Reklamı Kapat

Çocukların tatil hakkı yok mu?

Korona salgını hayatımızın her alanını değiştirdi. Belki buna, alt-üst etti demek daha doğru olacak. Daha salgının başlarında sıkça dile getirilen, “Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözünü hayata geçirmek için olsa gerek yeni normal adı verilen bu yeni durumun aslında hiçbir uygulaması normal değil. Sadece yeni nitelendirmesi eklenerek işin şekli değiştirilmeye çalışılıyor. Salgın karşısında hiçbir şey olmamış gibi davranmak mümkün olmadığı gibi yeni uygulamaların devreye sokulması elbette gerekiyordu. Yeni uygulamaların hayata sokulması ne kadar doğru ise eski ile mukayese ettiğimizde gelinen noktanın normal olduğunu söylemek zorlaşıyor.

Sadece eğitim alanında devreye sokulan uygulamaları normal kabul etmek zor. Eğer, salgının ardından başlatılan yeni uygulamaları normal olarak nitelendirilecek olursak, yıllardan beri uyguladıklarımızın normal olmadığını kabul etmek zorunda kalırız. Hemen belirteyim ki, eğitimin her alanında uygulanan müfredat programlarına itirazlarımız oldu. Bunların kültürümüze ters düşmeyecek şekilde yeniden belirlenmesini istedik. İşin bu boyutu ayrı bir konu. Ancak, salgının başlaması ile birlikte okulların tatil edilmesi zorunluluğu ortaya çıktı. Elbette çocuklarımızın sağlığının korunması gerekiyordu. Böyle olunca ister istemez eğitim hayatının normal akışı değişti. Bir bakıma eğitim sonlanmış oldu. Bunu telafi etmek için devreye uzaktan eğitim, yani televizyon aracılığı ile derslerin tekrarı gündeme geldi. Ancak, böyle bir uygulama ile ilk defa karşılaşan çocuklarımız sınıflarında öğretmenleri ile yüz yüze geçirdikleri günlerin havasını yakalayamadılar. Elbette tüm gençlerimiz ve çocuklarımız için bir genelleme yapmak yanlış olabilir.

Uzaktan eğitimin hiçbir katkısı olmadı diyecek değilim. Ancak istenen sonucun alınabildiğini söylemek de zor. Bu uzaktan eğitimden beklenen sonucun alınamadığı düşünülmüş olacak ki, telafi eğitim gündeme geldi. Ağustos’un sonlarında üç haftalık bir telafi eğitimi öngörülüyor. Buna itiraz etmek elbette mümkün değil. Ancak, salgın bugünlerde olduğu gibi artışını sürdürürse bırakın telafi eğitimini, okulların açılması bile güç olacak. Bu noktada söz konusu uzaktan eğitim birçok üniversitemizde hemen hemen hiç uygulanamadı. Bunun sonucu olarak öğrencilerin sınıf geçmesi ve mezuniyetlerini belirleyecek sınavlar yapılamadı.

Hocalar internet yoluyla ödevler verdiler ve bu ödevlerden alınan notlar öğrencilerin durumunu belirledi. Yani, görmedikleri derslerden verilen ödevlerle hayatları şekillendi. Kısacası, uzaktan eğitimden belki daha fazla faydalanmak mümkün olabilirdi ama tüm kurumlarımız bu işe hazırlıksız yakalandı. Yapılan ise bir görüntüden ibaret kaldı.

İşin ilk ve ortaöğretim boyutunda ortaya çıkan bir başka husus ise öğrencilerin birinci karne notları aynen ikinci karneye aktarıldı ve buna göre sınıf geçtiler, bu uygulamaya mecbur kalındı ama adaletten de uzaktı. Çünkü bir öğrencinin birinci karne notları düşük olabilirken, ikinci dönemde bunları yükseltme imkânı vardı. Böyle olunca da çocuklar borçlu geçtiler. Çocukların sınıf geçmeleri sağlandı ama işler bitmedi. Çünkü uzaktan eğitim yeniden devreye sokuldu.

Uzaktan eğitim bittikten sonra telafi eğitimi başlayacak, ardından da yeni eğitim öğretim yılı başlayacak. Öğrenciler hiç tatil yapmamış olacaklar.

Böylece milyonlarca öğrencinin üzerinde deneme yanılma yoluyla bir şeyler test edilmiş oldu. Netice itibariyle, tüm öğrenciler için bu ders yılı kayıp yıl oldu. Bu bakımdan bir daha hazırlıksız yakalanmamak için uzaktan eğitimin bundan sonraki yıllarda daha verimli hale getirilmesinin tedbirlerinin alınması gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?