Reklamı Kapat

Son sınav

Bir şeye kafanızda haddinden fazla alan açar, gereğinden fazla anlam yüklerseniz onun dışındaki önemli olan ne varsa anlamını yitirir ve zamanla gündeminizden çıkar. Mesela yıllar öncesinin başörtüsü zulmünü düşünün. Başörtüsü meselesi Müslüman mahallede o kadar büyütüldü, o kadar büyütüldü ki gün geldi başörtüsü sorunu çözüldü ve akıllarda “artık hiçbir problem kalmadı” gibi bir algı oluştu. Başörtüsü zulmü elbette çok önemli bir meseleydi ama tek ve en büyük mesele değildi. Liseye geçiş sınavı, Yüksek Öğretim Kurumları sınavı gibi sınavlar da elbette çok önemli ama tek gerçek değildir ve asla en büyük mesele de değildir.

Ülkemizdeki mevcut sınav sistemi eleştirisine girmeden bazı şeylere dikkat çekmek istiyorum. Gençlerimiz hayatı boyunca bir takım sınavlara girerek hayatlarına yön veriyorlar. Bu sınavları tamamen önemsiz görmek doğru değil ama ölüm kalım meselesi haline getirmek de çok büyük bir yanlıştır. Başarı, sınav sonuçlarına göre değerlendirilmemelidir. Sadece üniversite okuyanlar başarılıdır diye bir şey söz konusu değildir. Üniversite okumak olmazsa olmaz değildir. Hatta bazı öğrencilerin üniversite okumaması hem onlar, hem aileleri ve hem de ülkemiz için çok daha faydalı olacaktır. Okumak, öğrenmek ve hatta hayat boyu öğrenmek sadece üniversite okumakla bağlantılı bir konu değildir. Hatta bazen üniversite okumak, akademide ilerlemek, öğrenme ve okumanın önünde bir engel olarak bile değerlendirilebilir. Üniversite okuyan herkes kampüslerde odalarına kapanmış, fakülteden çıkmayan, bir koltuğu işgal etmek sureti ile okumayan, araştırmayan ve işgal ettikleri koltuktan sağa sola ahkâm kesmekten başka bir iş yapmayan “akademisyenlerle” mutlaka karşılaşmıştır. İşte bu ve bunun gibiler sınavları, koltukları ya da isimlerin önündeki unvanları haddinden fazla abartıp bu saydıklarımıza sahip olduktan sonra her şeyi halletmiş olma edası ile bir boşluğa düşenlerdir. Allah yardımcıları olsun.

Önemli olan sınavlar değildir, anı yaşamak, anlamlandırmak, üzerine düşeni en güzel şekilde yapmak, iyi insan olmaktır. Sayılar ve formüller arasında ahlâkî olanı kaybetmemektir. Okumak, öğrenmek ve aynı zamanda bir alanda uzmanlaşmaktır. Uzmanlık da sadece akademinin tekelinde değildir. Uzmanlık masa başında, bilgisayar ekranın karşısında sekreter eşliğinde değil arazide, iş başında, hem bileğin hem de aklın birlikteliğindedir. Beyin gücü ile yürütülen işlerde vücut yorgunluğu olmayabilir ama beden ile yürütülen işlerde beyin yorgunluğu vardır. Eğer insan işini severek ve geliştirerek yapıyorsa. Eti lezzetli, sütü sağlıklı hayvan yetiştirmek, organik tarımda yeniliklere imza atmak, en kaliteli ayakkabıları üretmek, yemeğin en güzelini pişirmek, malı hile yapmadan satmak, faize bulaşmadan ticaretle uğraşmak, işçinin hakkını yememe erdemini gösterebilmek en az iyi üniversitelerin popüler bölümlerini kazanmak, okumak ve oralardan mezun olup işsizler ordusuna katılmak kadar zordur.

Yeni neslin işi çok daha zor. Farkında mısınız bilmiyorum ama milyonlarca işsizin arasına katılmak artık “mutlaka bir üniversite okumak” anlayışından geçiyor. Üniversite yıllarında heba edilen iki, dört ve artı yıllar. Sırf anne ve babalarından uzaklaşmak için gidilen okullar. Aileleri borç batağına sokan ve sonu kocaman bir sıfıra çıkan yıllar. Evet, sınavlar gerçekten çok önemli ama yine en önemlisini hiç gündeme almıyoruz. Hâlbuki hayatımızın tamamı son sınavı dikkate alarak geçmeli. Son sınav! Yalan yok, kıvırma yok, çoktan seçme, kem küm yok. Sevapları götüren günahlar, silinmeyen kul hakları ve her şeyi bir bir en şeffaf haliyle anlatan azalar var. Hepimizin ücret ödemeden gireceği son sınava iyi hazırlanın millet.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?