Reklamı Kapat

15 Temmuz destansı hafıza anıtı

Hafızamız 15 Temmuz kalkışmasının 4. Yılını idrak ediyor.  Tarihi yaşayarak görmek diye bir şey varsa şayet bundan daha somut bir örnek olamaz. Bu anlamıyla hafıza tarihten daha güçlüdür. Tarih hafızalarla birlikte tanıklık ve belgelerin montajlanarak geleceğe uyarlanmış halidir. Bu yüzden kendi söyleminde yalan söyleyip söylemediği konusunda hep tartışma yaratmıştır. Toplumun canlı hafızası hiçbir belgeye ihtiyaç hissetmeksizin olup biteni saklayıp sırası gelince ibret müzesine yerleştirir.

40’lı 50’li yılların meşum ve çalkantılı günlerini yaşı kifayet edenler babalarından ve dedelerinden öğrendiler. Kitaplarda yazılanlarla o dönemi yaşayanlar arasında belirgin bir fark göze çarpmaktaydı. Boşuna dememişler “en uzak tarih “yakın tarihtir” diye. Çocuk yaştakiler, gençler ve orta yaş grubu FETÖ kalkışmasını bir daha silinmeyecek şekilde hafızalarına kazıdılar. Buna travma diyenler de olabilir. Fakat ben şahsen travmanın geçici bir süreç olduğuna inanıyorum. Nitekim millet olarak bu travmayı kısa sürede atlattık. Yerine aynı delikten ikinci kez ısırılmama dikkatini ikame ettik.

Kavramları ağzımızda yuvarlamak, cümleleri hakikat adına boğazımızda gargara yapmanın başımıza ne denli belalar açtığını fark ettik. Şahsiyetin ve Şahsiyetçiliğin ne denli önemli olduğunu bir kez daha anlamış olduk. Yığınların ve kalabalıkların peşinden gitmek yerine aklı kullanarak doğrunun ve sahih olanın izini sürmek gerektiğini şimdi daha iyi anlıyoruz.

Artık eskisi gibi her çağıranın peşinden gitmiyor insanlar. Samimiyet ve iyi niyet kavramları sorgulanıp yeniden tanımlanıyor. Dört yıl önceki hain kalkışmanın kâbus gecesini hatırladıkça dinî duyguların nasıl bir mühendislikle “iyi niyet” adına halkı uyutmak, beyin ve kalp dengesini bozmakta kullanılabileceğine ihtimal vermeye başladık.

Tarihi dönüm noktaları, ibret sahneleri ve travmayla başlayıp muhasebe ve muhakemeye vesile olan hadiseler zihinlerin koruması altındadır. Söz gelimi 28 Şubat’ın bin yıllık hevesini boğazına tıkayan bu hafızadır. Unutmamak hiç de az bir şey değil. Yarınlara kalacak bu hafızanın oluşturacağı dinamizmdir. Sadece hafızanın tutanakları yeterli değil elbette, bir de hafıza direnci ve mukavemeti diye bir şey var. Yani unutturmaya çalışanlara karşı belleklerin uyanık olması meselesi.

Toplumsal hafızanın mahsulü hasat zamanını bekleyen kimi mühendisler tarafından toplanıp boş kalan zihnin tarlasına başka ürünler ekilmeye başlanır. Hafıza, görevini ister istemez tarih kitaplarına devretmek zorunda kalır. Tarihi algı yönetimleri imla düzeyinde küçük tashih hatalarıyla yol alır. Bir zaman sonra kişi kendi hafızasındakini terk edip tarih kitaplarının söylediklerine tabi olmakta hiç sakınca görmez hale gelir.

15 Temmuz unutulmayacak ve unutturulmaması gereken bir hadisedir. Kendi insanına acımadan kurşun sıkacak kadar gözü dönmüş hainlere karşı halkın sergilediği “destansı hafıza anıtının” hiçbir zaman yıkılmaması gerekir. Bu cesaret ve cansiperane mukavemet milletimizin milli seciyesi ve karakteri olarak artık tüm dünyanın zihnine perçinlenmiştir.

Milletimizin haysiyet ve bağımsızlığına karşı herhangi bir teşebbüste bulunmak isteyenlerin niyeti elbette bu destansı direniş karşısında kursaklarında kalacaktır.

Korku geldiği yere geri gitmiştir. Cesaret insanın bulunduğu yeri ve yaşadığı zamanı hatırlamasının adıdır.

15 Temmuz’da destan yazan şehitlerimize rahmet, gazilerimize bu nişaneyi ömür boyu ötelere dair bir muştu gibi taşımalarını diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Yaşar Akgül - Diline sağlık kardeşim...teşekkürler...selamlar

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Temmuz 18:17
01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Temmuz 07:59


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?