Reklamı Kapat

Aşağıdakilerden hangisiysen

     Sana hayatın bir sınav olduğunu söylerler. ‘İyi de sizi o sınava gözetmen atayan kimdir? İnsana bahşedilen hayatı ifsat etme cüretini nereden buldunuz?’ diyebilmen gerekir.

     Jelatininden yırtılmamış kitapçıklar, şıklar, tercihler, kalemler, kağıtlar, imzalar, mühürler… İlle de mühürler, çünkü mühür kimdeyse Süleyman odur. Bahsi geçen sınavlar hayatınızı şekillendirir. Hiçbir zaman tam bir şekle oturtulamasa da kişi ve kişilerin hayatı üstüne karar alma – uygulama mekanizmasının süreğenliğini sağladığı yadsınamaz. Sınavlarla çizilen hayat serencamında derece alınır, kademe verilir. Son aldığı rütbeden kişiler emekli edilir. Yahut da ekmeğinden edilir. Veya khk’yla ihraç edilir. Olmadı kriminalize edilir, terörist ilan edilir, derdest edilir; hapse tıkılır. Çünkü mühür kimdeyse Süleymanlaşan odur. O mühür sınav kağıtlarının, oy pusulalarının, resmi evrakların üstünde gezinir. Kağıt parçaları sanki hayatın kendisidir. Kağıtlar, insan hayatını abad etmese de berbat etmek için yeterlidir. Berbatlaştırılan hayatlar için işlev kağıtta, kalemde değil imzadadır, mühürdedir. Döngü en başından en sonuna böyledir.

     Sana yaşama dair tercihler sunarlar. ‘İyi de oluşturduğunuz, uydurduğunuz, uygulamaya koyduğunuz ve hatta dikte ettiğiniz kanunlar, bizi neden bağlasın?’ diyememek sancısıyla kıvranırsın.

     Hayatın her anında insana çoktan seçmeli şıklar sunulur. Çokluk tamamen izafidir; birçok tercihten biri değil üç – beş tercihten biri dikte edilir. İnsana kağıt üstünde birkaç şıktan birini seçme hakkı tanınırken; seçilmişlere birlikte çalışacağı eliti seçme hakkı tanınır. Örneğin cümle halkın hayatının idamesini ilgilendiren ekonominin kaderi akrabadan birine, cümle halkın sağlığını ilgilendiren sağlık hizmetlerinin kaderi cenaze levazımatçılığından gayrı istidat serdedemeyen, üstüne yüklenen şovu bile beceremeyen birine teslim edilir. Böylece insanlar birilerinin yanlış yaptığı, ama çoğunluğun yanlışlamaktan bile aciz kaldığı tercihlerin kurbanı olur. Kurban, cennete hangi yoldan gideceğini değil, kurban edileceği bıçağı tutacak eli seçmek hususunda özgürdür. Heyhat, bıçağın rengine, şekline, keskinliğine bile karışamaz. Karışmayı aklederse canından olur, karışmazsa kesilmekten kurtulamaz. ‘Çömlek taşa çarparsa vay çömleğin haline / Taş çömleğe çarparsa vay çömleğin haline’ sözünün kaçınılmaz sonucu yaşanır.

     Sana bulunduğun yeri benimsemeyi dayatırlar. ‘İyi de dünya sizin vatanınız, yurdunuz! Bizler ise alınan ancak verilmeyen tek bir nefes kadar geçiciyiz’ diyebilirsin.

     Çoktan seçmeli sınavlarda tercih her ne olursa olsun sorunun aslını berkitir. Çoktan seçmeli seçimlerde seçime gidilmesini onaylama yetkesini elinde bulunduran gibi. Aşağıdakilerden hangisinin aşağıda olacağına, hangisinin elinden tutup yukarı taşınacağına karar verenler gibi. Hem GalderGaztelu – Urrutia’nın 2020 yapımı efsane filmi ThePlatform’da geçen o malum replik doğrulanır: “Aşağıdakiler hep aşağıdadır!” (Film tavsiye değildir; sinir sistemi fazla güçlü olmayanlar ve yalnız başına film izleme serbestisine sahip olmayanlar için önerilmez.) Aşağıdakiler bilvesile yukarı taşındığında başkalaşım geçirir. Ve belki geçmişteki aç bırakılmışlığının neticesi olarak altta kalanları aç bırakmaktan çekinmez. Bu değişim pek de istisna tanımaz. Zira değişmeyen, ruhundaki değişimi ispat edemeyen yukarıya taşınmaz, yukarıda tutulmaz. FernandoMeirelles’in 2019 yapımı TheTwoPopes  filmindeAnthony Hopkins’e söylettiği gibi “Değişim Ödün vermektir!” (Film önyargısız izleyebilecekler için tavsiye sayılabilir!) Gücü elinde bulunduranlar güçlü bir değişim iddiasıyla tutunmuşlardır. Eğer o değişimi, değişip dönüştüklerini ispat edemezlerse bulundukları zeminde tutunmaları gayrı mümkündür. Bu sebepten verdikleri taahhütlere binaen yapıp ettikleri yadırganmaz. Doğru olanı yapmaları beklenmediği gibi kendilerinden insanlığın iyiliğine dair bir hayır da umulamaz. Şer için var olmuşlardır, insana dokunan şerleri kadar bulundukları yerde kalırlar.

     Sana iktidardan söz ederler. ‘İyi de Zülkarneyn’e yar olmayan bize yar olmaz. Sırasında akçenizle satın alırsınız; bize helal olmaz’ deyiverirsin.

     Son olarak rahmetli Necmettin Erbakan’ın 2007 yapımı Konya Aday Tanıtım Toplantısı’ndaki malum sözlerini anmak gerekir: “Biz size iktidar verdik; siz iktidarı bıraktınız, diyenlere cevap veriyorum. Hayır, önce siz bize iktidar vermediniz. Yüzde 22 oy verdiniz. Yüzde 22’yle iktidar olunmaz. İktidarı biz size hizmet için tırnağımızla koparttık aldık, siz vermediniz…” (Vicdanı olanlar için düpedüz tavsiye edilir.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İshak Koç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?