Reklamı Kapat

Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılmasından kâfir ve münafıklardan başkası rahatsız olmaz

Bizim kuşak gençliği meydanlarda “zincirler kırılsın Ayasofya açılsın” sloganları ile büyüdü. Hiç şüphesiz ki bu şuuru bize veren merhum Hocamız Necmeddin Erbakan’dı. Zira Ayasofya davasına sahip çıkan ilk siyasi lider ve ilk devlet adamı odur.  

Erbakan Hocamız 1977 yılında Sebil dergisinin 74. sayısında yayınlanan mülakatında Ayasofya’ya şu anlamı yüklüyor:  “Ayasofya Camii İslam’ın köhnemiş Hıristiyanlığa galebesinin timsalidir. Yani o bir zaferin, Hakk’ın batıla galebesinin timsalidir.” 

Evet, Ayasofya Camii - tıpkı Mescid-i Aksa gibi-  namaz kılınan yer olmasının çok ötesinde bir anlam taşımaktadır.  Zira Ayasofya Hakk’ın batıla, Hilal’in Haç’a karşı ebedi üstünlüğünün bir sembolüdür. Tuna boylarından Viyana kapılarına kadar ulaştırılan Tevhid Sancağı,  Ayasofya’da açılan sancaktır. Yeniden ibadete açılma kararı ile birlikte kopan fırtınalar Ayasofya’nın azametini görmeye yeter de artar.

Ayasofya Camii’nin tekrar ibadete açılmasından Fener Rum Patriği’nin, Vatikan’da oturan Papa’nın, ya da Rus, Alman, Ermeni kiliselerinin rahatsızlık duyması normaldir. Zira Ayasofya onlar için çok acı bir günü hatırlatıyor. Ama şu içimizdeki adı Müslüman ama kendisinin ne olduğuna veya ne olması gerektiğine bir türlü karar veremeyen, fakat yolların her ayrılış noktasında İslam’ın ve Müslümanların hak ve menfaatlerinin karşısında saf tutanlar,  artık ne olduğunuza karar verin. Sinsiliği bırakın. Açık ve mert olun.  Şunu herkes bilsin ki, İstanbul nebevi bir müjdenin bize armağanıdır.  Bu ağır armağanın simgesi ise Ayasofya’dır. Bunun için Ayasofya Camii asla Sultan Ahmet Camii ile mukayese edilemez ve “Sultan Ahmet Camii’nde üç kişiyle sabah namazı kılınıyorken Ayasofya’ya ne gerek var” denemez.

86 yıldır zulmen asli hüviyetinden uzaklaştırılmış olan Ayasofya Camii tekrar ibadete açılması kâfir ve münafıkları üzdüğünden daha fazla Müslümanları sevindirdi.  Bu sevinç sadece Türkiye ile sınırlı da değil. Bilakis bütün İslam dünyasını bir baştan bir başa sevince boğdu. Bunun için şükür kurbanları kesildi ve bunun İslam tarihinde yeni bir sayfa açması, yeni fetihler dönemini başlatması için dualar edildi. Zira Ayasofya Camii’nin tekrar ibadete açılmasından kâfir veya münafık olanlardan başkası rahatsızlık duymaz.

“Ayasofya’nın cami olmaktan çıkarılması bir sebep değil bir sonuçtur. Tekrar cami olarak açılması da bir sebep değil bir sonuç olacaktır. İslam’ın Batı karşısında yenilgisinin, üstünlüğünü kaybetmesinin sonucu ve sembolik işareti olarak Ayasofya, cami olmaktan çıkmıştır. Ancak, Batı karşısında İslam âlemi olarak tam bağımsız olduğumuz gün ya da en azından, bu bağımsızlığın şuuruna vardığımız gün, kendimizi Batı’dan bağımsız hissettiğimiz gün, Ayasofya yeniden cami olacaktır.”

Üstad Sezai Karakoç’un bu öngörüsü inşallah hakikat olur.  En azından Sultan Fatih’in bedduasından kurtulmanın ferahlığını milletimiz hisseder ve daha nice alanlarda münker olan şeylere karşı daha bilinçli ve kararlı mücadele edilir.

“Dindaşlarımızla,

Kanlı gözyaşlarımızla,

Abdest alarak secdelere kapanacağız,

Tekbir ve tehlil sadaları boş kubbelerini yeniden dolduracak,

İkinci bir fetih olacak,

Ezanlar bu fethin ilanını,

Ozanlar destanını yazacaklar...

Putperest Roma’ya yeni bir mezar kazacaklar, sessiz ve öksüz minarelerinden yükselen ezan sesleri fezaları yeniden inletecek! Şerefelerin yine Allah’ın ve O’nun sevgili peygamberi Hz. Muhammed’in aşkına, şerefine ışıl ışıl yanacak; bütün cihan Fatih Sultan Mehmed Han dirildi sanacak!..” (Osman Yüksel Serdengeçti)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Halil - Bu caminin Güçlendirmesini Mimar Sinan yapmıştır haliyle yeniden inşa edilmiş gibi birşey.

Geçmişte nasıl ve ne amaçla kullanılmış ise bundan sonra da öyle kullanılması gerekir mimar sinan, fatih sultan mehmet han ve diğerlerinin emegi söz konusu ve sahibi onlardır onlar nasil ve ne amaçla bırakmış ise ilelebet o şekilde kalacaktır kullanılacaktır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Temmuz 16:43
02

yazmıyorum - bizans artıklarının rahatsız olması öfkeden çıldırarak gebermeleri normaldir üstadım bırakalım gebersinler

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Temmuz 19:22
01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 13 Temmuz 08:51


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?