Reklamı Kapat

İnsanlık ancak İslam ile kurtulur

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İnsanlık ve İslam âlemi itikat ve düzen olarak İslam’dan kopuşun sıkıntısını yaşıyor. Bu sıkıntı ve bunalımın sebebi, İslam düzeninin yerine ikame edilenmateryalizm, Darvinizm ve ırkçı emperyalizm zihniyetidir. Bu zihniyete göre, kuvvetli ırkların zayıf ırkları yok etmesi doğanın bir gereğidir. Tekâmül için ortada bir düşmanın olması ve bu düşmanla devamlı savaşılması hayatın kanunudur. Bu yüzdendir ki bütün totaliter rejimlerde diktatörler, hep bu yanlış zihniyetin etkisi altında kalmış, bu zalim zihniyetin egemen olması için gayret göstermiş ve maneviyatı yok etmeye çalışmıştır. Yirmibirinci asra geldiğimizde meydana gelen ilmi gelişmeler, Darvinizm ve materyalizmin insanlığa saadet getiremeyeceğini ortaya koymuş, temeli düşmanlık ve savaş olan materyalizmin itibarını sıfırlamıştır. Buna mukabil, temeli şefkat, sevgi, kardeşlik, huzur ve kısaca barış olan İslam’ı ön plana çıkarmıştır. Bunun için insanlar; kurtuluş ve saadet için materyalizmi değil maneviyatçılığı yani İslam’ı esas almak zorundadırlar.

DİYALOG

İnsanlığın saadeti için; çatışma değil, diyalog esas alınmalıdır. Son ikiyüz yıldır dünyada yaşanan savaşların neredeyse hepsi, Batı’nın İslam’ı yok etmek niyetiyle yaptığı savaşlar olduğunun bilinmesi gerekir. Sovyetler’in yıkılmasından sonra İslam, düşman olarak gösterilmek istendi ve son otuz yılda bu gaye ile savaşlar yapıldı, katliamlar sergilendi ama görüldü ki bu dahi bu savaşları ve katliamları yapanlara huzur ve saadet getirmemiştir. İnsanlığın ders alması gereken bir husus da düşmanlığın hiçbir zaman çıkış yolu olmadığıdır. Huzur, saadet ve barış için düşmanlığın değil diyalogun, samimi işbirliğinin ve dayanışmanın esas alınması gerektiğidir. Bu diyalog sağlanmadan akan kanlar durdurulamaz, gözyaşların dindirilemez.

ADALET

İnsanlığın saadet bulması için, çifte standardın değil, adaletin esas alınması ilmin gereğidir.

Faşizmin herkese kabul ettirmek istediği “mukaddes devlet” zihniyeti insanlık için yıkım olmuştur. Son yüz yılda özgürlükler, insan hakları ve demokrasinin temel alınması hayırlı teşebbüsler olmakla birlikte görüldü ki ABD gibi zalim ülkeler, “İnsan hakları ve özgürlükler olsun ama sadece bizim için olsun” demeye başladılar. Özellikle Müslüman ülkelere karşı, halkı Müslüman olduğundan dolayı tavırlar alındı. İslam’ın temeli barış ve şefkat olduğu halde ABD ve Batılı ülkeler, onu terörizm ile eş tutmaya başladılar. Öyle ki organize suç mefhumunu bu yüzden ortaya atarak Müslümanları organize suç işlemeye hazır bir potansiyel tehlike gibi görüp onlara insan hakları verilmesin diyecek kadar ileri gittiler. Çifte standart uygulaması olarak bir takım ülkelere konulan ambargolar, neticede o ülkelerin masum halkının zulüm görmesine ve insanlıkla bağdaşmayacak sonuçların ortaya çıkmasına sebep oldu. Bu tutum, toplumlar arasında mutluluk yerine gerginlik, çatışma ve düşmanlık duygularının doğmasına sebep oldu. İnsan hakları ve özgürlükler yalnızca bize değil, tüm insanlara lazımdır, yani çifte standart yerine, adalet esas alınmalıdır. Adalet ise ancak İslam’ın telkin ettiği doğru hak anlayışı ile sağlanabilir.

EŞİTLİK

20 ve 21. asırda ABD ve Batılı ülkeler, sahip oldukları maddi güce güvenerek diğer ülkelere hep yukarıdan baktıkları görülmüştür. Hâlbuki bu iki asırda maddi güç, çok kısa süreler içinde dahi yer değiştirebileceğini ortaya koymuştur. Çin bunun en tipik örneğidir. 21. asırda, dünyanın ekonomik faaliyetlerinin ağırlık merkezi Avrupa ve Amerika’dan Uzakdoğu’ya ve Asya’ya doğru kaymıştır. Bütün bu gelişmeler, saadet için, ülkeler arasındaki münasebetlerde artık üstünlük iddialarının değil eşitliğin esas alınması gerektiğini göstermektedir. Bu eşitliğin sağlanması için Milli Görüş tarafından ilk adım olarak D-8 hamlesi başlatılmıştır.

İŞBİRLİĞİ

ABD ve Batılı zengin ülkeler, gelişmekte olan ülkelere ağır faizlerle borç vermeyi, onların zenginliklerini “elimde fırsat varken niçin gasp etmeyeyim” düşüncesiyle tek yanlı olarak sömürmeyi esas almışlardır. Saadet hep beraber olur. Komşusu açken kendisi tok yatan mutlu olamaz. Bir toplumun öbür toplumu sömürmesi, fakir bırakması, gelişmesini engellemesi, sonunda o toplum için de zararlıdır. Nitekim Batılı ülkelerin bu uygulamaları sonunda, zenginler daha zengin, fakirler daha fakir hale gelmiş, toplumlar arası gelir dağılımı bozulmuş, fakir ülkeler borçlarının faizlerini dahi ödeyemeyecek hale gelmiştir. Bu gidişatın sonu yoktur. Çözüm, toplumlar arasında “sömürünün değil”, bütün taraflar için yararlı, samimi bir işbirliğinin esas alınmasıdır.

HAK VE ÖZGÜRLÜK

Toplumların saadeti için “baskı ve faşizmin değil, insan hakları, özgürlük ve adil düzenin” esas alınması gerekir. Materyalizm ve faizci küresel kapitalist sömürü düzeni ortamında insan hakları ve özgürlüklerden söz edilemeyeceği görülmüştür. Hak ve özgürlüklerin teminat altına alınabilmesi için “yeni bir saadet dünyasının” kurulmasına ihtiyaç vardır. Yeni bir saadet dünyasını ise sadece İslam ile kurulabilir. Bunun için insanlığın kurtuluşu İslam’dadır.

HAYRA ANAHTAR OLMAK

Yeni bir saadet dünyasının kurulmasını Batılılardan beklemek, köleliğe ve sömürülmeye rıza göstermektir. Böyle bir saadet dünyasını kurmak, Müslümanların sırtına yüklenmiş bir görevdir. Ancak Müslümanlar, yakalandıkları şuursuzluk hastalığı sebebiyle, böyle bir görevi yapmaktan uzaktırlar. Erbakan Hocamız, ömrünü Müslümanları, içinde bulundukları gaflet uykusundan uyandırmaya çalışmış ve bu konuda önemli mesafeler kat etmiştir. Bunu daha ileriye taşımak Milli Görüş sahiplerinin görevidir. Bu görevin adı İman ve cihattır. Bu konuda Milli Görüşçülerin tembellik ve gevşekliği, zalimlerin faaliyeti olur. Milli Görüşçüler çalışmaz, İslam’ın emrettiği faaliyetleri yapmaz, kötülüklerin yayılmasını engelleyip, yeni bir saadet dünyasının kurulması için gayret etmezse, kötülüğün ve kötülerin hâkimiyeti son bulmaz. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 08 Temmuz 08:01


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?