Reklamı Kapat

İslam ve insan meselesi

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. En önemli me...

Bismillahirrahmanirrahim


Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
En önemli mesele, İslam ve insan meselesidir. İyi yetişmiş, rehber ve örnek insan olmadan İslam’ca işler yapmak, iyi bir lider olmak mümkün değildir. Ülkemizde, gerek İslam âleminde ve diğer ülkelerde devlet idaresini elinde bulunduran kişilerin kuvveti üstün tutmaları, ehliyetsizlikleri, liyakatsizlikleri ve İslam’ca düşünceden uzak olmaları, aydınlığı karanlığa çevirmiş, baskı, dayatma ve zulümlerle dünyamızı yaşanmaz hale getirmiştir. Şuurlu Müslüman topluluklar; milletleri mezhepçilik, ırkçılık, bölgecilik gibi ilkel düşünce ve davranışlardan “ümran” şuuruna kavuşturan bir inancın mensubudur. Bu inançla asılarca hakkın bayraktarlığını yapmış, bütün insanlığın saadetini sağlayan büyük bir medeniyet kurmuştur. Müslümanlar bu medeniyeti İslam ile inşa etmişlerdir.

Ülkeleri fethederken dünyaya talip olmamışlardır. Kuru bir cihangirlik davasına kapılmadan inançlarının adil düzeni için cihat etmişlerdir. Bu yolda canlarını ve mallarını feda etmişlerdir. Hak yolda şehadet onların sevdası olmuştur. Fethettikleri ülkelerde zulüm son bulmuş, herkes malından, canından ve namusundan emin olmuştur. Şeytan ve adamlarının tüm çaba, karşı koyma, iftira ve karalamalarına rağmen, İslam’ın adil düzeni insanlığı huzur ve refaha kavuşturmuş ve insanlık bu adil ortamda kendini tanımış ve gerçeğin peşine düşmüştür. Peşine düşülen gerçek ise, itikat ve düzen olarak İslam’dır.


YOZLAŞMA

İslam ümmeti zaman içinde, kötü idareciler, marufu emretmeyen münkeri engellemeyen ilim adamları sebebiyle cihat şuurunu, şehadet sevdasını, hizmet heyecanını kaybetmiş, pasifleşmiş ve dünyevileşmiştir. Maddeyi, makamı ve çıkarı gözetir olmuştur. Gayesi Allah rızası olan ve İslam’ın hâkimiyeti için kafa yoran insanlar azaldıkça azalmıştır. İslam toplumu; nefislerine, kötülüklere ve kötülere yenik düşmüştür. Bu yozlaşma, dağılma ve yenik düşme, izzeti zillete çevirmiştir. İslam’ın çekildiği her toprak parçası, mazlumların kanıyla sulanmıştır. Bu yozlaşma ve şuursuzluktan zarar gören sadece İslam coğrafyası olmamış, bütün insanlık kaybetmiştir. Sonu gelmez zulümler, vahşetler milletlere görülmemiş acılar çektirmiş, medeniyet, teknik ilerlemeler ve refah asırlarca kesintiye uğramıştır. Batıla rıza gösteren Müslüman topluluklar ve insanlık âlemi madden ve manen geri kalmıştır. Bilinmelidir ki İslam’ın dışında hak ve adalet düzeni yoktur. İslam’ın adil düzeni dışındaki faizci kapitalizm gibi düzenler zulüm düzenleridir ve baskı rejimleridir. Zalimlere ve zulüm düzenlerine değil yardımcı olmak, gönülden meyletmek bile zulümdür. Şu ilahi ikaza itibar edilmelidir. Hud 113: “Zalimlere ve düzenlerine asla meyletmeyin. Aksi halde size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur, sonra yardım da görmezsiniz.” İslam düzeninde zulmün her çeşidi yasaklandığı gibi, zalime yardımcı olmak, zalime kalben meyletmek, zulme ve zalime tavır almamak da yasaklanmıştır.


İslamsızlık en büyük zulümdür. Batıl yollara sapanlar öncelikle kendi nefsine zulmetmiş olur. İşi ehline vermemek de bir zulümdür. Peygamberimiz: “İş, ehil olmayana verildiği zaman kıyameti bekle.” buyurmuştur. Bir milleti idare edenler, ehliyetsiz, liyakatsiz ve zalim iseler, o milletin kıyameti kopmuş demektir.


KISSADAN HİSSE

İğnesinde ölümcül zehir, okluğunda alçaklık oku gizlenmiş bir akrep yola çıkmıştı. Geniş bir suyun kıyısına geldi. Su kaplumbağalarından biri akrebin bu halini görerek ona acıdı. Sırtına bindirerek suya atıldı. Karşı kıyıya doğru yüzmeye başladı. O sırada kulağına bir ses geldi. Akrep, kaplumbağanın sırtına bir şeyler vuruyordu. Kaplumbağa bu ses nedir? diye sordu. Akrep, bu ses benim iğnemin sesidir. Sırtına vuruyorum. Her ne kadar sana bir tesiri olmayacağını biliyorsam da, huyumun icabını yerine getiriyorum, dedi. Kaplumbağa kendi kendine, bu tıynetsiz hayvanı kötü huyundan ve iyi huylu kimseleri de onun şerrinden kurtarmaktan daha büyük bir iyilik olamaz, diyerek suyun içine daldı. Akrebi dalgalara bıraktı. Öyle bir yere gönderdi ki bir daha dönmesin. Yıllardır milletin sırtında, millete rağmen, akrep misali icraat yapanlar, itikat ve düzen olarak İslam’a ihtiyaç duyulan şu günlerde inşallah Milli Görüş’e teslim olup kurtulurlar.


İYİ VE KÖTÜ

İyilik, meleklerin amelidir ve iyi olanlar meleklerle beraber olan Allah’ın adamıdırlar. Kötülük, şeytanın amelidir ve kötüler şeytanın yanında, onun adamıdırlar. İyiliğin zirvesi iman ve ihsandır. Kötülüğün simgesi ise inkâr şirk ve nifaktır. İnsan için iyilik esastır, kötülük ise hastalıktır. İyiliği ve kötülüğü Kur’an bize izah etmiştir. Fussilet 46: “Kim iyi bir iş yaparsa bu kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa aleyhinedir. Rabb’in kullarına zulmedici değildir.” İyilik yapmak ve iyilerden olmak İman ve cihat iledir. İyi; insan fıtratına uygun düşen ve lehine olan şeylerdir. Kötü; insan fıtratına uymayan ve aleyhine olan şeylerdir. İyilik; İslam’dır. Kötülük ise; materyalizmdir. İyilikten yana olanlar; İslâm’ın iyi dediğine iyi, kötü dediğine kötü der ve bu ölçüler ışığında bütünleşerek kargaşa ve bunalımlardan, mefhum kirliliğinden kurtulur ve ölçülü, dengeli bir toplum, bir saadet toplumu olur. Hakk’ı üstün tutan medeniyet ise ancak böyle toplum tarafından kurulabilir. Mesele, İslam ve insan meselesidir.

Toplum düzeni için hak, adalet ve liyakatin esas alınması gerekir. İçkiyi, kumarı, zinayı, faizi, insanlık onuruna yakışmayan tüm kötülükleri meşru gören bir düzen kötülüktür. Adil bir düzende bu kötülükler olmaz. Günümüzde iyiliği Milli Görüş temsil etmektedir ve bunun için teşkilatlanmaktadır. Saadet Partisi’nden başka hak, adalet, ehliyet ve liyakat, adil düzen, İslam Birliği diyen başak bir kadro yoktur. İnsana yakışan sadıklar ile beraber olmaktır. Görebilen, doğru teşhis yapabilen herkes, Milli Görüş’ü doğru okur ve Saadet Partisi ile birlikte olur. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?