Reklamı Kapat

Müslüman Allah’ın ipine sarılır

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Günümüzde Müslümanların en önemli sıkıntısı, İslam ve düzeni arasına koydukları engeldir. Müslüman bir toplum; özgür iradeleri ile Allah’ın ipine sımsıkı sarılan ve kendi aralarındaki işleri müşavere ile halleden, âlimlerin yol göstericiliği, emir sahiplerinin önderliği ile İslami sorumluluklarının idrakinde, doğal uyum ve Allah’a doğru, O’nun rızası istikametinde sürekli bir şuurlanma, çelikleşme ve üretim prensibine bağlı kimselerden oluşur. Allah’ın ipine sarılan böyle bir toplumda ittifak esastır. Günümüzde ise Müslümanlar tefrika halindedir. Nice cemaatlerde görülen şey, din ve davaya bakışla nefis ve cemaat çıkarları birbiriyle karışmış, araçlar amaçlaşmış, metotlar yüceltilmiş, gaye için meşru olmayan yöntemler bile savunulur olmuştur. Sarılacağımız Allah’ın ipi Kur’an ise, burada yapmamız gereken şey; Kur’an’ı anlamaya çalışmaktır. Yoksa işimiz, kendi zanlarımızı ve kanaatlerimizi tevil yolu ile Kur’an’a ispat ettirmeye çalışmak değildir. Herkesin İslam fikri ile kişiliğini oluşturması ve özgür iradesi ile Allah’ın ipine sımsıkı sarılması ile şuurlu bir İslam toplumu ortaya çıkabilir.

Farklı içtihatlar

Müslüman bir toplum için içtihat farklılığı rahmettir. Farklı içtihatlar olabilir, ancak bu içtihatlar temel usule ters düşmemelidir. Temel usulün dışında batıl bir usulün kullanılması kabul edilemez. Temel usul içinde kalmak kaydıyla, yeni içtihatlar yapılabilir. Ne var ki, farklı içtihat sahipleri, sonuçta İslam’ın usulü içinde birbirlerinin varlığını ve meşruiyetini kabul etmeleri, aynı bütünün birer parçası olduklarının şuurunda olmaları gerekir. Müslümanlar Allah’a, Resulüne ve kitaba iman esası üzerinde teşkilatlanmalı, tefrikaya neden olabilecek davranışlardan kaçınmalıdırlar. Herkesin doğru yaptıkları yanında, pek çok yanlışları da olabilir ve olmaktadır. Bu yanlışlar, kişiler için ayıp değildir, ayıp olan hatada ısrardır. Yanlışın farkına varıp dönülürse, o ayrı bir fazilettir. Hepimiz kendi düşünce ve iradelerimizle inandığımız şeyleri doğru olarak kabul edebiliriz. Doğru kabul ettiklerimizin eksik ya da yanlış olma ihtimalini göz önünde bulundurmalıyız. Buna irfan denir. Müslümanlar, inançları gereği, Allah’a, Resulüne ve kitaba iman eden tek bir ümmettirler. İyiliği emreder ve kötülükten sakındırırlar, yaratılmışların hukukunu korurlar, nerede bir iyilik görürlerse ona destek verirler. Nereden bir kötülük görürlerse görsünler, kimden geliyor olursa olsun, kime yönelik bulunursa bulunsun, kötüye ve kötülüğe karşı çıkarlar, zulme tavır alırlar. Bu Allah’ın ipine sarılmanın gereğidir.

Tefrikanın kaynağı

Tefrikanın kaynağı, temelde nefsidir. Ayrı baş çekmenin de aslında nefsi çıkar ve beklentilerden kaynaklandığını bilmek gerekir. Aslında tefrika noktaları, sanıldığı kadar çok değildir. Birtakım yanlış din kabullerinden kaynaklanan meseleler söz konusudur. Onun da temelinde cahillik yatar. Nice tefrika gibi gözüken sorunların temelinde de ahlaki zaaflar vardır. Tefrikayı önlemenin tek yolu Allah’ın ipine hakikaten sarılmaktır. Bunun için kaynaklara inilmeli, Allah’ın rızasına uygun bir hayat düzeninin nasıl kurulacağı gündemimiz olmalıdır.

İttifak gereği

İnananlara emredilen şey ittifaktır. Allah Kur’an’da ittifakı emrediyor. Ali İmran 103: “Hep birlikte Allah’ın ipine (İslâm’a, Kur’an’a) sımsıkı yapışın; tefrika yapmayın...” Başka birçok ayette bu emir tekrarlanmaktadır. Sünnet ittifakı emretmektedir. “Allah’ın eli cemaatle beraberdir” (Tirmizi). “Cemaat rahmet, tefrika azaptır” (Ahmed). “Bereket, cemaatle beraberdir” (İbnMace). “Cemaatten bir karış ayrılıp sonra ölen kimse cahiliye ölümü ile ölmüş olur” (Buhari). Peygamberimizin bu hadisleri ittifak için önemli delillerdir. Akıl ittifakı emreder. Tek başımıza kaldıramadığımız ağır bir yükü, elbirliğiyle ittifak ederek kaldırabiliriz. İtikat ve düzen olarak İslam’ın hâkim, faizci kapitalist düzenin sonlandırılması için birkaç kişinin kaldıramayacağı cihat görevini ancak, ittifak ederek yerine getirebiliriz. İttifakını kaybeden Müslümanlar, zalimlere yem olur. Tarih ittifakı emrediyor. Başta İsrailoğulları olmak üzere, nice eski kavimler tefrika yüzünden acı yenilgiler tatmışlar, niceleri tarihten silinmişlerdir. Günümüz Müslümanları bu bakımdan tarihi yeniden okumalı ve gereken dersi almalıdırlar. Dünyanın bu günkü durumu ittifakı emretmektedir. Avrupa ülkeleri, aralarındaki sınırları kaldırıp Avrupa Birliği’ni kurdular ve bütün güçlerini birleştirdiler. Birleşmiş Milletler, NATO vb. ittifakların konumu ve ağırlığı göstermektedir ki bugün işbirliği ve ittifak yapan milletler yarınlara hâkim olabilecektir. Bunun için Milli Görüş’ün başlattığı D-8 harekâtı tamamlanmalıdır. Ekonomi ittifak istiyor. Müslümanların kalkınması, sömürü ve kapitalizmin zulüm çarklarından kurtuluşu, kendi ekonomik güçlerini oluşturmalarına bağlıdır. Bunun için tarım ve hayvancılıkta, sanayi ve teknolojide atılım yapmaları gerekir. Bu ise ancak Milli Görüş ile Saadet Partisi iktidarı ile olur. İslam düşmanlarının tavrı ittifak etmeyi gerektirir. Bu ittifak ise ancak İslam Birliği ile sağlanır. Tecrübe ve matematik ittifak etmeyi gerektirir. Nerde birlik, orda dirlik vardır. Dört adet 1’i alt alta yazarsanız 4 eder, yan yana yazarsanız 1111 eder. Dünya ve ahiret saadeti ittifakı gerektirmektedir. Tefrika ve sürtüşmenin olduğu ve herkesin sadece kendi çıkarını düşündüğü yerde saadet olmaz. Kardeşlik ve ittifakın olduğu yerde ise saadet olur. Bunların hepsi Allah’ın ipine sarılmakla gerçekleşir. Ahiret saadeti de buna bağlıdır.

Saadet yolu

Saadet yolu günümüzde Milli Görüş olarak ifade edilmektedir. İslamsız saadet olmaz esası Milli Görüş’ün benimsediği önemli bir inançtır. Hakkı üstün tutmak, adalet, dürüstlük, liyakat, ehliyet Milli Görüş’ün vazgeçmeyeceği ilkelerdir. Milli Görüş, milletimizin bütün fertlerini kardeş sayan bir anlayışa sahiptir. Herkesin saadeti için çalışmayı kendisine şiar edinmiştir. Milli Görüş ülkemizde ittifakın tek zeminidir. Çünkü Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya vizyonu Milli Görüş’ü ittifakın adresi yapmıştır. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?