Reklamı Kapat

Tekâsür hastalığı

İnsanların dünyaya tamahı, hiç sonu gelmeyecekmiş gibi dünya nimetlerine ram olması en büyük cehalettir. Zira bu dünya ve içindeki nimetler geçicidir, bize emanettir. İnsan, geçici dünya menfaatlerine kapılıp, sonsuz âlemi unutsa da belirlenen sondan kaçamaz. Ne kadar hırsla dünyaya bağlansa da ölüm gerçeğini değiştiremez. Hesaba çekilmekten kurtulamaz. Bu bakımdan dünya nimetlerinin sahibi olmadığı tam aksime emanetçisi olduğu bilinciyle hareket eden insan, hem helalinden kazanıp fakir fukarayla ekmeğini paylaşmayı bilir hem de psikolojik olarak rahatlar.

Dünya nimetlerinin kendisine ait olduğu düşüncesiyle hareket edenler ise bitmez tükenmez hırslarıyla ömürlerini heba eder; her gün daha fazla kazanma arzusuna haram-helal ayrımı yapmaksınız devam eder. Dünyalık servet peşinde koşanlar, gerek serveti kazanırken gerekse serveti harcarken günah çukuruna düşer.

İslâm dini meşru yollarla rızkını kazanmayı emretmiş, çalışırken helale-harama dikkat edilmesini, rızkını kazanırken ibadetleri ihmal etmemeyi (Cuma, 9) emretmiştir. Rüşvet alıp vermeyi, hırsızlık yapmayı, devlet ve millet malına el uzatmayı, hileyle mal satmayı, ayıplı mal satmayı, malını satmak için yemin etmeyi, müşteriyi aldatmayı (tağyir) yasaklar. İşçiyse işine ehemmiyet vererek helal kazanmayı, işverense çalıştırdığı işçiye zulmetmemeyi, hakkını korumayı, ücretini alın teri kurumadan ödemeyi emretmiştir. Yine malın elde edilmesi sürecinde gasp, karaborsacılık ve vurgunculuk (ihtikâr), kesb-i habis, dilencilik (tese’ül) ve faizle para kazanmak haramdır. Kazandığı malın muhafazası aşamasında ise faiz gibi bir yola tevessül edilmesini haram kılmıştır.

Malın meşru ve helâl yönden kazanılması gerektiği konusunda Kur’an-ı Kerim’de, “Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır” (Bakara, 168); “Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah’a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah’a şükredin” (Bakara, 172) buyrulmaktadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), helalin ve haramın belli olduğunu, helal ile haram arasındaki birtakım şüpheli şeylerden bile kaçınmamız gerektiğini bildirmektedir. Helal kazanç konusunda önder ve yönlendiricimizin de Peygamber Efendimiz (s.a.v.) olduğu yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle açıklanmaktadır: “…O nebi, onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten men eder. Onlara temiz olan şeyleri helal ve temiz olmayanları haram kılar…” (A’raf, 157) buyrulmaktadır.

Malın kazanılması ve muhafazasından sonra harcanması konusunda da helal yolları gösteren İslâm dini, malıyla gösteriş yapmayı, kibirlenmeyi, malını israf etmeyi, fakir fukara ve yetimleri gözetmemeyi yasaklamıştır. Bundan da öte sadaka ve zekât ile malın paylaşımı emredilmiş, kazancın belirli bir kısmının fakirlerle paylaşılması kural haline getirilmiştir.

İslâm’da malın gerçek sahibi Allah-u Teâlâ olduğu için onu harcama yetkisi de yine kendisine aittir. Kazanırken helal yollarla kazanmayı, muhafaza ederken helal yollarla muhafaza etmeyi, harcarken de israfa kaçmadan helal yollarla harcamayı emreden, malın gerçek sahibi Allah (c.c.), malın bir kısmını da fakirlerle sadaka ve zekât yoluyla paylaştırmıştır.

Mademki bu dünya geçicidir, mademki malımız, mülkümüz, canımız, ailemiz, ülkemiz ve canlılar bize emanettir o halde bu fani dünyada emanetçisi olduğumuz şeylere itibar edip, daha çok mal biriktirme hevesi neden? Üstelik malın biriktirme aşamasında her türlü kirli yola tevessül etmek neyin nesi?

Kısacası bu tekâsür neden? Mal biriktirme ve mal çokluğuyla övünme hastalığının İslâm öncesi Cahiliye toplumu zihniyeti olduğu, kapitalizmle birlikte günümüzde tevarüs ettiği gerçeği ortadayken mal çoğaltma ve zenginlikle övünme yarışında her türlü gayr-i İslâmî ve gayr-i ahlâkî yollara tevessül edenler Tekâsür Suresi’nin tefsirine baksa görecektir ki, Allah-u Teâlâ mal çokluğuyla övünen hastalara kabir ve ahireti hatırlatmakta…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?