Reklamı Kapat

Filistin Devleti

Belki direnen gruplar zamanla değişti; ama Filistin’in kaderi hep aynı. Onlar, hep direndiler.

Sene; 1948... Filistin problemi...

 Sene; 1967... Filistinliler İsrail’le savaşıyor.

1980 öncesi; Eritre-Moro-Filistin-Afganistan’da savaş varken, 1990’lı yıllarda savaş ve istilalarla boğuşan ülkelere Çeçenistan, Azerbaycan ve Bosna eklendi. Ama Filistin kanayan bir yara olmaya hep devam etti.

Günümüzde birçok yere barış ve huzur egemen olmasına rağmen, Filistin’de kanama bir türlü durmuyor. Peki, bütün bunların sebebi ne?

Kim sebep oluyor bu yaşananlara?

Tabiî ki İsrail...

Dilerseniz, aşama aşama Filistin olaylarına bir göz atalım:

1-1964 yılında Ahmet Şukayri başkanlığında kurulan FKÖ, 1967 bozgununa kadar kurucu irade tarafından bir koz olarak desteklenmiştir. 

2-Yerelleştirilme adına FKÖ’yü ortaya çıkaran Mısır, Suriye, Ürdün gibi ülkeler de 1967 savaşından ağır bir yenilgi ile çıkması, FKÖ içinde Yaser Arafat’ı doğurmuştur.

3-Yaser Arafat, George Habaş, Ahmet Cibril gibi liderlerin mücadelelerini Filistin dışında sürdürmek zorunda kalması, dâhilde yeni liderler doğmasına katkı yapmıştır.

Genç nesil olarak nitelendirilen bu yeni liderler de FKÖ içerisinde bir ayrışmaya sebebiyet vermişlerdir. 1987 yılındaki ilk intifadayı yapanları, Yaser Arafat’ın ”benim küçük generallerim” diye tanımlaması, hem Arafat’ı bu çizgiye çekmiş, hem de onu genç nesil nezdinde meşrulaştırmıştır.

Bilindiği gibi; 1948-64 yılları arası Filistin’le alakalı meseleler Mısır, Suriye ve Ürdün tarafından icra edilmişti. Daha net bir ifade ile 1964’te FKÖ kurulana kadar Filistin meselesi bu üç ülke tarafından temsil ediliyordu.

 Filistin’de görev üstlenmiş olanlar, Yaser Arafat gibileri, İsrail’le diyalog kurmaktan yanaydılar. Onlara göre bu konumdaki bir Filistin, İsrail’le birlikte barış içerisinde yaşayabilir. Arafat’ın karşısındakiler ise, “İsrail ancak güçten anlar” tezini savunuyorlardı. Bugün gelinen noktada Arafat gibi köklü liderlerin intifadaya verdikleri destek de sadece taktik gereğidir.

Filistin’de bir devlet kurma konusunda taraflar açısından bakıldığında, “askeri mücadele” ve “barış müzakereleri” diye iki yöntemden bahsetmek mümkün.

Âşık Veysel’in dediği gibi “uzun ince bir yol” olan, Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır. Devletsizlik problemleri artırmaya devam etmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadrettin Karaduman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?