Reklamı Kapat

Kelimelerin kalbi

Kelimeler anlam dünyamızın iskeletidir. Mânâyı ayakta tutup ayağa kaldırırlar. Ne çok çağrışımları ne büyük dünyaları barındırırlar içlerinde. Uzak denizlere yelken açarlar. Her kelimeye bir kabuktan gidilir. Nasıl ceviz yemek isteyen önce o lezzetin kabuğunu kırması gerekirse, bir kelimenin anlamına ulaşmak isteyen de sesini ve tınısını duyumsamak zorundadır. Kelimelere kabuğunu tıklamak suretiyle adım atılır, fakat onların dip anlamlarına vasıl olabilmek için künhüne varmak gerekir. Kelimelerin künhü onların kulağına ilk okunan anlamlardır. Şimdilerde buna “etimoloji” deniliyor. Kelimenin mahreci ve menşei aynı zamanda o kelimenin hangi anlama matuf olduğunun da göstergesidir. Günlük hayatta kelimelere sözcük muamelesi yaptığımızdan dolayı onların organik karakterlerini göz ardı ederiz. Halbuki “kelime” kelimesinde de açıkça görüleceği gibi bir doğurganlığı bünyelerinde barındırırlar. Arapça “kelimetün” ifadesinin sonu te’nis tâ’sı ile (dişil, müennes) bitmesi tesadüf değildir. Zira kelime kendisinden başka bir kelimenin dünyaya geldiği, türediği bir hakikate işaret eder. “Sözcük” ise hem küçültme anlamını hem de üreme kabiliyetini yitirmişliği çağrıştırır. Birkaç örnek vermek suretiyle meseleyi sağlam bir zemine oturtmaya çalışalım:

•VİCDAN: (Vijdan değil) vicdan ve ce de, vecd gibi sözcüklerin sıhriyetinden meydana gelmiştir. Arapça “bulmak” fiilinin çağırdığı yöne doğru giden bir anlamı haizdir. Vicdan ile neyi bulur insan? Kendinde olandan kaçarken kendine yakalanmayı elbette. Kaçtığın şey dönüp dolaşıp seni bulur. Vecde ulaşan kişi de “ballar balını” bulmuş ve arayışını hitama erdirmiştir. Onu bulduktan sonra başka bir arayışa lüzum kalmamıştır. Kovanı yağma olsa da gam yoktur. İnsan baştan aşağı vicdandır. Onu kaybettiği zaman kendini yitirmiş sayılır. Onunla dört yol ağzında karşılaştığında kendini uzun bir hasretten sonra onun kollarına bırakır. Vicdanın kolları ne ola ki? Merhamet, şefkat, insanlık, izan, muhasebe ve idrak gibi hasletler vicdanın dışa açılan kollarıdır.

•İNSAF: Arapça “nısf” kökünden gelir. Peki, nereye gider? İtidale ve de mutavassıt insan olmaya doğru uzanır. Nısf Arapça’da “yarım” anlamına gelir. Bir şeyin yarısı onun nısfıdır. Peygamberimizin “İnsaf dinin yarısıdır” sözünün işaret ettiği noktayı ifade etmektedir. İnsan insaflı olmak suretiyle dininin yarısını tamamlamış oluyor yani. Çok mühim bir nokta burası. İnsafsız bir insansanız din adına yaptığınız diğer şeylerin de fazla bir anlamı kalmıyor. Hiç düşündünüz mü Allah niçin aşırı gidenleri sevmez? Çünkü ifrat ve tefrit vardır aşırılıkta. İnsan insafı yitirdikçe hakikatten uzaklaşıp egosuna yaklaşır. Egosunu merkeze alan kişi ise karanlık bir alana hapsolmuştur artık. Yapıp ettiklerinin ne denli doğru olup olmadığını kritik edemez. İnsaf en adil ve en evrensel ölçüttür. Onun mikyasını insan kendi vicdanında oluşturup tayin eder. İnsanlığın vicdandan sonra ikinci ortak sesidir. İnsan olduğunun farkında olan herkes insaf sınırını muhafaza eder.

•CAMİ: Arapçada “İçerisine alan” anlamındadır. Cem olunan her mekân filolojik anlamda camidir. Camiler hiçbir ayırım gözetmeden ezanın çağrısına uyanları içlerine alırlar. Caminin içi inanan insanın kalbi hükmündedir. Camiden dışarı çıktıkça kişi taşraya doğru kayar. İnsanın taşrası doymak bilmeyen nefsidir. Camilerin “ağyarı” yoktur. Başkalarının da camiye dahil olmaları bir mâni oluşturmaz. Camiye dahil olmayan içi ile dışını uzlaştırmada sıkıntı çeker. Ayasofya cami oldu. Bu son günlerin en güzel haberi. Dışında, eşiklerinde ve de eteklerinde kümelenen müminlere içini açtı. Ayasofya’nın seksen beş yıllık hasretini dindirenlere selam olsun. Bir cami içindekileri içindekiler bir camiyi nasıl özlerse öyle bir özlemle vuslat gerçekleşti. Kendi gök kubbemiz altında, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde ve de Ayasofya’nın kalbinde camiyiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Nihan G. - Kelimeler CAN'dır..can kafesinde muhabbet kuşudur, cân içre can diyesim geldi.

Bu köşe yazısıyla "kelimesi kelimesine" tarihe kayıt düşüldü.

Yüreğinize sağlık efendim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Temmuz 00:23


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?