Reklamı Kapat

Başarı üzerine

Başarı dediğimiz şey kişiye göre değişir. Kimisi başarıyı maaş oranlarında, kimisi banka hesaplarında, kimisi isimlerin önündeki unvanlarda, kimisi popüler olanda, kimisi takipçi sayısında arar. Bir şekilde başarı fiyakalı alanlarda aranan bir şey haline gelmiştir. İlla etrafında gökdelenler, lüks arabalar ve restoranlar, şık giyimli insanlar olmalı gibi bir düşünce hâkim. Mutlaka dört yıllık bir okul bitirilmiş olmalı, yükseklere doğru lisans eğitimi yapılmalı. Bir okuldan, resmi bir kurumdan geçmeden başarıyı konuşamazsınız bile. Elinizde bir belge olmadan olmaz yani. Bu arada sınavları, kursları, seminerleri, sertifikaları da es geçmeyelim. Puanlar, dereceler, törenler, kepler havada uçuşmadan başarıyı konuşamazsınız.

Şimdi bu yazdıklarımıza sırtımızı dönüp hayatımızın zamanla uzaklaştığımız ve kaybettiğimiz tarafına bakalım. Sanayi sitelerine gidiyoruz, tamircilere selam veriyoruz, mobilyacıları dolaşıyoruz, tacirlerle konuşuyoruz, esnafla çay içiyoruz, çiftçi ile muhabbet ediyoruz ve ortak bir sorun ile karşılaşıyoruz. Herkesin ortak bir derdi var, eleman. Adına ister çalışan deyin, ister çırak, ister işçi. Herkes okul yoluna koşarsa, eğitim öğretim dediğimiz şey diploma avcılığına dönüşürse, her akşam dizilerde olmayan hayat tabloları çizilirse aracımızı kim tamir edecek? Pantolonumuzu kim dikecek? Elma ve armudu, şeftali ve üzümü kim yetiştirecek? Torna atölyeleri ne olacak? Ahırı kim temizleyecek, ineği kim sağacak, koyunu kim güdecek? Sokakları kim temizleyecek, zımpara ve cilayı kim yapacak? Berbere makası kim verecek, yarın saçımızı kim tıraş edecek?

Her ile üniversite açalım, bütün çocuklarımız üniversite mezunu olsun, herkes okusun hatta herkes mutlaka yüksek lisans, doktora yapsın, şatafatlı ofislerde yüksek maaşla çalışsın, sekreterleri olsun, şoförleri de olsun, işler sadece bilgisayar başında yürüsün, kimsenin eline kir, pas, yağ bulaşmasın. Aynı zamanda tarım ve hayvancılıkta kalkınalım, esnafın yüzü gülsün, temel meslekler ölmesin, meyvenin en güzelini, yumurtanın organiğini, etin kekik kokulusunu yiyelim. Çok az çalışalım, banka hesabımızda tonla para olsun, sürekli harcama yapalım ve paramız da hiç bitmesin. Nasıl bu günlere geldik diye düşünürken bu yazdıklarımı hatırlarsınız!

Bir otomobilin ortaya çıkması için gereken aşamalar bellidir, bir cevizi kırıp yemeden önce neler yapılır, ekmek sofraya gelene kadar kimler nerelerde ne kadar alın terleri döker hepsi bellidir. Bu hayatta bir şeyler olduysa, çamlar devrildiyse, nesil çürüdüyse, insanlar bir garip hâl içerisindeyse mutlaka sebepleri vardır. Sebepsiz yaprak kıpırdamaz.

Geleceğin başarılı insanlarını yetiştirmek için terk ettiğimiz topraklara geri dönmeliyiz. Gençlerimizi diploma savaşlarının kanlı meydanlarından kurtarmalıyız. “Kendini garantiye al” putunu devirmeliyiz. “Mutlaka devletten bir maaşın olsun” hastalığının tedavi edilmesi lazım. “Aman yavrum sonra el ne der” saçmalığından kurtulmamız lazım. Gençlerimizi sevdikleri işlere, kabiliyetleri olan alanlara, mutlu oldukları ortamlara yönlendirmekte fayda var. Onlara asıl başarının iyi insan olmakla, belli bir alanda diplomaya takılmadan uzmanlaşmakla ve diğerlerine faydalı olmakla doğru orantılı olduğunu anlatmak lazım. Başarı, sevmek, sevilmek, aşkla çalışmak, üretmek, alın teri dökmek ve modernizme teslim olmamaktır. Başarı, koşmak, yorulmak, yolda kalmışın elinden tutmak, bütün canlılara şefkatle yaklaşmaktır. Başarı, “millet ne der” diyenlere kulaklarını tıkayarak yalnız Allah rızası için yaşamaktır. Böyle yürüyenlerin kariyer ayaklarına gelir. Onlar itibar sahibi olurlar ve onurlu bir hayat sürerler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?