Ayasofya manevi bütünlük II

İslâm’ın fetihleri insanlığın kurtuluşu içindir. İnsanların gönüllerinin fethi. İnsanlığın daraldığı zamanlarda kurtuluşu ve geleceği. Her fetih insanlığın yararınadır. Her fetih insanın dirilişi ve kurtuluşudur. Her fetih insanlığa güven, inanç, adalet, sevgi ve merhametin taşınmasıdır.

Fetih ile işgaller arasında farklar var. Bunu tarihte ve geçmişteki karşılaştırmalarda görebiliriz. Bütün İslâm fetihleri insanlığa hayat bağışlıyor. Haklarını kısıtlamıyor,
özgürlüklerini sınırlamıyor, geleceklerini karartmıyor. İslâm fetih dinidir, insanlığın fethinin dini. İslâm insanlığa hayat bağışlar, ölüm sunmaz. Hayatını karartmaz.

İstanbul’un fethi dünya yüzünde sembolik bir özellik arz eder. İnsanlığa, insanlık sunar. Bir yapının [Ayasofya] sembolik konumu önemli. Bir Müslüman Sultan Fatih sadece Müslümanların sultanı, padişahı değildir. Krallık Müslümanlığın sembolü de değildir. Ayasofya’nın dönüştürülmesi sembolik olarak Müslüman sultanın Müslüman olmayan toplulukların da âdil bir sultanıdır.

Haçlı Seferleri’nde Haçlı ordularının istila ve talanına uğrayan İstanbullular onlardan illallah etmişlerdir. Müslümanların yönetimine rıza göstermişlerdir. Bir doğulu ve Hıristiyan olan Amin Maalouf [Emin Maluf] Lübnan’da doğmuş büyümüş ve Fransa’ya yerleşmiştir. Bir doğuludur. Doğulu bir entelektüeldir. Hakkaniyetini korumuştur. “Hiçbir din hoşgörüsüzlükten soyutlanmış değildir ama bu iki “rakip” dinin bir bilançosu yapılacak olsa, İslam hiç de fena görünmez… Eğer atalarım, Müslüman orduları tarafından fethedilen bir ülkede Müslüman olsalardı, onların inançlarını koruyarak on dört yüz yıl köy ve kentlerinde yaşamaya devam edebileceklerini sanmıyorum. Gerçekten de, İspanya’daki Müslümanlara ne oldu? Ya Sicilya’daki Müslümanlara? Yok oldular, tek kişi kalmamacasına katledildiler, sürgüne zorlandılar ya da cebren Hıristiyan edildiler.

İslam tarihinde daha başlangıçtan itibaren, ötekiyle yan yana yaşama konusundaki dikkate değer bir yatkınlık görülür. Geçen yüzyılın sonunda, en büyük İslâm gücünün başkenti İstanbul’un nüfusu içinde başlıca Rumlardan, Ermenilerden ve Yahudilerden oluşan Müslüman olmayan bir çoğunluk bulunuyordu. Aynı dönemde Paris’te, Londra’da, Viyana’da ya da Berlin’de nüfusunun yarısının Hıristiyan olmayanlardan, Müslüman ve Yahudilerden oluşabileceği düşünülebilir miydi? Bugün bile, kentlerinde müezzinin ezan okuduğunu işiten pek çok Avrupalı rahatsız olurdu.” [Amin Maalouf, Ölümcül Kimlikler, Çeviren: Aysel Bora, YKY yayınları, İstanbul, 2020, s.50.]

Bu, İslâm düşüncesinin bir göstergesi. Türkiye, Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından beri Batı’nın kuşatmasında. İç işlerini yönetecek kadar da etkili ve müdahil. Ayasofya bunun somut örneklerinden. Daha birçok konu da var. Bugün elbette ki dünden çok farklı. Artık bu topraklarda, özellikle de İstanbul’da Rumlar yaşamıyor, Ermeni ve Yahudiler oran bakımından çok düşük. Nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman. Bunların arasında zihnen yabancı kültüre tamamiyle odaklı kesimler bulunuyorsa da bu, büyük bir oran değil. Laik ve seküler bir dönemdeyiz.

Devletin yasal dini İslâm değil, halkı Müslüman olsa da. Bu durumda Ayasofya’nın aslına dönmesi önemli bir dönüm. Bunun bütünlüğüyle yansımasını beklemek de elbette ki güç. Ancak İslâm ve fethin sembolü olan bu yapının dönüşümüyle, özüne ve ruhuna uygun yaklaşımların ağırlık kazanması gerekir. Hukuku, yasaları İslâm özlü olmadığından bu yapı içinde hakkaniyet aramak arzulanır. Ne ki, siyasal parçalanmışlık ve kesimler keskinliği birçok adımın atılmasına engel. Eğer fethin bir sembolü olan Ayasofya aslına uygun hâle geliyorsa onun diğer unsurlarının da devreye girmesi gerekir. Ne yazık ki şu sistem ve yapı buna izin vermiyor. En azından adalet ve hakkaniyetle insanların kucaklanması dilenir ve arzulanır. Bunun üzerinden nefret oluşturmadan sevgi ve merhamet ve adalet ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Temmuz 08:35


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?