçek kahramanlarını ve madalyalılarını zan altında bırakmasının haricinde, vaktinde söylenilmemesinin ağırlığıyla ezer anlatıcı politikacının kendisini de, kurmaya çalıştığı partisini de…
Sayın Temürcü’nün kastettiği kahraman gösterilenlerden ve madalya kapanlardan biri, milletimizin hafızasına kazınan “çarşaflı kamyoncu kadındır.”


15 Temmuz’un ilk akşamında “Kalkışma var” diyen ve sonraki yıllarda da “Ben kalkışma dediğim için başarılı olamadılar” iddiasıyla 251 şehid kanını ve kahramanların emeklerini gözardı eden Başbakan Binali Yıldırım’ın göğsüne, Erzincan depremindeki İsmet Paşa pozuna özendirilerek yaslatılması o kamyoncu kadının, neden rahatsız etmemiştir sayın Temürcü’yü?


Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın, rant yarışındaki reklamcılarına böyle fotoğraf malzemesi olması, yine bize o ünlü sorumuzu sorduruyor: 15 Temmuz’un neyini tamamladınız kamyoncu kadın uydurarak?


251 şehidin ve onlarca gazinin kanının döküldüğü 15 Temmuz’u 4’üncü yılında anlatmaya duran sayın Temürcü’ye bir soru daha sorarak geçmek istiyoruz genel başkanı sayın Davutoğlu’ndan da bir iki satır bahsetme arzumuza.
Kaderin tecellisi bu günleri göstermeseydi sayın Temürcü’ye, Türk millet kimden öğrenecekti geç de olsa bu anlattıklarını. Ki bu tanıklıkların icabında bir dezavantaj olduğu gerçeği de varken..


Bir yıl öncesine kadar AKP üyeliğini sürdüren ve başbakanlıktan alındığı 2016 yılında “Partimin bir neferi olarak çalışacağım” beyanatıyla AKP’liliğini öne çıkaran sayın Davutoğlu’nun da davet edildiği her tv kanalındaki konuşmaları insanlarımıza, sayın Temürcü’den farklı olarak bir Yahya Kemal şiiri çağrıştırması, kitap yazmış politikacılığından kaynaklansa gerek.


“Günler kısaldı… Kanlıca’nın ihtiyarları

Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharları.”
O uzun 15 Temmuz günlerinde uzun uzun susma günlerini yaşayan sayın Davutoğlu, kısalmış günlerde bugün “Emanet”e ne olduğunu soruyor:


“25 Temmuz 2016’dan bu yana şehitlerimizin, gazilerimizin ve milletimizin bu emanetine ne kadar sahip çıkıldı?”
AKP’li Davutoğlu’ndan bekliyor cevabı sayın Davutoğlu.


“Dört yıl sonra bugün bu soruları samimiyetle ve açıklıkla cevaplamak zorundayız.”
AKP’den istifa etmiş ve yeni bir parti peşine düşmüş bir eski politikacı olarak cevaplıyor sayın Davutoğlu kendi sorusunu.
“Maalesef bu sorulara olumlu bir cevap vermemiz mümkün değil.”
Bir 15 Temmuz daha geçerken yazdık biz de bunları.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necati Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?