15 Temmuz’da kendimizle yüzleşmek!

Bismillâhirrahmânirrahîm;
İBN-İ Haldun, “Suyun suya benzediği gibi, gelecek de geçmişe benzer” der. Akif’imiz de, “Tarih ezelî bir tekerrürdür, diyorlar, / Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi” beytiyle geçmişten ders almaya çağırır.


15 Temmuz darbe girişiminin 4. yıldönümünü birlikte izledik. Yine nutuk, yine hamaset, yine kısır gündem! 15 Temmuz’da şehit ve gazilerimiz için toplanan paraların durumu konuşuldu. İktidar muhalefet restleşmesi öne çıktı. Beştepe’deki Şehitlik Anıtı’na gitmek isteyen gazilerimize polisin müdahalesi seslendirildi. FETÖ’nün yaptığı ihanet güne damgasını vurdu.

FETÖ bir piyon, bir kuklaydı; onu konuştuk. Kuklacı durumundaki ABD’yi unuttuk. Darbe girişimi günlerinde gözaltına alınan Tuğgeneral Hasan Polat’ın, “Darbe öncesi ABD’li yetkililerle 12 kez gizli görüşme yaptığı” (18.07.2016) basına yansımıştı. Darbenin merkez üssü İncirlik’ti. CIA’nın önde gelen yetkilileri darbe girişimine katılmış, CIA Başkanı John Brennan darbeyi yönetmişti. Darbe girişiminin perde arkasındaki Batılılar niçin göz ardı ediliyordu?
Anadolu Gençlik Derneği Adana Şubesi, 3 sene 15 Temmuz’larda yaptığı, “Darbenin merkez üssüne yürüyoruz” konulu etkinliklerle, darbe girişiminde İncirlik’in rolüne dikkat çekti. AGD Genel Başkanı Salih Turhan burada yaptığı konuşmada, “Libya’ya, Kuveyt’e, Irak’a, Ortadoğu’daki mazlum coğrafyalara buradan uçaklar kalktı. İncirlik zalimliğin ve zalimin merkezi oldu” demişti.


Darbe girişiminin yıldönümünde ülkemizi yok etmek isteyenler tanıtılmalı; yöneticiler ve halkın dikkatinin uyanık tutulması sağlanmalıydı.


DOĞRU KILAVUZ SEÇ!

DARBENİN perde arkasındakiler konusuna, yalnız Saadet Lideri değindi. “15 Temmuz felâket sinyaliydi. Liyakate önem verilmediği için yaşandı” görüşünü savunan Temel Karamollaoğlu, “Bugün, FETÖ’yle mücadele ediyoruz diyenler; 15 sene onlarla kucak kucağa oldular” diyerek uyardı: “ABD adamına sahip çıktı. Rahip Brunson’ı serbest bıraktırdı. Herkes biliyor ki, darbe girişiminin ardında ABD var. Hükümet, ABD’nin stratejik ortağı! ABD’yi kılavuz edinirseniz, başınız belâdan kurtulmaz.”


“Aldandık, kandırıldık, ne kadar safmışız” diyen yöneticilerin sözlerinden usandık. Çünkü arkası gelmiyor; çözüm aranmıyor. FETÖ hazırlığını daha çok eğitim üzerinden yaptı. 50 sene aramızda dolaşırken, bunu fark edemeyen Millî Eğitim’in uyanık ve geleceği görebilen ferasetli nesiller yetiştirebileceğine inanıyor musunuz? Eğitimimiz niçin okuyan, düşünen, araştıran, sorgulayan nesiller yetiştiremiyor. Okumayı sevdiremeyen eğitimin varlığından söz edilebilir mi?
15 Temmuz’da TRT’ye konuşan, MÜ İlâhiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Köse uyardı: “Bir FETÖ gitti; bin FETÖ geliyor.”
15 Temmuz’da halk, asker, polis görevini yaptı. Hem de ölüme koşan fedakârlıkla! Siyaset kurumu için aynı şeyi söyleyemiyoruz. Onlar birbirini suçlamakla uğraştılar. İktidar ve ana muhalefetin genel başkanları birbirlerini “FETÖ’cülüğün baş sorumlusu” ilân ettiler. Hele Hükümet! Orası iddia ve yakınma makamı değil ki! Kimseyi FETÖ’cülükle suçlayamazsınız! Hükümetler icraatlarıyla konuşur. Bütün devlet kurumları elinizde! Çalıştıramıyorsanız “yerim dar” demeye hakkınız yok.


KAVGA PROBLEM ÇÖZMEZ

ÖZEL Kuvvetler Komutanlığı’nı ele geçirmeye çalışan cuntacı Tuğgeneral Semih Terzi’ye, vatana ihanetin bedelini gösterircesine, alnından vurduktan sonra, darbecilerin açtığı ateş sonucu şehit edilen Astsubay Ömer Halisdemir; darbe girişiminin başlangıcında, “Biz de korkarsak herkes korkar” diyerek dışarı çıkıp arkadaşlarını darbeye direnmeye çağıran Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. İlhan Varank milletimizin gönlünde taht kurdu!..
Canlarımızın vatanına sadakati!.. Darbe girişimi gecesi Ankara Gölbaşı Özel Harekât Dairesi’nde görevli 47 polisimizin şehit edilmesinin sabahında binayı şu beyit süsledi: “Kim demiş her şeyin bitişi ölüm, / Destanlar yazılır mezarımızdan.” Tabiatıyla, 251 şehidimiz ve 2200 gazimizi unutamayız. Hepsine minnettarız.


Halk, asker, polis kardeşçe, el ele, gönül gönüle oldu; kenetlendi; darbe girişimini püskürttü. Şimdi, aynı görüntüyü siyaset kurumundan da bekliyoruz.


Küresel tehlikeyle karşı karşıyayız. 83 milyon, hepimiz kenetlenmeliyiz. İslâm dünyasının hazin manzarası: Sömürgeciler onları yok etmek istiyorlar; onlar da birbirlerini. Türkiye, tarihî tecrübesiyle, ülkesine karşı hesabı olanların oyununu bozmalı. İktidar ve muhalefetin birbirlerini yıpratma yarışıyla bu mücadeleyi kazanamayız. Siyasiler basın ve TV üzerinden birbirlerine ver yansın etmeyi bıraksınlar. Problemler konuşarak çözülür; kavgayla değil.


Güvenliğimiz tehdit altında! Siyasiler açık veya kapalı bir oturumda, Türkiye’nin sıkıntılarını istişareye açıp müzakere etmeli. Akıl akıldan üstündür. Milletin seçip gönderdiklerine saygıyı öğrenemeyenler, bize 15 Temmuz dersi vermeye kalkışmasın!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?