Reklamı Kapat

Çelişkiler bitmiyor

Sayın Cumhurbaşkanı’nın açıklamasına göre devletin koruması altındaki gençler ile şehit yakınları, gazi ve gazi yakınlarının kura ile kamu kuruluşlarına yerleştirileceğini öğrendik ve çok mutlu olduk. Ama ne hikmetse engelliler unutuldu ve adeta hatırlanmaz hale geldi. Hâlbuki bu sene için heyecanla atama bekleyen engelliler çok umutluydu. “Hevesleri kursaklarında kaldı” deseniz yeridir. Hele de bu korona vakası çıktıktan bu yana da ellerindeki imkânları bile kaybeder oldular. Özellikle özel sektörde çalışan birçok engelli işini kaybetti.

Seyahat serbest olmasına rağmen trenlerde ücretsiz seyahat imkânı kaldırıldı. “Sebebi nedir?” diye araştırdığımızda yetkililerin bize tatmin edici cevapları maalesef olmadı. “Efendim size yardımcı olurken dokunmak, yakın olmak gerektiğini” ve tedbir amaçlı olduğunu beyan ettiler. “Peki ya ücretini verip bilet aldığımızda yardımcı olmayacak mısınız?” sorusuna cevap veremez oldular. Bu, engelli haklarının ihlali ve engelliler aleyhine ayrımcılıktır. Kaldı ki engelliler aleyhine ayrımcılık yapanlar için ceza-i müeyyide uygulanmasını Türk Ceza Kanunu’na bu iktidar koydu.

Bundan ötürü de vaktiyle memnuniyetlerimizi bildirip teşekkürlerimizi ifade etmiştik. Şimdi ise bunun tersini yaparak kendi koyduğunuz kanunu kendiniz çiğniyorsunuz. Bu nasıl bir çelişkidir Allah aşkına? Çelişki dedik de meşhur bir söz var: Deveye sormuşlar, “Neden boynun eğri” diye. O da, “Nerem düz ki?” demiş. Şimdi bunların hangi yaptıkları doğru? Neresi düz ki? Siz çelişkiden bahsediyorsunuz diyebilirsiniz. Evet öyle. Doğru söze ne demeli?


Korona sebebiyle olağanüstü bir süreç yaşanırken esnaf kepenk kapatmış, özel sektör yarı yarıya güç kaybetmiş durumda iken, gençlere özel sektörü tavsiye etmek ve geleceklerini özel sektörden beklemeye yönlendirmek ne derece doğru ve samimi bir yaklaşımdır acaba? Gençler arasında işsizlik oranı %25 iken yani her 4 gençten birisinin işsiz olduğu bir zamanda “okusam da yine işsiz kalacağım” duygusuyla yaşayan ve gelecekten beklentisi olmayan; moral olarak abandone olmuş bir gençliğin önüne konulan fırsatların umutlarını yeşertmek olmalı değil midir? “Üniversiteyi kazansam da, okusam da yine işsiz kalacağım” endişesini yaşayan gençler için iktidarın ne bir projesi, ne bir programı, ne de umut vaat edecek durumu maalesef yok.

Kaldı ki “maneviyatçı gençlik yetiştireceğiz” diye yola çıkan ve bu söylemde inançlı toplum tarafından takdirle karşılanmışken, gelinen noktada maalesef yine bir çelişki, yine bir tersine durum hâsıl olmakta... Deizmin ve ateizmin oran olarak zirve yaptığını görmezden gelerek çelişkiyi ortadan kaldırmaya çalışsanız da hakikatten ve gerçeklerden kaçamazsınız. İktidara göre zaten her taşın altında muhalefet var. “Bunu da muhalefet yaptı” derseler kimse şaşırmasın. Gerçekten bu muhalefet ne sihirli bir güçmüş. Her kötülükte, her olumsuzlukta ve her türlü gayrimeşru işte eli var ama yine muhalefette... Bu kadar güçlü muhalefet nasıl oluyor da 18 senedir iktidarı koltuğundan edemiyor? Bu, muhalefetin beceriksizliği mi yoksa iktidarın becerisi midir? Takdir sizlerin... Yine bir dua cümlesi ile bitirelim: Allah herkese akıl, şuur, izan nasip etsin. (Âmin.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?