Reklamı Kapat

Mümkünsüz Taraf

İnsan hayatta ne olabilir? Belli bir zaman aralığında yaşayıp giden bir varlık olarak neye tekabül edebilir. Dünyadasın işte. Başka gidecek bir yerin yok. Etraf zaman denilen bir çemberle çevrili. Çemberin dışına çıkmanın mümkünü yok. Mümkün olan her şey o çemberin içinde. Nereye gidersen git sonunda yine kendin olarak gidersin. Kendi dünyanın mahiyeti de kendine bağlı. Sonsuzluğun içinde sonlu bir varlık olarak sonlu olmasına rağmen sonsuzluğa meyilli. Meyli sağlayan görünmez bir ip sanki. Boşlukta ilerlerken birden bir yere doğru çeken. Sınırsız zaman algısını sınırlı gösteren bir görüntüleyici. Sonluluğa ne kadar dalarsan dal sonunda sonsuzluğu fark ettiren bir neden kendiliğinden var olabilir. Nedenler de çemberin içinde fakat dışarıyı işaret eden bir ufuk getirebilir. O ufuk özlem mi?

Görenler bakıyordur ama görmek sınırı değiştirebilir mi? Çizginin hangi tarafı düz. Her şey sonlulukta kimsesiz değil mi. Kökün bir tutamacı o tarafta bir tutamacı bu tarafta. Hangi tarafa doğru gitsen diğer taraf hüzünlü geliyor. İnsan bu dünyaya gelirken gitmeye başlıyor. Bir azalma var. Daha başlarken azalma da başlıyor. Yükselişe geçerken iniş de büyüyor. Aradaki fark o kadar açılıyor ki yer yer çembere çarpacak duruma ramak kalıyor. Çembere çarpsak ne olur acaba? Dışarıya çıksak…

Dışarı mümkünsüz taraf olarak insanı kurcalıyor. Her şeyin mümkün olduğu bir yer de var gibi geliyor insana. Oysa ufuk vardıkça uzaklaşır. Uzaklaştıkça tekrar bir iştiyak… Nereye kadar uzansan oraya kadar kısalırsın. Çember işliyor. Çemberin içinde hangi tarafa dönsen o taraf örülü. Dünyadasın ya dönüksün öteye. Çoğunlukla yarım kalmış olarak olsa da. İnsan yarımlığına bakmaz çünkü sonsuzlukla tamamlamak ister yarımlığını. İp bir yerden çekiyor. Adım atıyorsun yine adım atıyorsun ama aynı toprakta kalıyor izler. Etrafa baksan çember çevriliyor. Nereye dönsen kendine dönüyorsun. İnsan kendini bir yere bırakamaz. Nereye gitse kendini alır gider.

Hüzünlü olan da bu ya dışarıda mümkün yok. Hangi yöne gitsen aynı yöne geleceksin. Başka bir yer yok. Dünyadasın ve zaman çemberiyle çevrilisin. Adımlarının biri sonlulukta diğeri sonsuzlukta. İçindeki dışarı çıkma isteği sonsuzlukla bağlı olmaktan kaynaklı. İnsan sonlu olarak bağsızken sonsuz olarak bağlıdır. O bağ bu dünyada ne oluyorsa o bağın hükümleriyle doluluğundan oluşarak meydana geliyor... Sonsuzluk insanı bağlıyor. İnsan sonlu olduğu için sonsuzlukla bağlıdır. Sonsuzluğa bağlı olduğu için sonsuzluğu ister. Mümkün olmasa da.

Sonlu olmak insana bir rahatlık da getiriyor. Nasıl olsa bitecek, nasıl olsa bir son var diye düşünüyor. Önünde sonunda gideceksin buradan. Kalmanın yeri değil. Yer de çemberin içinde. Aynı döngüde. Rahatlık sonsuzluğun var olduğunu da gösteriyor. Sonluluk varsa sonsuzluk da vardır. İnsan sonlu olduğu için sonsuzluğa meyilli. Meyil bağdır. Belli bir zaman aralığından zamansızlığa doğru…

Dünyadasın işte insansın!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Baki - “Önünde sonunda” şimdiye kadar bunu “Eninde sonunda” zannediyordum, bu yazınızdan edindiğim tek şey bu oldu. Teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Temmuz 11:06
01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Temmuz 07:15


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?