Reklamı Kapat

Bundan sonra ne olacak? -2-

Pandemi sürecinde gündemden düşmeyen aşı konusu hepimizi tedirgin ediyor. İnsanlar ne bugün yaşananları anlamlandırabiliyor ne de yarınların nelere gebe olduğunu kestirebiliyorlar. Bu belirsizlik hepimizi korku ve endişeye sürüklüyor. Dünyanın efendiliğine soyunan zevatlar ise insanların ne istediklerini ya da ne hissettiklerini hesaba kattıkları yok onlar aşı konusundaki ısrarlarını sürdürüyorlar. Bahsi geçen çipli aşı bir nevi köleliğe rıza göstermektir ki, buna hiçbirimiz rıza göstermeyiz, göstermemeliyiz de. Ama böyle durumlarda bizlere fikrimiz sorulmaz devlet büyüklerimiz yukarıdan gelen emirler doğrultusunda kararlarını alırlar, bizler de bu kararlara uymak zorunda kalırız.

Koronavirüs salgını insanların yaşam düzenlerini yerle yeksan ederken eylemleri ve söylemleri ile gündemden düşmeyen bir adam var: Bill Gates. Biz bu kişiyi Microsoft’un kurucusu olarak bilirdik ancak o epey zamandır laboratuar ürünü virüslerle ve şaibeli aşılarla meşgul oluyor. Kendisini iyilik meleği olarak gösteren bu zat eşi ile birlikte Afrikalı çocuklara yardım adı altında şaibeli aşılar götürüyor ve bölgede virüslerin yayılmasına sebep oluyor. Gates aynı zamanda Rockfeller Vakfı, uluslararası ilaç üreticileri ve Dünya Bankası ile birlikte yaptığı aşı ittifakının (GAVI) kurucusu. Sanırım bir tesadüf gibi gösterilen virüsler çok yönlü bir çalışmanın neticesinde ortaya çıkmış. Ne dersiniz?

Kendilerine ilahlık payesi biçen küresel elitler yeni dünya düzeni ekseninde yapılacak dönüşüme hız veriyor ve yapay zekâdan, insanın yerine ikame edilecek robotlardan, çipli aşılardan söz ediyorlar. Yeni dünya düzeni, yeryüzünün ilahlığına soyunanların,  köleleştirilmiş insanlar üzerine kurduğu şiddet ve kibir saltanatı olarak karşımıza çıkıyor. Fakat hiçbir şey yapamıyoruz çaresizliğe teslim olmak ne acı değil mi?

Gates ve eşinin Afrika’da, Asya’da ve bütün dünyada yaptıkları aşı çalışmaları yeni dünya düzeni ekseninde kurgulanan karanlık senaryonun bir parçası. Ve ne acıdır ki, kendilerini iyiliksever olarak lanse eden küresel projenin piyonları bu eylemleri ile bölgede büyük tahribatlara yol açtılar. Hatırlayacağınız üzere çocuk felci aşılarına bağlı salgın nedeniyle Hindistan’da 500 bin çocuk sakat kaldı, Afrika’da yapılan aşılara bağlı olarak çok sayıda çocuk hayatlarını kaybettiler. Salgın hastalıklarla, yoksullukla ve açlıkla silinmeye çalışılan insanlar varoluş mücadelesi verirken Gates şaibeli aşılara vurgu yapıyor ve eğer aşılar konusunda muvaffak olabilirsek dünya nüfusunu %15 azaltabiliriz diyor. 2014 tarihinde NSA direktörü Binney de benzer bir çıkış yaparak yandaşını desteklemiş ve küresel nüfusu kontrol edebilmek için büyük çaba harcadıklarını belirtmişti. Kendilerine biçtikleri ilahlık rolüne o kadar inanmışlar ki, insanların üremelerine, ne yiyip ne içtiklerine, nasıl yaşayıp nasıl düşündüklerine, nefes alışverişlerine kadar her şeyi kontrol altında tutmak istiyorlar. Burunlarını sokmadıkları bir delik, el atmadıkları bir mesele yok… Hamdolsun ki, Allah’ın adaleti var, cehennem var, hesap var…

Küresel zihniyetin sözcüleri yaşanan salgının vahametinden söz ediyor ve üretilen bir aşının bütün toplumlar için umut olacağını söylüyorlar. Fakat bahsi geçen aşı bir başka virüsü taşıyor. Anlıyoruz ki,  aşı bahane edilerek insanlar biyometrik ağın içine alınacak ve takip edilen kölelere dönüşecekler. Ve buna kimse ses çıkaramayacak. 

Aşı küresel odakların yeni dünya düzenine geçiş ekseninde kullandıkları bir vasıta… Elbette bunun farkında olan halklar aşıya karşı çıkıyor ve itiraz ediyorlar. Fakat neye ne kadar güç yetirebilecekler ki? Bahsi geçen aşı zorunlu hale getirildiği takdirde aşı olmayan kişiler ulaşım araçlarına binemeyecek, hastaneye gidip muayene olamayacak, iş başvurusunda bulunamayacak hatta marketlere dahi giremeyecekler dolayısıyla boyun eğmek zorunda kalacaklar… İster kabul edelim ister etmeyelim ipler onların eline geçmiş bir kere.

Anlaşılan yeni dünya düzeni işe soykırımla başlayacak ve ID 2020 aktive edilecek. Gates Vakfı ve GAVI tarafından geliştirilen çip hem aşı hem de elektronik kimliğin yerine geçecek. Zira bu konu epey zamandır gündemlerinde yer alıyordu. Hatırlayacağınız üzere aşı ile kimlik tanıma (ID2020), sürdürülebilir kalkınma hedeflerine dâhil edilmiş ve 2030 tarihine kadar tamamlanmasına karar verilmişti. Proje aktive edildiğinde insanlar sadece bedenen değil aklen ve ruhen de kontrol altına alınmış olacaklar ve robotlaşacaklar.

Çağımızın Firavun’ları tek millet, tek para birimi, tek güç ve tek ses ekseninde birleşerek yeryüzünde hâkimiyet kurmak istiyorlar. Peki, bu durumda bizler ne yapacağız? İslam toplumları ve onların liderleri bu kör esarete rıza mı gösterecekler ya da çıkar hesaplarından vazgeçip yerli bir çözüm üzerine mi yoğunlaşacaklar? Ya da ne yapılabilir? Bütün bu sorular bizi tek bir noktaya götürüyor… İslam Birliği… İslam toplumlarının liderleri bedeli ne olursa olsun bu esarete karşı çıkıp D-8 ekseninde bir araya gelmeli ve güç birliği oluşturmalıdırlar. Müslümanlar bilim, teknoloji, tıp, ekonomi, siyaset ve ahlaki değerler noktasında kaybettikleri kanı yeniden kazanmalı ve yeryüzünde adaleti tesis etmelidirler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?