Reklamı Kapat

Çocukların sesini duyabiliyor musunuz?

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi sözde din, dil ve etnik yapı ayırt etmeksizin haksızlığa uğrayan her çocuğun hakkını savunmak üzere kurulmuş bir örgüt. Çocuk ve hak kavramları kulaklarımıza ne kadar da hoş geliyor değil mi? Ve sanırım örgütün sözde misyonuna baktığınızda “artık çocuklarımızın haklarını savunacak bir kuruluş var” diye düşünüp rahat bir nefes alıyorsunuz… Fakat ne yazık ki, küresel odakların güdümünde hareket eden bütün kurum ve kuruluşlar gibi söz konusu örgüt de katledilen çocukların istatistiğini tutmanın dışında bir şey yapmıyor.

Uluslararası Mülteci Hakları Derneği 28 milyon çocuğun savaş nedeniyle ülkelerinden uzaklaştığını ve bu çocuklardan 7 milyonunun göç sürecinde kaybolduğunu açıklıyor. Fakat ne Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi adı altında oluşturulan kuruluşların ne de insan hak ve özgürlüklerinden dem vuran kişi ya da kurumların harekete geçtiğini görebiliyoruz. Şunu biliyoruz ki, yanlı olan, yanlı hareket eden hiçbir kişi ya da kuruluş adalet adına hareket edemez, ezilenlerin seslerine kulak veremez. Onlar sadece zulüm kendi hanelerine geldiğinde, zarar kendi çocuklarına isabet ettiğinde harekete geçerler bu bir gerçek!

İslam coğrafyasında devam eden savaşlar, işgal ve katliamlar milyonlarca insanı mülteci durumuna düşürdü. Bu durumdan en çok yara alanlar ise savunmasız durumda olan çocuklar oldu… İstatistikî verilere göre yaşanan katliamlar sonucunda 500 civarında Suriyeli çocuk yetim kaldı. Ve bu çocuklar ağır yaşam koşulları altında var olma mücadelesi veriyorlar. BM’nin 2018 verilerine göre ise katliamlar nedeniyle dünyada 70,8 insan mülteci olarak yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Bunlardan %45’i çocuklardan oluşuyor. Adını her fırsatta işittiğimiz Çocuk Hakları Sözleşmesi, hakların ihlalini korumaya yönelik olarak çalıştıklarını iddia eden kişi, kurum ya da kuruluşlar ise sadece istatistikî bilgiler vermek ve yanlı açıklamalar yapmakla yetiniyorlar. Zorbaların katlettiği hak, adalet, eşitlik, özgürlük gibi kavramlar ise tıpkı kurban edilen insanlar gibi kurtarılmayı bekliyor. Şu bir gerçek ki, bizim artık afili ifadelerle boy gösteren sözde iyilik meleği kurum ve kuruluşlara itimadımız kalmadı. Masumların haklarını korumak ve onlar adına söz söylemek ise vicdani duyarlılığını kaybetmemiş insanlara düşüyor. Bu hususta bedeli ne olursa olsun hepimiz elimizi taşın altına sokmak zorundayız.

Savaşın mağdur ettiği binlerce çocuk yetim ve öksüz bırakıldı. Çocuklar oyunların engin dünyasından koparılıp erişkin olmaya zorlandılar. Ağır bir yüktü sırtlarında taşıdıkları. Ama kime itiraz edecek, meramlarını kiminle paylaşabileceklerdi? Dilini, kültürünü bilmedikleri coğrafyalarda ikinci sınıf insan olarak yaşadılar. Oyun nedir bilmediler, çocukça düşlerine veda edip sırtlarındaki ağır yükü taşımaya koyuldular… İstatistikî verilere göre korunaksız çocukların çoğu zor şartlarda çalıştırılıyor, istismara maruz kalıyor ve ciddi sağlık sorunları yaşıyorlar. Son verilere göre 151 milyon 600 çocuk işçi ağır şartlarda çalıştırılıyor ve bu çocukların güvenliğini sağlayacak hiçbir mercii yok. Bir milyon çocuk ise cinsel sömürü aracı olarak kullanılıyor. Tarım sektöründe çalışan çocuk sayısı da epey fazla. Sanayi alanında ise 18 milyon çocuk işçi çalışıyor ve bu çocukların çoğu cinsel sömürüye maruz kalıyor. Çocuk işçilerin çoğu eğitim alamıyor, her yıl beş milyon çocuk açlıktan hayata veda ediyor… Uluslararası terör örgütlerinin eline geçen ve bir daha haber alınamayan çocuk sayısı da oldukça fazla. Avrupa’da yaşayan mülteci çocuklar ise cinsel istismar, insan kaçakçılığı, şiddet, kölelik ve organ mafyası gibi tehlikelerle karşı karşıya. Peki, bu durumda savaşın mağdur ettiği çocukların haklarını kim koruyacak? Binlerce yetim ve öksüz çocuğun akıbeti ne olacak? İnsan olduğunu iddia eden her kişi bu konuda hassasiyet göstermek zorundadır. Çocukların sorunları siyasi malzeme olarak görülmeyip vicdani bir mesele olarak algılanmalıdır. Bilinmelidir ki yaşlı ve çocukların maruz kaldığı zulme göz yuman hiçbir medeniyet varlığını sürdüremez. Zira medeniyetler ekonomik variyetleri ile değil insani değerlere yaptıkları hizmetleri ile kaim olabilirler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

04

Sai̇d Haktan - Maalesef,acı ama gerçek...Bu sayılar belki az bile...Bu acımasız dünyada kurulan her örgüt belki bazı hayırlı işlere vesile olabiliyor.Ama özellikle beyn-el milel örgütler,sadece hile yollu kurulan ve çoğu zaman kuruculara servet kazandıran ögütlerdir. İstanbulda bile göçmen değil.Özbe öz bu devletin evladları neler yaşıyor ve neler yaşatıyor.Çok derine inmeden,o kadar insanlık dışı muameleler var ki;en vahşi hayvan bunu insana yapamaz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 15:14
03

Sai̇d Haktan - Maalesef,acı ama gerçek...Bu sayılar belki az bile...Bu acımasız dünyada kurulan her örgüt belki bazı hayırlı işlere vesile olabiliyor.Ama özellikle beyn-el milel örgütler,sadece hile yollu kurulan ve çoğu zaman kuruculara servet kazandıran ögütlerdir. İstanbulda bile göçmen değil.Özbe öz bu devletin evladları neler yaşıyor ve neler yaşatıyor.Çok derine inmeden,o kadar insanlık dışı muameleler var ki;en vahşi hayvan bunu insana yapamaz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 15:11
02

vefa - ablacigim allah sizden razi olsun, cok guzel bir gönlünüz var, keske herkes sizi okusa da , bari kendi cocuklarina gerekli hassasiyeti gösterse, zavalli mazlum cocuklari allah korusun demekten baska birsey gelmiyor eilimizden, maalsef

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 11:11
01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 08:55


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?