Reklamı Kapat

Daha iyiye daha ileriye

Millî Gazete yarım asırlık bir tecrübeye sahip. Felaket anında toplanma yeri gibi. Zorluklar karşısında idmanlı. Bugün muhafazakâr kanatta yer alan köşe yazarlarının kahir ekseriyeti Millî Gazete’nin paltosundan çıkma. Millî Gazete’nin paltosu ne ki diye sorduğunuzu işitir gibiyim. Ben diyeyim gelenek siz deyin mektep olabilmek. Hâlâ Millî Gazete’yi kitap gibi biriktirip saklayan, ona gazete muamelesinin üzerinde anlam yükleyen insanlar tanıyorum.

Kuşkusuz bu iyi bir şey; fakat bir yere kadar. Millî Gazete gibi gazetelere daha çok ihtiyaç hissedilen zamanlarda yaşıyoruz. Öyleyse bunun sorumluluğuna daha müdrik şekilde bir şeyler yapmak gerekiyor. Aşağıdakiler benim aklıma gelenler: Zamanı ve zamanın ihtiyaçlarını dikkate almak gerekiyor. Nesiller değiştikçe idrak ve kavrayış biçimleri de değişiyor. Bu durumu görmezden gelemeyiz. Ana omurga sabit kalmak üzere zamana uygun dil ve üslup geliştirmek gerek. Yinelemek kadar yenilemek de zihinlerin ihtiyaç hissedeceği bir olgu. Hakikati sürekli yineleyip tekrar bir noktadan sonra duyarsızlaşmaya doğru gidebilir. Ne söylediğinin değil nasıl söylediğinin önem kazandığı bir çağda yaşadığımızı unutmayalım.


Bu meyanda yeni suretler, yeni isimler ve yeni formatlar geliştirmek bir gazete üzerinde en doğal okuyucu beklentisidir. Bu beklentiye kulak vermek icap eder. Okuyucu profilini gençleştirmek bir gazetenin en büyük başarısıdır. Gazete ile televizyon arasında geçişlilik olması mevcut birikim ve potansiyeli değerlendirmek açısından son derece önem arz etmektedir. Gazetenin yazarları televizyon (TV5) ekranlarıyla daha çok buluşturulmalı. Kültür sorununu halletmeden siyasetten netice almanız mümkün değildir. Zihinsel inşa hamlesinin gerekliliğini en iyi bilecek insanlar bu duyarlığa en yakın mesuliyet sahibi insanlar olmayacaksa kim olacaktır?


Başta üniversiteler olmak üzere gençler arasında gazete ve televizyona dair bir memnuniyet anketi uygulanmalıdır. Gazetelerin ve televizyonların da istişareye ihtiyacı vardır. Akil, duyarlı, entelektüel insanlar ve de STK ya da akademik çevrelerden oluşan istişare toplantıları yapılmalıdır. Eleştirinin bir nimet olduğunu hiç unutmamadan bu istişareleri yaygınlaştırmak yararlı olacaktır.

Gazete bünyesinde çıkan muhtelif dergilerin kapalı devre yayın olmaktan çıkarılarak her kesime ulaşabilecek niteliğe kavuşturulması şarttır. Kültür-sanat sayfaları yangında ilk feda edilecek değil ilk kurtarılacak sayfalar olmalıdır. Bu meyanda ülkemizin yetkin ve genç edebiyatçılarının kültür-sanat sayfasında yazmaları teşvik edilebilir. Yeni Devir gazetesinin ruhu yeniden canlandırılarak bir zamanların o kültürel iklimi pekâlâ bugüne taşınabilir. Millî Gazete çeşitli adlarla kitap yayıncılığı yapacaksa öncesinde nasıl bir kitap yayıncılığı yapacağını, hangi eserleri basacağını, dağıtım, tanıtım, reklâm ve pazarlamanın nasıl olacağını belirlemiş olmalıdır. Nitelik olarak hâlihazırda var olan gazete menşeli kitap neşriyatının gerisinde kalmayı elbette hiç kimse istemez.


Bir şeyi sadece yapmak zevahiri kurtarmaktır, bir şeyi güzel yapmak ise mensubu olmakla iftihar edilen medeniyetin bir insanın elinde tecessüm etmesi demektir. Millî Gazete’ye aylık bir kitap eki fevkalade yakışır. Okuyucunun sürprizlerle karşılaşmayı sevdiğini bilmiyor olamayız. Dijital yayıncılığın hız kazandığı günümüzde gazetenin elektronik ortamda daha bir görünür olması için neler gerektiği üzerinde kafa yorulmalıdır.


Keşke bütün yazarlar bir yazılarını “daha iyiye ve daha ileriye” sloganıyla Millî Gazete’ye ayırsalar.
Öyle ya, Millî Gazete size yer ayırıyorsa, siz de ona yer ayırın!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

G.nihan - Merhaba;

Gazete okuma ihtiyacını hissetmediğim şu son yıllarda Millî Gazete mi? Yolum düşmez demiştim.Tâ ki Hüseyin Akın beyefendinin muhteşem yazılarını görene dek bu fikirdeydim.( ilk okuduğum yazısı İslam'da erkek'ti ve tespitleri harikaydı sadece sorunlara degil çözümlere de yer vermişti.Kendi tweter hesabında paylaşmıştı oradan link alıp okumuştum)

Şimdi diğer isimleri yine okumazken Hüseyin Akın 'ın yeni köşe yazısını karşı konulamaz bir merakla bekler oldum. Uslûbunun eşsiz güzelligi, fikrî derinliği ve kelimelere hâkimiyeti mülemmel seviyede. yok başka böyle bir yazar detittirecek seviyede..

Milli Gazetenin benim için anlamı; Hüseyin AKIN'ı paltosunda bulundurmasıdır.

Toplanma alanınızda ben de varım tek bir dala tutunsam da burdayım..

Yazarımızın bugun ki köşeyazısından defterime not aldığım yeri paylaşıyorum;

"Bir şeyi sadece yapmak zevahiri kurtarmaktır, bir şeyi güzel yapmak ise mensubu olmakla iftihar edilen medeniyetin bir insanın elinde tecessüm etmesi demektir.."

( Sayın ŞÂİR; Yüreğinize ve kaleminize sağlık)

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Haziran 16:15


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?