Reklamı Kapat

“Hayra delalet eden kimse hayrı işleyen gibidir”

Resul-ü Müctebâ Efendimiz buyuruyor: “Her maruf iyiliktir. Hayra delalet eden kimse hayrı işleyen gibidir. Zor durumda feryat eden kimseyi müşkülünden kurtaranı Allah sever.” İmkânı olmadığı için hayır yapamayan bir kimse başkasını hayra teşvik ederse, o hayrı işlemiş gibidir diye buyurmuş Peygamber Efendimiz. Mesela bir yerde yardıma muhtaç birileri var sen bunu biliyorsun ama onlara yardım edecek gücün yok. Yardım edebilecek birisine gidip onu, yardıma muhtaç olan kimseye destek olmaya ikna edersen sen de hayrı işlemiş gibi olursun. Böyle bir durumda cebinde para olmasa bile hayrı işlemiş gibi oluyorsun. Müslüman bir adam var ama tembel. Namaz vaktinde ezanı duymasına rağmen camiye gitmiyor. Sen de onu incitmeden, güzel bir üslupla namaza davet edersen, bizzat sen namaz kılmışsın gibi sevap kazanırsın. Şimdi bakıyoruz camilerin yanındaki kahvelerde insanlarımız vakit geçiriyorlar, kâğıt oyunları oynuyorlar. Namaz vakti ezanı duymalarına rağmen kılları kıpırdamıyor. Zaten kâğıt oyunu oynamak doğru değil, çirkin bir iş, bir de caminin dibindeyken ezana rağmen rahatını bozmuyorsa sıkıntı. İnkâr etmiyor olabilir, kâğıt oynayarak, namaza gitmeyerek haram işlediğinin farkında olabilir ama yine de çirkin bir durum. Sen o Müslüman kardeşlerini uyarsan, onları çirkin hareketlerinden kurtarsan çok sevaba girersin. Peygamber Efendimizin, hadis-i şerifte de bahsettiği konu biraz da bu diyebiliriz.

HELAL YOLDAN KAZANILAN MAL AZİZDİR

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.), “Bir adam helal yoldan kazandığı malını kurtarmak için mücadele ederken öldürülürse şehittir” diye buyuruyor. Mal canın yongasıdır. Helal yoldan para kazanmak dinimizde caizdir ve hakkımızdır. Her insan malının mülkünün olmasını sever. İşte Peygamber Efendimiz de bizim helal yoldan kazandığımız mallarımızla ilgili olarak bu hadisi söylüyor. Helal yoldan kazanılan mal azizdir. Bu hadis-i şerifte geçen şehitlikle, cephede dini, vatanı ve namusu için şehitlik aynı şey değildir. Dini, vatanı ve namusu için çarpışıp şehit olan askerin kanının ilk damlası tüm günahlarına kefaret olur, ikinci damlası da cennette ona köşk olur. Çarpışarak vefat eden şehit, kanlı elbiseleri çıkartılmadan defnedilir. “Bir adam helal yoldan kazandığı malını kurtarmak için mücadele ederken öldürülürse şehittir” hadis-i şerifinde bahsedilen durum, malını korurken vefat eden kimsenin şehit sevabı almasıyla alakalıdır. Yani bir adam malını hırsızlara karşı korurken öldürüldü diye biz onu kanlı elbiseleriyle gömmeyiz. O kimse ahirette şehit sevabı alır. Şehitlik sevabı verildiğine göre dinimiz İslam’da malı korumak bir emirdir. Malımızı korumak için mücadele etmediğimiz zaman ne oluyor, ‘münker’ oluyor. Yani dinimizin sevmediği bir şey yapıyoruz demektir.

HÜKMETME YETKİSİ OLAN HER İNSAN HZ. ÖMER’İN HAYATINI OKUYUP ANLAMAYA ÇALIŞMALI

Peygamber Efendimiz, adil insanların değerini anlatmak için bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor: “Kıyamet günü adaletli kimseler nurdan minberler üstünde Allah’ın sağ tarafında olacaklardır.” Allah’ın her tarafı sağdır ama buradaki sağdan kasıt sağ koldur. Emin olduğumuz ve bizim için hakkıyla çalışan insanlara, ‘sağ kolum’ deriz. Peki, adil kimse kimdir? Ev işlerinde adaletli olan kimse adildir. Dinimizin bize söylediğine göre evin reisi babadır. Evin reisi hem dünya için hem de ahiret için ailesine yön vermek zorundadır. Adamın karısı namaz kılmıyorsa, evin reisi hanımını uyaracak, çocuk yanlış işler yapmasın diye onu uyaracak. İşte tüm bu sorumlulukları yerine getirirken evin reisi adil olursa eğer ahirette ona büyük mükâfat var demektir. Bir başka kimse ise, bulunduğu topluma hükmetme yetkisi olan kişi. Bir ülkeye hükümdar olmuş, bir şehre vali olmuş, bir beldeye yönetici olmuş kimse halka adil davranırsa, o da ahirette büyük mükâfatlarla karışılacaktır. Hükmederken, adam kayırmamış, kanun ne derse onu yapmış bir insan ne güzel insandır. Bu konuda hepimize örnek olacak bir isim var. Hz. Ömer. Şimdiki zamanda idareci olan, hükmetme yetkisi olan her insan Hz. Ömer’in hayatını okuyup anlamaya çalışmalıdır. Mahşerde nurdan minberlerde olma fırsatı varken her yöneticinin bu fırsatı iyi kullanması gerekir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?