Reklamı Kapat

Ayasofya kabul edilmiş duamız!

Bismillâhirrahmânirrahîm;

ALLAH’A ne kadar şükretsek az. 86 yıllık dava, sevda, gözyaşı, hasret ve duamız gerçekleşti. Ayasofya’nın maksadına uygun olarak yeniden camiye dönüştürülmesi kararlaştırıldı. İnşallah, 25 Temmuz günü Cuma namazıyla birlikte ibadete açılacak. AGD Genel Başkanı Salih Turhan’ın deyimiyle, “Ayasofya’ya biletle değil; abdestle gireceğiz.” Destanlık mücadeleyi bıkmadan, usanmadan bugünlere taşıyanlardan Allah razı olsun!

Ecdadımız Fatih, zalim ve sömürgeci Bizans’ı yıkarak Konstantiniyye’yi fethetti; orayı “İslâmbol” haline getirdi. Fethin şükrü olarak da, Ayasofya’yı ilk Cumada camiye çevirdi. Ayasofya 481 yıl cami olarak hizmet verdi.  

İçimizden bazıları, 1934’te Ayasofya’yı müzeye dönüştürdü. Ulu mabet “müze” olarak kullanılmaya başladı. Bu durum Müslümanları üzdü. Çeşitli vesilelerle çarpık uygulamaya tepki gösterdiler. Arif Nihat Asya tepkisini mısralara aktardı: “Mahzun Ayasofya! / Seni ey mabedim utansınlar, / Kapayanlar da, açmayanlar da!”

1953’te, Ayasofya başlığıyla feryadını mısralarla ifade eden Osman Yüksel Serdengeçti idam talebiyle yargılandı: “Söyle Ayasofya, söyle, / Seni puthane yapan hangi delidir? / Elleri kurusun, dilleri kurusun! / Ayasofya! Seni bu hallere koyan kim? / Seni çırılçıplak soyan kim?”

Ali Ulvi Kurucu, Ayasofya’ya soruyordu: “Hangi eller, sana akşamları zincir vuruyor? / Yüce feryadını, kimler boğuyor, susturuyor?” (1962)

Ayasofya için şiir yazanlar kervanına Osman Yüksel’den Nazım Hikmet’e kadar kimler katılmadı ki!..

AYASOFYA AÇILACAK!”

FETİH sevdalıları 86 yıldır hiç ümitsizliğe düşmediler. Adaletin yerini bulacağına inandılar. Necip Fazıl, 1965’te Sultanahmet’teki Ayasofya Mitingi’nde Müslüman gençliğe müjde verdi: “Ayasofya açılacak!. Hem de öylesine açılacak ki, kaybedilen bütün mânâlar, zincire vurulmuş masumlar gibi onun içinden fırlayacak!.. Öyle açılacak ki, bu millete iyilik ve kötülük etmişlerin dosyaları da onun mahzenlerinde ele geçirilecek.”

Erbakan Hoca öncülüğündeki Millî Görüş hareketinin Ayasofya mücadelesi destanlık çaptadır. Erbakan’ın her 29 Mayıs’taki ana gündemi Ayasofya’ydı. Gerekçesi şu: “Ayasofya fethin sembolüdür. Sultan Fatih’in vakfıdır. Kıyamete kadar cami olarak kullanılsın, bunu camilikten başka bir şekle çeviren olursa, Allah ona lânet etsin, diyerek beddua etmiştir.” Erbakan Hoca, Ayasofya’daki mânâyı hatırlatır: “Ayasofya’nın, hepsinden müstesna bir mânâsı var. Nedir o?: Hakkın bâtıla galebesidir.”

Süleyman Arif Emre 1974’te şu beyti seslendirir: “Ecdad ayaklanıyor, ruhların mahşerinde, / Ordular şaha kalkar, Fatih Sultan konuşur.”

Oğuzhan Asiltürk, Fatih’in Ayasofya’nın geleceğini sağlama aldığını anlatır: “Fatih gibi bir insan, ileride ne olur, ne olmaz diyerek, kendi mülkü olarak tapulu malı haline getirmiştir.”

Erbakan Hoca’nın öncülük ettiği kuruluşlar da Ayasofya’nın tavizsiz savunucusu oldular.  MGV ve AGD mitingler düzenledi; imza kampanyaları başlattı; Ayasofya önünde on binlerce gençle, şafak vakti, fetih namazı kılarak seher vakitlerinde dualar ettiler. 14 milyon imza toplayarak Ayasofya mücadelesini kamuoyunun gündemine taşıdılar.

FETİH NESLİ YILMADI

ANADOLU Gençlik Derneği (AGD), 29 Mayıs 2020 akşamı, Türkiye ve başka ülkelerdeki tüm kadrolarını seferber ederek, dijital ortamda düzenlediği fetih kutlamalarında, Ayasofya’yı merkeze aldı. Ahmet Hakan Karagül’ün Ayasofya bahçesinden seslendirdiği ezgi programın ana temasıydı: “Minberin, mihrabım şen olsun artık, / Her vakit mü’minlere yol olsun artık, / Bir bayram namazı kılınsın artık, / Kırılsın zincirlerin ey Ayasofya’m!”

İsmail Kandemir isimli gönüllü, Ayasofya’nın ibadete açılması için dernek kurarak, 26 sene mücadele verdi.

Halkın talebi genişlemişti. Danıştay, konuyu inceledikten sonra, oy birliği ile Ayasofya’nın vakıf senedindeki cami vasfı dışında kullanımının hukuken mümkün olmadığı kararına vardı. Ayasofya Camii Kebir’i “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” ile Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilerek ilk ezan okundu.

Ayasofya’nın camiye çevrilmesi konusunda; iktidarıyla, muhalefetiyle tam bir “konsensüs” oluştu. Hepsine teşekkür ediyorum. Bu beraberlik sürdürülmeli. Birlikte yürüyeceğimiz çok yol var. 83 milyonluk güçle Mescid-i Aksa’yı da özgürlüğüne kavuşturabiliriz. Hıristiyanlar, aradan 567 yıl geçmesine rağmen, hâlâ İstanbul’un fethini içlerine sindiremediler. El birlik olursak, Batı’dan gelebilecek tepkileri, daha kolay göğüsleriz.

Ayasofya milletimizin kabul olunmuş duası oldu. Nimetin kıymetini bilirsek, Allah bize daha nice zaferler lütfeder. Cumhurbaşkanı, karar sonrası “birleştirirci” konuştu. Devamını bekleriz. Kimse, milletimizin ortak değeri olan Ayasofya konusunda siyasi emeller beslemesin!

Ayasofya’nın yeni statüsü hayırlı olsun! Emeği geçen herkese minnettarız!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Temmuz 07:37


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?