Reklamı Kapat

Ze gençliği ve gelecek

Gençliğin durumu ilerleyen zaman içinde sürekli konum değiştiriyor. Dönemsel oluşlar en çok onların üzerinde etkili. Geçmişte siyasal ideolojiler gençlik üzerinde etkindi. Kamplaşmalar ve kümelenmeler oluyordu. “Devrimci”, “Ülkücü” “Milli- İslamcı” gençlik. Belli cemaatlere bağlı olanlar. “Nurcular”, “Süleymancılar”, “Mücadeleciler” vd. Bunların bir kısmı, zararsız gibi görünen, suya sabuna dokunmayanlar olarak tanımlanırlardı. Olayların veya doğrudan eylemli hareketlerin dışında kalırlardı. Renklerini pek belli etmezlerdi.


Bunların bir kısmı birbirlerine karşı oluşturulmuşlardı. Komünizme karşı kurulan dernekler, vatan kurtarma sevdasında olanlar. Gerçi hemen hepsi ve daha çok bir kısmı kendilerini asıl vatan sahipleri olarak görürlerdi.


Bunlar çekim alanları olurlardı. Şarkılı, türkülü, marşlı bir yaklaşımları vardı. Gelecek tutkularını da bunlarla seslendirirlerdi. Devlet destekli oluşanlar daha baskındı. Çünkü onlar vatan kurtaran rolünde devletin yapacaklarını yapmakla kendilerini yükümlü görürlerdi. Bu durum hâlâ kimi çevrelerde görülüyor.
Darbeler dönemlerin sonu oluyor genelde. Her darbe, bir kesim hedef alınarak yapılıyor, onların üzerinden bir silindir gibi geçiriyor, pestilini çıkarıyor, posalarını bırakıyor sadece. Bu, devletin değişmeyen kuralı. Aşırılıklar onları bitirirken kendi sonunu da getiriyor.


İdeolojilerin bitişiyle çok şey değişmiş bulunuyor. Siyasal partiler ve çevreleri ısrarla bunu ayakta tutmaya çalışıyorlarsa da yeterli olmuyor.


Gençlerin bıktığı, umutlarını yitirdiği, gelecek kaygılarının arttığı bir dönem yaşanıyor. Diji dünya da bunu fazlasıyla besliyor ve etkiliyor. Bir kesim bir diğer kesim üzerinde aşırı ve baskıcı bir tutum üstlenirken bunu da fazlasıyla yaparken bu yeni gençlerin ve kuşakların gelecek umutları köreliyor. İdeal ve hedefleri kalmıyor. Kamuoyu yoklamalarının sonuçları bunu gösteriyor. Bu topraklarda, bu ülkede yaşamak istemiyorlar. Alınan eğitimin, diplomaların işe yaramadığını, yaramayacağını görüyor. Bir kesimin devletin imkânlarından alabildiğine yararlandığını, basamakları tırmandığını görüyor. Kendilerinin böyle bir şanslarının olmadığını görüyor.


Irk ve parti üstünlüğü kimi kesimleri tamamen umutsuz kılıyor. Yeteneklerinin, çabalarının, emeklerinin bir işe yaramayacağını görüyor.


Hamaset ve vatan şarkıları artık işe yaramıyor. Çünkü vatan bir kesim için var, bir kesimin işine geliyor, daha rahat ediliyor. Bu hemen bütün kesimler için geçerli. Kucaklayıcı anlayış da yeterli değil. Çünkü üretimi ve iş sahaları olmayan bir dönemi yaşıyor. Kapitalist sistem kişiyi kendi başına bırakıyor, ne hâli varsa görsün düşüncesinde. Bu, son dönem “pandemi” sürecinde kimi Batı ülkelerinde görüldü. Sağlık güvencesi olmayanlar sokaklarda kaldı.


İnanç ve düşünceler de yeterli bir sığınma alanı değil ne yazık ki. Adalete olan güvensizlik, mafya örgütlerinin ve para sahiplerinin gücünün etkili olduğu gerçeği göz ardı olmuyor.
Güçlü olan kesim her söze, hakka sahip. Devletin tutumu da böyle. Bir kesimi hötler, ağır cezalandırırken, diğer kesim kendine göre her hakka ve güce sahip. Bir kesimin suçları görmezlikten gelinirken, bir kesimin en küçük bir kusuru anında cezalandırılıyor.


“Diji” ya da “Ze” kuşağı gerçekliği olsun ya da olmasın hayal dünyasında olsa bile artık hiçbir şeye ve duruma bağlı ve bağımlı değil. İnanmayan, başıboş, inançsız, idealsiz bir gençlik var. Onlara dönük yasal oluşlar yeterli olmuyor. Gözleri Batı’da. Orada kendine yer buluyor, öyle düşünüyor.


Kuşaklar arası çatışma, birbirlerini anlamadan yoksunluk, baskı, etkili gençler üzerinde. Onların çıkış yolu gününü ve kendini yaşamak. Adalet, hakkaniyet ve sevgi inancı olmuyor. Biliyor ki bunlar belli kesimler için var. Belli kesimler ne yaparlarsa yapsınlar bu nimetlerden yararlanamayacaklar ve hatta kendilerine bu kapılar kapalı. Ve artık başa dönülerek yeniden düşünmenin zamanı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?