Eğitim konusunda kafaları karıştırmayalım

Ülkemizin ana sorunu hâlâ kim ne derse desin koronavirüs salgını olmaya devam ediyor. Gündeme her gün yeni bir konu gelse de salgının tesirleri artarak sürüyor. Bunun başında da günlük hayatımızdaki alışkanlıklarımızın büyük ölçüde değişmiş olması geliyor. Bu arada alışkanlıklarımızın değiştirilmesinin de sanıldığı kadar kolay olmadığı düşünülecek olursa toplumda kimine göre kafa karışıklığı giderek artıyor. Kimine göre de ortaya çıkan yeni gelişmelerle başa çıkamayan kesimlerde de vurdumduymazlık yaygınlaşıyor. Böyle olmasaydı, tüm uyarılara rağmen hala toplumun bir kesiminin özellikle maske takma ve sosyal mesafeye uyma konusunda,  ‘Bana bir şey olmaz’ anlayışı ile hareket etmesi mümkün olabilir miydi? Bu vurdumduymazlık sebebiyle salgının yayılmasının durdurulması bir türlü mümkün olmuyor. Bir bakıyoruz yeni vakalar azalıyor, seviniyoruz, bir de bakıyoruz artamaya başlamış. Olay elbette sadece yeni vakalardaki artışla da sınırlı kalmıyor. Yoğun bakımdaki hasta sayılarının artışı, bu arada hayatını kaybedenlerin bir türlü tek rakamlı sayılara indirilemeyişi de hatırlandığında şu anda toplum olarak en önemli meselemizin salgın ve salgınla mücadele olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Çünkü hepimiz için sağlık en önemli husustur.

Sözü uzatmadan salgının özellikle geçtiğimiz ders yılının ikinci yarısı boyunca eğitim hayatımızı alt üst ettiği bir yana önümüzdeki ders yılının nasıl olacağı sorusu da cevapsız kalıyor. Çünkü salgın ile ilgili rakamlar Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilk,  orta ve liselerin 31 Ağustos’ta açılacağını açıklamasının adından tüm velilerin kafasında çeşitli sorular oluştu. Salgın o tarihe kadar tamamen kontrol altına alınabilecek mi, alınamayacak olursa eğitime nasıl devam edilecek soruları giderek yaygınlaştı. Bunun üzerine konunun izahı bakımından yetkililer çeşitli açıklamalar yaptılar. Açıklamalar birbirini takip etmeye başladıkça kafalardaki sorular azalacağı yerde artmaya başladı. Çünkü okullarda vardiyalı eğitime geçilebileceği açıklamaları kafalardaki endişe ve soruları daha da artırdı. Sanki okullarımız birer eğitim yuvası değil de fabrika anlayışı ile yönetilebilirmiş gibi bir noktaya gelindi.

Bu arada önümüzdeki iki ayın salgın konusunda kritik bir dönem olduğu da medyaya yansıyor. Salgında Temmuz ayı için hedeflenen 100 vaka sayısının çok uzağında kalındığına dikkat çeken uzmanlar, “Önümüzdeki iki ayı çok iyi değerlendirmemiz lazım” diyerek salgınının etkisini sürdüğünü belirtiyorlar. Bu açıklamalar ise okullar açılacağı zaman salgının durumu nasıl olacak? Sorusunu pekiştirirken, eğitimin nasıl yapılacağı konusunda ard arda gelen açıklamalar kafa karışıklığını daha da içinden çıkılmaz hale getirirken, velilerin tedirginliğinin artmasından öte bir işe yaramıyor. Hatta bazı uzmanlar tedbirsizlik ve rehavet sebebiyle korona vakalarının son bir aydan beri 1000’in altına düşmemesi okulların açılışını tehlikeye atabileceğini akla getiriyor. Özellikle de net bir açıklamanın olmaması velileri endişelendirirken, bazı uzmanların okullarda vardiyalı eğitim modeline geçilebileceğini,  hatta  karma eğitim modellerinin olduğu, yarısı evde yarısı okulda bir eğitim düzeninin söz konusu olabileceği şeklinde açıklamalar medyaya yansıyor. Tüm bu açıklamalar eğitim konusunda bir belirsizliğin hakim olduğunu gösteriyor. Bu arada Türk Tabipler Birliği’nce yapılan açıklamada, “Eğitimde radikal kararlar almalıyız” deniyor. Özellikle sağlıkçıların yaptıkları açıklamalar kafa karışıklığını artırmaktan öte gitmiyor. Milli Eğitim Bakanı ise her türlü uygulamaya hazır olduklarını belirtiyor. Ancak, kimse kesin bir uygulamadan bahsedemezken, sadece bir takım ihtimallerden söz ediliyor. Bu ise tedirginliği artırıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?