Reklamı Kapat

Kural tanımamak ya da akıllanmamak!

Her gün gazete sayfalarına ve televizyon ekranlarına salgına karşı alınması gereken tedbirleri hiçe sayanların görüntüsü düşüyor. Bu da ister istemez kurallara uyan kesimleri rahatsız ediyor. Hatta ilgililerin ısrarla dikkat çektikleri özellikle maske takılması ve sosyal mesafeye uyulması çağrıları belli bir kesim tarafından duymazdan geliniyor. Özellikle gazetelerde farklı nitelendirmelerle haber olan bu vurdumduymazlık bazen de, “Akıllanmıyoruz” başlığı altında sayfalarda yerini alıyor. “Akıllanmadık” şeklinde bir genelleme yapmak akıllanmayanların tavrını yumuşatıyor. Hâlbuki akıllanmıyoruz değil, toplumun büyük bir kesimi ikazlara uymasına rağmen azınlık bir grup ısrarlı bir şekilde özellikle maske takmak ve sosyal mesafeye uymak konusunda laubali bir tavır sergiliyor. Böyle davranarak sadece kendilerini değil, toplumun bütün kesimlerini hastalık ile yüz yüze getiriyorlar. Özellikle kapalı salonlarda yapılan düğün, nişan gibi törenlerde söz konusu kurallara uymamak ciddi tehlike oluşturuyor. İç içe girmiş insanlar büyük bir kesimin tüm dikkat ve gayretine rağmen salgının hızının kesilmesini engelliyor.

            Bu vurdumduymaz tavrı “akıllanmıyoruz” şeklinde mi, “alışamadık” olarak mı nitelendirmek gerekiyor tam olarak tespiti mümkün olmasa da olaya alışamamak olarak bakmak daha doğru gibi görünüyor. Çünkü bir takım alışkanlıkları terk ederek yeni alışkanlıklar oluşturmak sanıldığı kadar kolay değil. Kolay değil ama koronavirüse karşı yeni normale alışmak durumundayız. Bunun da ötesinde alışmamakta ısrar edenlerin de alıştırılması gerekiyor. Çünkü olay sadece kurallara uymayanları ilgilendirmiyor. Bu ülkede yaşayan herkes bu akıllanmayan ya da alışmamakta ısrar edenler sebebiyle her an salgın tehlikesi ile karşı karşıya. Sadece, her akşam açıklanan yeni vaka sayıları, hastalıktan hayatını kaybedenler ve yoğun bakımda bulunanların sayısı bile tüm toplumun kurallara uyma konusunda dikkatli olmalarını gerektiriyor. Çünkü toplum halinde yaşamanın her ferde yüklediği bazı mükellefiyetler olduğunun unutulmaması şart. Unutulduğu ya da unutulmuş gibi yapıldığı takdirde toplum hayatını acılara boğmak söz konusu, buna da hiç kimsenin hakkı olmaması gerekiyor. Geldiğimiz noktada sokakta, düğünde, ulaşımda, plajda sosyal mesafeye uyan neredeyse kalmamış, yasak olmasına rağmen caddeler maskesiz dolaşanlarla dolu ise ortada bir testlik, bir yanlışlık var demektir. Çünkü kurallara uymayanları uydurmakla görevli kurumlar vardır. Bu kurumların üzerlerine düşeni yapmaları gerekiyor. Bir taftan devlet tüm gücüyle salgına yakalananları kurtarmak için gayret sarf ederken öbür yandan insanları kurallara uydurma konusunda yetersiz kalan devlet kurumlarının sorumluluğu ağırlaşacaktır.

            Salgın ile mücadele konusunda yetkililer her fırsatta dünyaya örnek olduğumuzu açıklarken yarın okullar açıldığında durumun ne olacağı endişesi öğrenci velilerini tedirgin etmektedir. Bunun ötesinde eski alışkanlığını değiştirmemekte inat edenler ile bir türlü akıllanmayan bazı tipler sebebiyle tüm toplumun tedirgin edilmemesine bir çare bulunması gerekiyor. Bir başka ifadeyle akıllanmayanların akıllarını başlarına getirmenin bir formülü bulunmalıdır. Çünkü elinden geldiğince kurallara uymaya çalışanlar bu kuralları hiçe sayanlar yüzünden hasta oluyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir. 12 kişilik minibüsten 30 kişi çıkıyorsa bunun alışkanlık ya da akıllanmamakla bir ilgisi yoktur. Dolmuşun şoföründen sahibine, o dolmuşu üst üste binen yolcuya kadar herkesin sorumluluğu vardır. Bunun yanında kuralların uygulanmasını sağlamakla görevli olanların yetmemesi söz konusudur. Ayrıca bu kural tanımazlıkta cezanın azlığı da etkili olabilir. Olayları bir bütün olarak değerlendirmek buna göre tedbirleri artırmak gerekiyor. Yoksa aylar geçse de salgını kontrol altına almada istenen noktaya ulaşmak kolay olmayacak, bu arada kurunun yanında çok yaş da yanacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?