Babam Şeyh Selim Sevgili

Bu vesileyle, başta, Oğuzhan abiye ve onun şahsında bütün Milli Görüş camiamıza, köye kadar gelip taziyemizde bulunan Siirt Valisi ve bölge kaymakamlarına ve gelen herkese, telefonla arayan bakanlara ve diğer parti mensuplarına ve milletvekillerine ve herkese, sosyal medyada bizi teselli eden bütün kardeşlerimize teşekkür ediyoruz. Sevgili ailesi asına. Allah sizlerden razı olsun efendim. Allah’a emanet olunuz aziz dostlar…


1936 Siirt Kurtalan Kayabağlar doğumlu bir alim ve Nakşibendi şeyhidir. Bölgede tanınmış büyük alim Allame Molla Halil’in ahfadındandır. Üstad Bediü’z Zaman Said Nursi ondan bahsederken tarihçe-i hayatta “ Sözü hüccet olan bir zat” diye takdir ifadelerini kullanır. Üstad Said Nursi, Siirt’te onun medresesinden torunu Molla Fethullah’ın yanında üç ay okumuş ve ondan icazet almıştır. Ayrıca Siirt’in yaşayan çok önemli alimleri Seyda Molla Burhan ( Tillo ) ve Molla Bedrettin Hoca efendiler, yine Allame Molla Halil’in torunu, amcamız Molla Abdülhakim’in öğrencileridir. Allah (C.C.) onlardan razı olsun, bizi de onların yolundan ayırmasın.


Bölgede “Mala Seyda”, Seyda ailesi diye bilinir Sevgili Ailesi. Yörede sayılan ve bilinen, hürmet edilen önemli şahsiyetler olan Şeyh Mahmut ve Şeyh Abdülkahhar’ın torunudur Şeyh Selim Sevgili. Ağırlıklı olarak Siirt- Batman bölgesinde yaşayan Sevgili ailesi, tasavvuf ve medrese geleneğini birlikte sürdürmektedirler. Tasavvuf ve tarikat, ilim ve şeriat birlikte esas alınmış bu ailede. Tasavvuf derken Nakşibendi tarikatının Halidi kolunu kast ediyoruz.

İşte Yakın zamanda aramızdan ayrılan, Rabbine ve O’nun Habibine kavuşan ve Cennetül Baki Mezarlığı’na defnedilen muhterem babam, hocam ve Şeyhim Şeyh Selim Sevgili de, işte böyle bir aile ortamında yetişmiş, önce babası Şeyh Selahattin’den özellikle sarf ilmini öğrenmiş, akabinde nahiv, beyan, meani, bedi’, mantık, fıkıh, usûlü’l-fıkıh, tefsir, hadis ve Farsça derslerini alıp, henüz çok genç yaşlarda iken medreseden mezun olmuş ve amcası Şeyh Cüneyt tarafından ilmi icazetini almıştır. Babamın ilmi ve tasavvufi hayatında, Halil Gönenç gibi üstadlarından da hocası olan amcası Şeyh M Cüneyt’in (K.S.) önemi çok büyüktür. Dilinden hiç düşürmediği, alim ve zahid bir şahsiyetti.
Babam, medrese hayatına paralel olarak “seyru süluk” dediğimiz tasavvufi yola da erken yaşlarda girmiş ve hiç bırakmamıştır.

Önce amcası ve hocası olan Şeyh Cüneyt’ten aynı zamanda tasavvuf dersi de almış, ona intisab etmiş, çocuk yaşlardan itibaren ezkar, evrad, nafile ibadetler, adab, muhabbet, nefis terbiyesi ve tezkiyesi… gibi irfani, deruni, tasavvufi konularla tanışmış, bu kulvarda da yola devam etmiştir. Nakşibendi Tarikati’ndeki suluk, seyrü sefer, amcası ve iki alanda da hocası olan Şeyh Cüneyt Efendi’nin genç yaşta vefatı (1963) üzerine, Bitlis’in Mutki ilçesine bağlı Ohin (Koyunlu) köyünde yaşayan büyük alim Şeyh Muhammed Halid Hazretleri’nin yanında sürdürmüş ve tasavvufi icazetini de ondan almıştır.


Babam, medreseden mezun (1950 li yılların başı) olduktan itibaren Medine-i Münevvere’de 11 Haziran 2020 Perşembe günü vefat edinceye kadar, ilim ve irfandan, talebe yetiştirmekten neredeyse hiç kopmamıştır. Son 19 senesi Medine-i Münevvere’de geçti. Haremde her gün bulundu, malum olan mekanında dersler verdi, okudu, okuttu. Medine’de yanında bir yıl kadar okumuş olan Medineli bir öğrencisinin babamla ilgili bir yazısını bu vesileyle paylaşmak isterim:


Bu merhum Şeyh ile ilgili bir yazımdır:
Bu korona, bazılarının ahbaplarını aldı.
İki gün önce şeyhim Muhammed Selim el-Ömerî, korona hastalığından vefat etti.
Zevcesi ve oğlunun hastanede tedavileri devam etmektedir.
Türk-Kürt bir şeyh idi. Bir yıl boyunca kendisi ile beraber oldum. Şafii fıkhına dair Ebu Şuca’ metnini kendisinden okudum. Vallahi kendisinden acayip durumlar gördüm.
Hayatımda onun gibi zikreden ve zühd hayatı yaşayan birini görmedim.
Kendisi için bir mal bırakmayan zatlardandı. Yanında kalan malları ise harem temizlik işçilerine sadaka olarak verirdi.


Her hac mevsiminde kendisine Türkiye’den kurbanlar gelir, o ise bunları Medine’nin fakirlerine dağıtırdı. Kendisi ve ailesi için bir şey bırakmazdı.
Bir defasında adet olduğu üzere kendisine zemzem suyu getirdim. Kabul etmedi ve istemiyorum dedi. Bunu tuhaf karşıladığımı anlayınca dediki: Midem boş ve boş mide üzerine su içmek istemiyorum. Bunun üzerine araçta bulunan biraz hurma getirmek için erken davranmaya çalıştım ancak bana engel oldu ve şöyle dedi:


‘Bana yemek getiresin diye sana durumumu söylemedim. Su içmeme konusunda beni mazur göresin diye söyledim’.
Kendisine niçin yemek yemedin diye sordum.
Bana şöyle dedi:
‘Biz böyleyiz, eğer bir şey bulursak yeriz, eğer bulamazsak açlık üzerine devam ederiz.’
Doksan yaşlarına varmış bir Şeyh…
İki kaşı, iki gözü üzerine sarkmış...
Her gün evinden Harem’e oğluyla beraber kırk dakikadan fazla bir mesafe uzaklığı ile yürür.
İkindi vakti hareme girer, gece saat onda oradan çıkardı.
Vaktini zikir, Kur’an ve tedris ile geçirirdi.


Her yatsı namazından sonra on beş dakikadan fazla onu beklerdim. Ta ki virdini tamamlayıp haşyet ve muhabbet gözyaşlarıyla nurlar yüzünü kuşattığı halde bana dönüp şöyle derdi: ‘Buyur oku’.
Onunla şahit olduğum haller bitmez. Onun vefat haberiyle hüzün bulutlarının bize çökmesi ile bütün bu halleri gözümün önünden geçti.


Habib’in (S.A.V.) Medine’sinde vefat edip muradına erdi. Onun komşuluğunu talep etti ve kendisine verildi.
Onun yakınında ölüp defnedilmeyi talep etti ve buna ulaştı.


Defin zamanını öğrenmek için birtakım yollar aradım, ruhunu teslim ettiği hastaneyi aradım, ancak herhangi bir bilgiye muttali olmadım. Ayrılık hüznünden ötürü ve cenazesine katılamama hüznünden ötürü... Allah’tan onu iyilikle ve güzellikle karşılamasını ve kendisine ikram etmesini istiyorum.
Onun için iyilik etmeye, kendisine dua etmeye ve vefatından sonra kendisine ve ailesine ihsan etmeye muvaffak etsin. Allah bütün Müslümanların ve bizim ölmüşlerimize rahmet eylesin.


Babam, Alim, abid ve mücahid bir insandı. Yurt dışı gezilerinin birinde, Mısır’da olduğu bir sırada, İhvanül Müslimin’den, büyük zülüm gören ve eli kolu bağlı, tren vagonlarıyla bir yerlere götürülecek olan zalim Mısır rejiminin bu zulmüne, dayanamamış, ölüm dahil her türlü bedeli göze alarak, rejim askerlerine zulümlerini haykırmış, mazlum kardeşlere ise sabırdan bahsetmiş, teselli etmiş, dünya hayatının fani ve geçiciliğini hatırlatmış ve Hz. Yusuf’tan bahsederek moral vermiştir. Gerektiği zaman mücahit, gerektiğinde alim ve abitti.


Siirt’te, Medine-i Münevvere’ye gitmeden önce Allame Molla Halil Medresesi’ni açmıştı. Ondan evvel de Çayırlı Köyü Medresesi’nde uzun yıllar dersler vermiştir. Ayrıca, ilmi çalışmalarının yanında köy köy dolaşıp irşat ve tebliğ de yapardı. İyi bir mürşitti. Asker, general, vali, bakan, başbakan kimi bulursa tebliğini yapardı. Çocuklarını iyi yetiştiren bir babaydı. Çocukluğumuzda bizi imsaktan önce camiye götürür, güneş doğuncaya kadar ibadet eder ve bizi de orda tutardı. (Tabi biz arkada hep uyuklar, sağa sola düşerdik uykusuzluktan). Kur’an derslerimizi rahmetli annem verdi, anca devamında bizi hep babam okuttu ağırlıklı olarak. Tavizsizdi, ğayurdu, münkere karşı tahammülsüzdü. Sert gibi görünmesine rağmen çok şefkatli ve merhametliydi. Vefalıydı, bir bardak suyunu içtiği bütün insanları tek tek ismini sayar, hayr-u hasenatına ortak ederdi.

Çok cesurdu, cesareti dillere destan olmuştur bölgede. Yılın çoğunu oruçlu geçirirdi. Başta Efendimiz S.A.V.) olmak üzere, 1994 yılında vefat eden anneme, kendi anne ve babasına, hocalarına her yıl kurban keserdi. Ruhsatla değil azimlerle amel ederdi. Açlığa, susuzluğa, musibetlere karşı tahammül abidesiydi. İbadet ve zikirden yorulmazdı. Çok Kur’an okurdu. Hafızası harikuladeydi. İki üç telefon numarasını yazmadan anında belleğine kaydederdi. Biz kağıt kalem telaşına düşerdik, gerek yok derdi. Sosyal olaylara duyarlıydı. 15 Temmuz gecesi sabaha kadar Harem’den ayrılmayıp dua etmişti. Benzer günlerde, Salih, abid seyyid insanları toplar, Ravza-ı Mutahhara’da toplu dualar yaptırırdı. İnfak etmek onun günlük görevlerden olmuştu. Güzel özellikleri ve meziyetleri saymakla bitmez.


On bir çocuğu var şu anda hayatta. Her gün ruhuna bir hatim okuyorlar. Talebeleri ve dostları onun için seferber olmuşlar. Rabbim bize de böyle bir ölüm nasib etsin. Değerli dostlar, dünya fani, değmiyor alakai kalbe. “Bütün nefisler ölümü tadacaktır” ne mutlu akıllı olanlara, nefsini terbiye edip, ahiretine odaklananlara.


Bu vesileyle, başta, Oğuzhan abiye ve onun şahsında bütün Milli Görüş camiamıza, köye kadar gelip taziyemizde bulunan Siirt Valisi ve bölge kaymakamlarına ve gelen herkese, telefonla arayan bakanlara ve diğer parti mensuplarına ve milletvekillerine ve herkese, sosyal medyada bizi teselli eden bütün kardeşlerimize teşekkür ediyoruz. Sevgili ailesi asına. Allah sizlerden razı olsun efendim. Allah’a emanet olunuz aziz dostlar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdurrahman Sevgili - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Alaatdin Uzun - Selamunaleyküm sevgili kardeşim, muhterem babanızla 2012 senesinde, kendisiyle Medine’de tanışmıştım. Kendisine Selim abi diyerek hitap ediyordum. Onunla telefonla görüşüyorduk. Fakat benim üzerimde bir emaneti var. Onu sizlere teslim etmek isterim. Beni WhatsApp

(tel 00491774213302)üzerinden ararsanız memnun olurum. Allah Selim ağabeyime

gani gani rahmet eylesin kabrini cennet etsin. Sevgili peygamberimiz Sallahu aleyhi vesellem efendimize komşu eylesin.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 14:47


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?