Reklamı Kapat

Adaletin diyalektiği

Hukuk alanında kavramlar, kurallar ve ilkeler, özgül tanımlar ve anlamlara sahip olsalar da, hukukun, bir yönüyle toplumsal olgu olma niteliği dolayısıyla, herkesi ilgilendiren bir içeriğinin bulunduğu söylenebilir. Bu hususta açık, kesin bir bilgi ve kavrayış içinde olunup olunmaması tali, yani ikincil bir özelliktir. Hukukun kavramları, kuralları ve ilkeleri hakkında genişlemesine ve derinlemesine bir bilgi ve kavrayış içinde olunması, kuşkusuz istenilecek ve desteklenilecek bir düşünce, bir hedef, bir amaçtır, kısaca ideal bir durumdur. Ne var ki, insan varlığı ve toplumsal gerçeklik bakımından, söz konusu ideal durum yadsınmamakla birlikte, şartlar ve imkânlar açısından bunun göreceli olduğunu kabul etme zorunluluğu da söz konusudur.

Özellikle Hukuk Felsefesi bakımından, hukukun mahiyeti konusunda nasıl yoğun tartışmalar yapılagelmiş ve yapılmaktaysa, sözgelimi amacı açısından da konu, bir sorun olma boyutuyla böyledir. Bu uyarı dikkate alınarak söylenirse, hukukun amacını “adalet” olarak göz önünde tutmak, onun mahiyetine yabancı bir şey olarak görülmemelidir. Nitekim sadece hukuk uygulayıcıları değil, hukuk üzerinde çalışan hukuk bilginlerinden tutun, belli başlı diğer bilim alanında araştırma yapanlar da, böyle bir yaklaşımı bütünüyle reddetmezler. Hatta adalet düşüncesi, kendiliğinden hukuk olgusunu işaret eder, hemen her insanın zihninde ona ait bir çağrışım yapar. Bu, hukuk ile adalet olgu ve ilkeleri arasında ayrılmaz bir bağın bulunduğunu doğrudan düşündürtür.

Bir bakıma, insan ve toplum itibariyle, hukuk ve adaletin genel, ortak, bir ölçüde de nesnel niteliğini temellendirir. Bununla birlikte, özellikle gerçekleşme ve uygulama söz konusu olduğunda, hukuk gibi adalet kavramının içeriğinden, işlevlerine, nitelik ve özelliklerine, doğuracakları sonuçlara vb. kadar, iç içe geçmiş bağıntılarla, ortaya çıkacak sorunlar ile karşılaşmak kaçınılmazdır. Elbette, hukuk bir olgu olarak, karşılaştığı ya da ilişkilendirildiği herhangi bir eylem, olay, olgu, durum vb. karşısında sükût ya da sessiz kalamaz. Onun için, hukukun yoksandığı bir durumdan söz edilemez. Sadece, ihlal, çekişme, uzlaşmazlık gibi durumlar, hukukun orada somut gerçekliğini fark ettirip gösterir.

Hukuk olgusu, nasıl kendisini şekli ve maddi boyutlar olarak fark ettirip gösterme niteliğine sahipse, gerek amaç gerekse işlev olarak tanımlansın, adalet olgusu, aynı zamanda değeri de böyledir. Şekil ve madde, biçim ve içerik birlikte, uyum ve denge içinde göz önüne alınmadan kendi mahiyetini, özünü tam olarak gerçeklik düzeyine aktaramaz, kısacası mahiyet veya içeriklerini güncelleştiremezler. Biçimin (hukuki anlamında “usul”ün) içeriğe (hukukun maddesine) önceliği, sonralığı, önemi, vazgeçilmezliği gibi konular, hukukun mahiyetinin kavranmasında ve açıklanmasında, uygulanmasında dikkat gerektiren yönlerdir.
Hukukun, amacı ya da işlevi şeklinde tanımlansın, amacını gerçekleştirmesi, bir başka deyişle içeriğini güncelleştirmesi, diyalektik olarak adlandırılan bir süreç izler.

Düşünce, özellikle felsefi düşünce alanında varlığı, evreni, doğayı bütün olarak kavrayabilmek için bir yöntem şeklinde ilk ifade edilişinden (ki Efesli Herakleitos ilk olarak sezmiştir) sistemli hale getirilişine kadar (ki Yeniçağ’da Hegel yapmıştır), açıkça ortaya konulmasa bile, daima söz konusu olmuştur. “Her şey zıddıyla kaimdir” özdeyişinde de anlamını bulmuştur. Hegel bunu Tez, Anti-Tez ve Sentez evrelerini içeren bir süreç olarak dile getirmişti. Hukukun uygulamasında “mahkeme”nin bir kurum halinde ortaya çıkışıyla, hukukun uygulanması, dolayısıyla adaletin gerçekleşmesi, “Yargılama Diyalektiği”ne dönüşmüştür: Tez/İddia: Savcı, Anti-Tez/Savunma: Avukat, Sentez/Yargı-Hüküm: Hâkim-Yargıç.

Kuvvetin, zorun, gücün, elbette diyalektiği yoktur, daha doğrusu sadece karşıtı vardır. Ve bir değere de karşılık gelmez.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?